İşgal rejimine bir karaçarşaf lazım!

Aziz Şah – Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu ne demişti Ferdi Sabit Soyer’e?

-“Türklüğünü ispat et”…

Bu tarihsel olayı nereden öğrendik?

-Wikileaks belgelerinden!

Crans Montana’da sözde “Kıbrıslı Türk müzakereci” Özdil Nami ile sözde “toplum lideri” Mustafa Akıncı vardı müzakere masasında…

Crans Montana görüşmelerinin gizli tutanakları yayınlandığında gördük ki Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Kıbrıs Cumhurbaşkanı Anastasiadis müzakere etti. Akıncı ise 3-4 defa duygularını dile getirdi…

Biz hep gerçeği gizli belgelerden öğrendik!

-BM’nin gizli Crans Montana tutanaklarından…

-Wikileaks belgelerinden…

Çünkü işgal rejiminin solcuları sahtekârdır. Halka doğruyu söylemezler. Gizlerler. Varlık nedenleri işgalin üzerini örtmektir…

***

Anastasiadis ile ilk görüşmesinde,

-“Müzakerelerden sorumlu TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’dur” demişti Ersin Tatar.

Crans Montana’da masada Akıncı otururken müzakereyi Çavuşoğlu yürüttü.

Tatar’ın ne söylemesini beklerdiniz?

BM Genel Sekreteri Guterres’in kişisel temsilcisi Holguin’in “3’lü görüşme” teklifini reddettiğinde sahtekâr solcular Tatar’ın üzerine çullandı.

Cevap olarak şöyle demişti Tatar:

-“Türkiye’ye bir şey diyemezler… Türkiye’ye yüklenmiyorlar, Tatar kaçtı diyorlar. Tatar yalnız değildir. Ben bu siyasetin her aşamasını Türkiye ile değerlendiriyorum”…

-Ben Türkiye’nin talimatlarını uygularım. Cesaretiniz varsa Türkiye’ye itiraz edeceksiniz, dedi.

Defalarca,

-“Türkiye’nin adamı olmaktan gurur duyarım” dedi.

Siz ne yaptınız?

-Kuklacıyı değil, kuklayı tokatladınız!

New York’a davet edildiğinde,

-“Guterres davet etti, gidip gitmeyeceğimi Tayyip Erdoğan ve Hakan Fidan’a soracağım” dedi Tatar.

51 senelik işgal tarihinde bu kadar açık konuşan başka kukla gördünüz mü?

Kıbrıs Cumhuriyeti Devlet Başkanı Hristodulidis BM Özel Temsilcisi Colin Stewart’ın huzurunda Tatar’a 8 maddelik bir paket sundu 2025 Ocak’ında.

Tatar cevaben,

-“Karar alıp açıklama yapacak noktada değilim” dedi…

Yetkim yok, dedi. Daha ne desin re Nikos?

Eminim ki defalarca tekrar eden “yetkim yok” sahnesinden BM yetkililerinin de canı sıkılmıştır.

Çünkü “Kıbrıs müzakereleri”nin gösterisi devam etmeli!

Tatar ise çıkıp “yetkim yok, görüşemem” deyip yıkıyor perdeyi eyliyor viran…

Hristodulidis ile yaptığı son görüşmede ise,

-“Yeni barikatların açılmasında yetki Türk ordusundadır” demiş Tatar.

-“Müzakerelerden sorumlu TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’dur” sözünü defalarca kullandım yazılarımda. Hiç yalanlanmadı.

-Çünkü doğrudur!

“Yeni barikatların açılmasında yetki Türk ordusundadır” sözü de doğrudur.

-Çünkü işgal rejiminin anayasasının Geçici 10. Madde’si bunu emreder.

***

Tatar beş senedir tutarlı bir şekilde gerçeği söylüyor:

-Burada bir işgal vardır ve yetki Türkiye’dedir!

BM’nin önünde söyledi, medyanın önünde söyledi. Bilinçli ya da bilinçsiz söyledi!

Önemli olan Tatar’ın işgal gerçeğini itiraf etmesi değil; önemli olan bu gerçek ile ne yaptığınızdır!

Tatar’ın söylediklerini Kıbrıs Cumhuriyeti liderliği duymazdan geldi. En çok Hristodulidis rahatsız oldu bu gerçekten…

-“Hiçbir şey görüşmeye yetkim yok, yetki Türk Dışişleri’nde ve askerde” diyen Tatar ile müzekare etmek için diz çöküp yalvardı Hristodulidis.

Tatar işgal gerçeğini her ortaya döktüğünde sahtekâr solcular bir gürültü kopardılar. Aşağıladılar onu. Dalga geçtiler. Bağırıp çağırdılar işgalin üzerini örtmek için…

Tatar’dan geriye -bilinçli ya da bilinçsiz- Kıbrıs’ta işgal gerçeğini haykırdığı bu sözler kalacak:

-Yetki Türk Dışişleri’nde ve Türk askerinde!

Peki, sizden geriye ne kalacak?

***

13 Şubat 2011’de Mehmet Ali Talat şöyle demişti:

-“UBP için Türkiye’den gelen bir talimatı uygulamak normal bir şeydir. Aynı şey CTP’ye yaptırılsa, CTP bunu hiçbir zaman ‘Türkiye dayattı’ demez, diyemez çünkü kimyasına uygun değildir. O yüzden yapmak zorunda kalırsa gizler, sahiplenir. Dolayısıyla UBP istikrar tedbiri alırsa kabahatini Türkiye’ye atar. Türkiye’ye fatura etmeye UBP’nin kimyasının uygundur”…

Daha açık anlatılamazdı…

Mehmet Ali Talat’ın dediği gibi, sahtekâr solcuların görevi Türkiye’nin işgaline örtü olmaktır.

Ne Wikileaks belgelerine ne BM’nin gizli tutanaklarına ihtiyacımız oldu Tatar’ın döneminde.

Çoğunluk Tatar’ı “Com’on Ers” ile, pastırma doğrarken ve timsahın kuyruğunu tutarken hatırlayacak…

Ama Tatar, 51 senelik işgal tarihinde işgal gerçeğini tek itiraf eden kukla olarak geçti tarihe:

-Yetki Türk Dışişleri’nde ve askerdedir, dedi suratınıza.

Tatar işgal rejimini çırılçıplak bıraktı. Şimdi bir karaçarşaf lazım rejime…

About the author