
Kıbrıslılar Birliği ve Kıbrıs Yeşiller Partisi 23 Nisan 1962’de TMT tarafından öldürülen Kıbrıslı Cumhuriyetçi aydınlar Ahmet Muzaffer Gürkan ve Ayhan Hikmet’in mezarı başındaydı. Anmaya Yeşiller Partisi’nin Kurucu Başkanı Yorgos Perdikis ve partinin yöneticilerinden Kyriakos Tsimillis ile Kıbrıslılar Birliği mensupları katıldı.
Kıbrıs Yeşiller Partisi on yıllardır, Gürkan ve Hikmet’in çıkardığı “Cumhuriyet” gazetesine destek veren ve onlarla birlikte Kıbrıs Türk Halk Partisi’ni kuran Baflı toplum lideri Dr. İhsan Ali için anma toplantıları düzenleyerek onların siyasi mirasını sahipleniyor.
16 Ağustos 1960’da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilanından sonra Cumhuriyet’i ve anayasal yurttaşlık temelinde Kıbrıslıların birliğini savunmak için önce “Cumhuriyet” gazetesini, ardından da Kıbrıs Türk Halk Partisi’ni kurdu Ahmet Muzaffer Gürkan ve Ayhan Hikmet.
Cumhuriyet’in ilanından önce de Denktaş ve Doktor liderliğini eleştiren, bu sebepten her türlü baskıya ve şiddete maruz kalan Gürkan ve Hikmet, Cumhuriyet’in ilanından sonra Cumhuriyet’i yıkmak için fırsat kollayan Türk Liderliği’nin hedefi olur. TMT’nin etnik çatışma çıkarmak için Bayraktar ve Ömerge Camileri’ni bombalamasından sonra Cumhuriyet gazetesinde, “Bomba hadiselerinin sorumlusu alçak, adi ve satılmış herifin yüzündeki maskeyi indireceğiz” diye yazdıktan sonra TMT’nin tetikçileri tarafından öldürülürler.

Ahmet Muzaffer Gürkan ve Ayhan Hikmet’in anmasında Kıbrıslılar Birliği’nin yaptığı açıklama şu şekilde:
Onlar tesadüfen ortaya çıkmadılar. Ayakları yere basan, insanlığın ortak birikiminden beslenen çağının çok ötesinde aydınlardı. Kelimenin tam anlamıyla Cumhuriyetçi’ydiler. Gazetelerine tesadüfen “Cumhuriyet” ismini vermediler…
Sömürge döneminden sonra Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıslılara çağı yakalamak ve çağın ötesine geçmek için nasıl bir zemin ve sıçrama tahtası olduğunun bilinciyle Kıbrıs Cumhuriyeti’ni savundular.
23 Nisan anmaları yalnızca Ahmet Muzaffer Gürkan ve Ayhan Hikmet’i anmak değildir, onların öldürülmesinden sonra TMT tarafından eziyet edilen saygıdeğer eşleri İsmet ve Sabiha hanımlara da birer saygı duruşudur.
Onlar Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilanından önce İngiliz sömürgeciliğine, Denktaş-Doktor liderliğinin baskı rejimine ve enosis şovenizmine karşı mücadele eden, Cumhuriyet’in ilanından sonra ise Kıbrıslıların elde ettiği kazanımı muhafaza etmek ve ileriye taşımak için mücadele yolunda birleşen Cumhuriyetçi bir kuşaktı.
23 Nisan anmaları yalnızca Ahmet Muzaffer Gürkan ve Ayhan Hikmet’i anmak değildir. Gürkan ve Hikmet ile omuz omuza hem ayrılıkçı Türk liderliğine, hem emperyalist dış karışmacılığa, hem de enosis şovenizmine karşı Kıbrıslıların birliği için mücadele eden Cumhuriyetçi kuşağı anlamaktır.
İşte bu doğrultuda Gürkan ve Hikmet, Baflı toplum lideri Dr. İhsan Ali ve Derviş Ali Kavazoğlu ile güçbirliği içinde çıkardıkları “Cumhuriyet” gazetesi ve örgütledikleri Kıbrıs Türk Halk Partisi’yle mücadele başlattılar.
Cumhuriyet gazetesiyle ve parti örgütlenmesiyle “Kıbrıs Kıbrıslılarındır” ve “muhalefetsiz demokrasi olmaz” şiarlarını yükselttiler. Muhalefet istemeyen Denktaş-Doktor liderliğinin ve Kıbrıslılığı hazmedemeyen faşistlerin hedefi oldular.
Bugün herkesin dilinde olan ve birkaç sene öncesine kadar hatırlanmak dahi istenmeyen “Kıbrıs Kıbrıslılarındır” şiarı onların mirasıdır. Onlardan önce de bu şiar 1940’lı yıllarda İngiliz sömürgeciliğine karşı yükselmişti, nasıl ki 2020’lerde “Kıbrıs Kıbrıslılarındır” şiarını Türk işgaline karşı yükseltiyorsak!
Onlar Cumhuriyetçiydiler. Tüm Kıbrıslılar için “etnik köken”e bakılmaksızın anayasal yurttaşlığı savundular. Sorgulayan ve hesap soran yurttaşlığın bilincini aşılamaya çalıştılar…
Öncelikle Kıbrıs Cumhuriyeti’ni savunmak için, sonra da demokratik bir Cumhuriyet’in yurttaşlığını ve yurttaşlarının insan haklarını savunmak için gazetelerine “Cumhuriyet” adını verdiler. Her yurttaşın bilinçli ve sürekli olarak “uyanık olduğu” bir kamusal yaşam biçimi olan Cumhuriyet’i savundular. İşte bu sebeple “Vatandaş uyanık ol” dediler ve “Muhalefetsiz demokrasi olmaz” şiarıyla baskı rejimine karşı bir mücadele başlattılar…
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk şehitleridirler ama son savunucuları değildirler, onların mirası bugün bizim omuzlarımızdadır.
Onların anayasal yurttaşlık temelindeki Kıbrıslılık mücadelesi bugünkü üniter Kıbrıs Cumhuriyeti mücadelesindeki pusulamızdır. Anılarına saygıyla…
