You are not welcome, Ms. María Ángela Holguín!

Aziz Şah – Bundan 51 sene önce Türk istilasının 11’inci gününde 31 Temmuz 1974’te Cenevre’de müzakere sürerken BM Genel Sekreteri Waldheim isyan etti:

-“Adadaki durum tamamen açık: Türk istilası gerçekleşmiş, işgalci güçler Kıbrıs’ta kalmıştır. Türkiye ateşkes talebini defalarca ihlal etmiştir”…

Waldheim’ın “Türk istilası” sözüne Washington ve Londra temsilcileri karşı çıkar.

Aradan 51 sene geçti…

BM, 51 senedir Kıbrıs’taki işgalin oldubittilerinin, yani Türkiye’nin işlediği savaş suçlarının meşrulaştırılması için uğraşıyor.

51 sene önce, “Adadaki durum tamamen açık: Türk istilası gerçekleşmiş, işgalci güçler Kıbrıs’ta kalmıştır” diye haykırarak Türkiye’nin arkasını kollayan Anglosakson emperyalizmi ile karşı karşıya gelen bir BM Genel Sekreteri vardı.

51 sene sonra ise, 2017’de Crans Montana’da TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu tarafından ‘kandırıldığını’ söyleyen bir BM Genel Sekreteri var.

-“Bazı şeyleri yanlış anladığım net!” diyerek Türkiye tarafından ‘kandırıldığını’ itiraf etmişti BM Genel Sekreteri Antonio Guterres…

2017’de Türkiye tarafından kandırılan Guterres 2024’ün başında Türkiye’nin istediği gibi, “Kıbrıs’ta müzakere edecek ortak bir zemin olmadığı”nı tescil ettirmek için kişisel temsilci olarak Kolombiya eski Dışişleri Bakanı Holguin’i göndermişti.

Holguin şimdi bumerang gibi geri geldi…

-Kafamıza inecek, siper alın!

***

Adamızdan giderken Kıbrıslılara açık bir mektup yazarak gitti Holguin hanımefendi…

O mektupta söyledikleri ve ayrıca Holguin ile “off the record” ve kayıtlı görüşmeler yapan kişilerden aldığım bilgiler Holguin’in görevinin işgali bir sonraki aşamaya taşımak yönünde olduğudur.

İşin aslı, Holguin Kıbrıs’taki tezgâhı anladı. Ama tezgâhı bozmaya değil, betonlaştırmaya geldi…

Yarım asırlık işgal tarihinde “BM parametreleri” ve “federasyon” kavramlarını kullanmayan tek BM görevlisidir Holguin!

Kıbrıslılara hitaben yazdığı mektubunda da “federal çözüm”ün adı yoktur!

Aksine,

-“Geçmişte beklentileri karşılamayan ve daha büyük anlaşmazlıklara ve hayal kırıklıklarına yol açan çözümlerden uzaklaşmak önemlidir. Şimdi, farklı düşünmemiz gerekiyor” diyor.

-Hayal kırıklıklarına neden olan sözde çözümler hangileridir?

-Gali Fikirler Dizisi, Annan Planı ve Crans Montana!

Hepsi de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yıkılmasını ve etnik homojen bölgelere dayalı ırkçı apartheid “federal modeli” temel alır.

Bu satırların yazarı olarak “BM parametreleri” ve “federal çözüm” ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yıkılmasına karşıyım.

Üniter Kıbrıs Cumhuriyeti’ni savunurum. Devlet çadır değildir ki yapboz gibi kurulup kurulup bozulsun. Mazlum halkların yıkılan devletlerine bakın bakalım, hangisinin baştan kurulmasına izin verdi emperyalizm!

“BM parametreleri” ve Türk tezi olan “federal çözüm” Kıbrıslıların zamanını çalarak işgalin oldubittilerini meşrulaştırıp kolonizasyonu bir üst aşama taşımak için kullanılan sloganlardı.

TC Başbakanı İsmet İnönü 8 Eylül 1964’te TBMM’de açıkladı bu gerçeği:

-“Muahede (anlaşma) hükmü dahilinde bulunmak için resmi ağızdan taksim sözü ile değil, federasyon şekli ile münakaşaya başladık”…

İsmet Paşa’nın dediği gibi “federasyon” Türkiye’nin “taksim” yerine kullandığı bir “sahte bayrak”tır, yani klasik savaş hilesidir.

Savaşlarda gemiler gerçek kimliğini gizlemek için sahte bayrak çekerdi. Türkiye de “federal çözüm” bayrağı çekti…

1964’ten 2018’e “iki bölgeli federasyon” diyen Türkiye, 2018’den beridir “iki devletli çözüm” diyor.

İşte Holguin, “BM parametreleri” ve “federal çözüm”ü mektubuna yazmayarak ve ağzına almayarak Ankara’nın “yeni” politikasının uygulayıcısı oldu.

Holguin’in görevi budur: İşgali yeni aşamaya taşımak.

İşgalci Türk Devleti, 2018’den beridir “BM parametrelerini tanımam ve federasyon görüşmem” diyor. Erdoğan bunu BM kürsüsünde New York’ta defalarca söyledi…

-BM Genel Sekreteri’nin Erdoğan’a karşı “BM parametreleri”ni savunduğunu duydunuz mu?

17-18 Mart 2025 Cenevre görüşmesinde “BM parametreleri” çöpe atıldı.

-BM parametrelerinin yerine “Belediye parametreleri”ni koydular!

Müzakerelerde eskiden Türkiye ne kadar asker çekecek ve toprak iade edilecek konuşulurdu.

Mart’ta Cenevre’de ne koydular masaya?

-Mezarlıkların restorasyonu, tampon bölgede güneş enerjisi parkı, yeni geçiş kapıları…

Bunlar belediyelerin bakacağı işlerdir. “Kıbrıs sorunu” değildir.

Peki, “tampon bölgeye güneş enerjisi parkı” ne demektir?

Tampon bölge sonsuza dek kalıcı olacak ve özel bir statüsü olacak demektir.

Guterres’in son iki senede raporlarında “Kanlıdere ıslah edilsin” ve “Varoşa’da statüko korunsun” yazar.

-Çappaları kapın da Guterres emmi ile ohto yapacayık Kanlıdere’ye!

BM, işgalci Türkiye’nin politikasını uygulayarak “BM parametreleri”ni rafa kaldırdı.

Filistin’de soykırımı izleyen BM, Kıbrıs’ta işgali meşrulaştırıyor. Olan budur…

Holguin’in görevi de budur.

51 senedir BM görüşmelerinin tek bir işlevi vardır:

-İşgalin oldubittilerini meşrulaştırmak!

İşte bu yüzden, “Kıbrıs bölünmemiştir, işgal altındadır. Birleştirilemez, ancak özgürleştirilebilir” diyoruz.

About the author