
Aziz Şah – Kıbrıs’ta işgalin 51’inci yılına BM’nin taksim ajandası ile giriyoruz…
İşgalin 51’inci yıldönümünde New York’ta “genişletilmiş Kıbrıs toplantısı” var.
Kıbrıs Cumhurbaşkanı Hristodulidis ise New York’a Pyroi kapısını görüşmek için gideceğini açıkladı.
Kıbrıs’ı özgürleştirmek değil Kıbrıs Cumhuriyeti liderliğinin gündemi.
Gündem: İşgal bölgesi ile özgür bölge arasında kapı açmak…
***
BM Genel Sekreteri Guterres’in kişisel temsilci olarak atadığı Holguin’in bir misyonu var. Onu yerine getiriyor:
-Türkiye kendi yarattığı BM parametrelerine uymuyorsa, BM parametrelerini Türkiye’nn dayattığı yeni gerçekliğe uydurmak.
-Türkiye “Kıbrıs sorunu”nu inkâr ettiği ve görüşmeyi reddettiği için müzakere masasına yeni konular konması gerekir: Bunlara BELEDİYE PARAMETRELERİ diyorum.
***
BM Genel Sekreteri Guterres bu dönüşümün sinyalini önceden verdi. Kıbrıs hakkındaki son raporlarında kalıp şekilde tekrar etti:
-“Tampon bölgede AB fonuyla elektrik üretin, Kanlıdere’yi ıslah edin, Varoşa’da statükoyu koruyun”…
BM parametrelerinin nasıl dönüşeceğini buradan da görürsünüz:
-“Varoşa yasal sahipleri ve sakinleri dışında yerleşime açılamaz” kararı Guterres’in dilinde “statükoyu koruyun”a dönüştü.
Kelime oyunlarıyla Kıbrıslıların kendi kaderini tayin hakkının doğasını değiştirdiklerini zannediyorlar.
***
BM parametreleri Türkiye’nin Kıbrıs işgalini meşrulaştırmak için yaratıldı. Silah zoruyla yaratılan etnik homojen bölgeler müzakere masasında “iki bölgeli iki toplumlu federasyon” oldu!
1974’te Cenevre’de 14 Ağustos’daki İkinci istila Harekâtı’ndan önce Türkiye masaya bugünkü Lefke’den Mağusa’ya uzanan haritayı koydu.
-Savaşmadan bu toprakları bana verin, dedi.
Hiçbir ara formülü kabul etmedi. Masaya koyduğu harita etnik temizlik-nüfus transferi gerektiriyordu. Kıbrıslı Rum köylerini temzilemeyi kafaya koydu.
-İnsanları öylesine köylerinden atamazsınız, dediler…
14 Ağustos Harekâtı Cenevre’de masaya konan etnik temizlik haritasını gerçekleştirmek için yapıldı.
Bu istilanın sonucunda gerçekleşen oldubittiye yarım asırdır “BM parametreleri” denir.
***
Türkiye Temmuz 1974’te Cenevre’de dayattığı “parametreleri” 2021’de Cenevre’de çöpe attı.
1974’ten sonra “iki bölgeli iki toplumlu” dediler.
2021’den beridir “iki devletli” diyorlar.
Bunun için de “BM parametreleri”nden “belediye parametreleri”ne geçiş yapıldı.
Mart 2025’te Cenevre’de “Mezarlıkların restorasyonu”, “Tampon bölgede güneş enerjisi parkı” ve “Dört geçiş kapısı” gibi kararlar alındı.
Bunlar belediye işleridir…
Türkiye “Kıbrıs sorunu”nu inkâr ettiği ve görüşmeyi reddettiği için belediye işleri Cenevre-New York hattında konuşuluyor.
Mart ayında yeni kapı açılması için karar alındı Cenevre’de.
Türkiye izin vermedi kapı açılmasına; bu defa Temmuz’da New York’a gidiyorlar!
***
51 sene sonra işgal altındaki Kıbrıs’ta Hristodulidis’in tek gündemi zorla yerinden edilen Kıbrıslı Rumların köylerine kapı açmak: Pyroi kapısı bunlardan bir tanesidir…
-İşgal ordusu geri dönsün, demiyor Hristodulidis.
-Zorla yerinden edilen Kıbrıslı Rumlar köylerine geri dönsün, de demiyor…
17 Ağustos 1974’te ateşkes sırasında Türk ordusunun elegeçirdiği Pyroi’ye kapı açılması için New York’a gidiyor Hristodulidis.
***
Guterres’in kişisel temsilcisi Holguin yarım asırlık işgal tarihinde “BM parametreleri” ve “federasyon” kavramlarını kullanmayan tek BM görevlisidir.
Geçen sene Kıbrıs’tan ayrılırken yazdığı açık mektupta şöyle demişti:
-“Geçmişte beklentileri karşılamayan ve daha büyük anlaşmazlıklara ve hayal kırıklıklarına yol açan çözümlerden uzaklaşmak önemlidir. Şimdi, farklı düşünmemiz gerekiyor”…
Çok açık bir şekilde, Tayyip Erdoğan ve Hakan Fidan gibi “federasyon öldü” dedi Holguin. Alıştıra alıştıra söylüyor bunu…
Yeni kapıları, tampon bölgeye enerji paneli ve mezarlıkların restorasyonunu görüşürken alıştıra alıştıra söylüyor bunu.
***
“Federasyon” sloganı Türk işgalinin oldubittilerini Kıbrıslılara kabul ettirmek içindi. İkinci aşamaya geçti Türk işgali…
Alıştıra alıştıra iki devletli çözümü dile getirmeye başladı BM!
11 Mayıs 2024’te şöyle yazdım:
“Holguin görevini yaptı: Masaya oturulsa Türkiye’nin yeni dayatmaları konacaktı ortaya, oturmayınca ‘Kıbrıslılar anlaşamaz’ algısı kondu ortaya!
Annan Planı ve Crans Montana’nın devamı olarak kalıcı bölünmeye giden bir hamleydi Holguin!”
***
Geçen sene Holguin’in misyonu üzerine yazdıklarımı dün Politis gazetesine verdiği mülakatta kendisi de doğruladı:
-“İki bölgeli iki toplumlu federasyon artık iki taraf için ortak bir referans noktası olmaktan çıktı” dedi.
Sonra da dönüp,
-“İki bölgeli iki toplumlu federasyon BM Güvenlik Konseyi tarafından benimsenen çerçeve olmayı sürdürüyor” dedi.
Ama BM kararları da Allah’ın emri değildir…
Birleşmiş Milletler kurulduğundan beridir dünya üzerindeki ulusal sorunlarda, sömürge meselelerinde ve işgallerde kayda değer hiçbir çözüm üretmedi. Bağımsızlık mücadelesi veren halkları neo-kolonilere dönüştürmek için dayatmalarda bulundu…
Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’ta da yaptığı budur:
BM kendi üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yıkarak yeni bir sömürge statüsü yaratmak için 51 senedir müzakere masaları kurar.
***
BM kendi “parametreleri”ni çöpe attı; Türkiye tarafından çöpe atılmasını kabullendi.
Kıbrıslıların egemenliği ve bağımsızlığı için üniter Kıbrıs Cumhuriyeti’ni savunmaktan başka bir seçeneği yoktur.
