
Aziz Şah – Kıbrıslı Rum toplumunda 3 kişiden 1’i işgal bölgesinden kovuldu ya da kovulanların soyundandır.
Dile kolay: 3 kişiden 1’i!
Özgür bölgeye geçtiğinizde yolda yürürken sayın…
Üç kişiden bir kişide durun. Yüzüne bakın…
Kendi kendinize şöyle deyin:
-Kuzeyden kovulan bir Kıbrıslı Rum.
Sonra yürümeye devam edin:
Sayın… Bir kişi, iki kişi ve üçüncüde durun… Kendinize şöyle deyin:
-Kuzeyden kovulan bir Kıbrıslı Rum daha. Bir toprak gaspı davası daha.
Sonra yürümeye devam edin. Üçe kadar sayın ve kendinize şöyle deyin:
-Malı gasp eden, üzerine inşaat yapan, emlak reklamı ile pazarlayan ve satan en az 3 tutuklu…
Sonra yürümeye devam edin. İki kişi sayın, üçüncüde durun…
Sayın, sayın ki Kıbrıslı Rumlar toprak gaspçılarına karşı gerçekten hukuk mücadelesi başlatsaydı Kıbrıs Cumhuriyeti Ceza Mahkemesi’nde ne kadar dava olacağını hayal edebilesiniz…
Meydanlarda, parklarda, alışveriş merkezlerinde gezerken sayın. Trafikte arabaları sayın…
Üç kişiden biri potansiyel davacıdır: Kıbrıs’ın işgal bölgesinde gasp edilen toprağının davacısı!
***
Ledra Street’te sayın mesela!
Dondurmacının önünde durun. Masalardaki insanları sayın. Toplam sayıyı 3’e bölün…
Tavernanın önünde durun. Masalardaki insanları sayın. Toplam sayıyı 3’e bölün…
Ara sokağa girin Ermeni restoranında durun. Bir lahmacun, bir de hellimli pide alın. Hellim yediğinizi hissedesiniz, nanenin kokusu burnunuzdan çıksın…
Masalardaki insanları sayıp 3’e bölün…
Geri dönün Faneromeni’ye doğru. Köşede muhteşem rembetiko şarkılar çalan restorandan başlayın saymaya, meydana kadar sayın insanları!
Say say bitmez.
Şimdi Faneromeni’deki insan sayısını 3’e bölün.
Dondurmacıda, Ermeni restoranında ve tavernadaki sayı ile toplayın. Kaç etti?
-90? 100? 150? 200?
Sadece Ledra Street’te ve birkaç arasokakta yürürken en az 150 davacı ile karşılaştınız. Hayırlı olsun…
Zorla yerinden edilmiş kişiler eğer dava açmak için sıraya girseydi binlerce dava olurdu mahkemelerde…
Şu anda Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemesinde 2-3 tane aktif dava var ama işgal bölgesinde paçalardan korku akıyor!
2-3 dava bu kadar mı korkuttu sizi?
Özgür bölgede Kıbrıslı Rumların arasında yürüken 3 kişiden 1’ini sayın. Sonra aşağıda anlatacağım tarihi tanıklığı okuyun…
***
Türk ordusunun bütün Kıbrıslı Rumları kovma kararını ABD Büyükelçisi Crawford’a anlatırken 19 Nisan 1976’da Denktaş şöyle diyor:
-“Günümüzün Rum ve Türk kuşakları yerinden edilmenin acısını çekecekler fakat gelecek kuşaklar bu yapılana minnettar olacaklar”…
Yani, yerinizden edilerek gerçekleştirilen etnik temizlikten minnettar olmalısınız!
-Minnettar mısınız?
-Kuzeyden kovuldukları için minnettar mıdır Kıbrıslı Rumlar?
-Güneyde kalan hayatı ve toprağı için Denktaş’a minnettar mı Kıbrıslı Türkler?
-Kuzeyde gasp edilen mallardan dolayı açılacak davalar için Denktaş’a minnettar mısınız?
Denktaş “minnettar olmalısınız” diyor!
Crawford “Girne’den sonra sıra Karpaz’a mı gelecek?” diye soruyor Denktaş’a.
Denktaş, “evet, Girne’den sonra sıra Karpaz’a gelecek” diyor…
Denktaş’ın sıra Karpaz’a gelecek dediği, Kıbrıs’ın incelip kopamayan burnunda herkesi kovduktan sonra 300 tane Kıbrıslı Rum kaldı.
1976 Nisan’ında Bellapais’teki son Paskalya’ya katılan Crawford “Bir Kıbrıslı Rum köyünün son günleri” başlıklı raporunda şöyle der:
-“20 aylık korkutma politikası amacına ulaşmıştır. Bizzat Denktaş’ın da kabul ettiği gibi, Bellapais’te yaşananlar Kıbrıslı Rumları kovma amacını taşıyan genel askeri politikayı yansıtıyor”…
Tam 50 sene geçti üzerinden. Aynı korkutma politikası devam ediyor. Karpaz’da ovada çobana saldırıyorlar, Türk çıkıyor!
Türk Türkü, “Rum zannettiğimiz için dövdük” diyor. Rumu dövünce ceza almayacağını düşünüyor çünkü…
Kimse tepki vermiyor buna. Siyasiler, medya, sivil toplum süt dökmüş kedi!
Peki, bir Kıbrıslı Rum toprağını gasp edenlere karşı Kıbrıs Cumhuriyeti’nde dava açısaydı ne olurdu?
Misal, 1976 Nisan’ındaki son Paskalya’dan sonra Bellapais’ten kovulan Eleftheria evini gasp eden, toprağını yağmalayan ve satanlara dava açsaydı ne tepki verirdi susanlar?
-“Rumlar bize savaş açtı”…
-“Hristodulidis delirdi”…
-“Ekonomimizi çökertmek istiyorlar”…
-“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Bellapais’te yargı yetkisi yoktur”…
-“İnsan haklarına aykırıdır bu tutuklama emri”…
***
Karpaz’da yaşanan “Rum zannettiğimiz için dövdük” pratiği, “mülkiyet meselesi” dediğiniz toprak gaspının özüdür.
İnsanları zorla yerinden ettiniz “Rum” olduğu için…
Şu anda mahkemelerde binlerce dava olması gerekirdi. Ama yok! Birkaç tane dava var sadece…
Ledra Street’te yürürken sayın…
Üç kişiden biri potansiyel davacıdır!
