Trikomo’da rehin alınan 5 Kıbrıslı Rum: TOPRAKLARINI SATARKEN “CASUS” OLDULAR!

Aziz Şah – 11 Temmuz’da Tayyip Erdoğan’ın yardımcısı Cevdet Yılmaz şöyle dedi:

-“Güney Kıbrıs’taki tutuklamalar hakkında gereken yapılacaktır”…

8 gün sonra Türk Yahudisi Simon Aykut’un gasp ettiği topraklar üzerinde yerleşimci kolonisi kurduğu Trikomo bölgesinde 5 Kıbrıslı Rum tutuklandı…

-Simon Aykut’un intikamını Türk Devleti aldı!

***

Trikomolu 5 Kıbrıslı Rumun tutuklandığını duyduktan sonra bölgeden sordum ve öğrendim.

Sonrasında avukatlarına ulaşarak bilgiyi teyit ettim…

Tetikçi “Kıbrıs Türk basını” gazetecilik yapsaydı eğer “casuslar yakalandı” diye başlık atmadan önce avukatlara ulaşırdı…

Ama Kıbrıs’ın işgal bölgesinde gazetecilik yoktur; inşaat şirketlerinin, mafya gruplarının ve Ankara’nın tetikçileri vardır.

Girin gazetelerin web sitelerine reklamlara bakın; hangi inşaat şirketinin sözcüsü olduklarını görürsünüz zaten!

***

Beş Kıbrıslı Rumun Trikomo bölgesinde tutuklanmasından sonra aldığım ilk bilgi şuydu:

-1974’te zorla yerinden edilen bu Kıbrıslı Rumlar, kendi topraklarını ziyaret ettiler… “Burası bizimdir” dediler… Gaspçı tarafından polis çağrıldı. Ve Kıbrıslı Rumlar kendi topraklarında “mülke tecavüz”den tutuklandılar.

Sonrasında bana bu bilgiyi veren kaynaktan “Murat” isimli avukatları olduğunu öğrendim.

Dedim ki bu “Murat” olsa olsa, Murat Metin Hakkı’dır. Onu aradım…

-“Evet” dedi “avukatları benim Taşınmaz Mal Komisyonu’nda”…

Kıbrıslı Rumların trajedisi de burada başlıyor.

Türkiye’nin silah zoruyla gasp ettiği mallarını satmak için Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurdular. Sonra da tazminat için başvurdukları malı ziyarete gittiklerinde “mülke tecavüz”den tutuklandılar…

***

Murat bey tatilde olduğu için detaylı bilgi veremedi, beni davaya bakan “care of”/temsilci avukata yönlendirdi.

Avukata şunu sordum:

-Taşınmaz Mal Komisyonu’na satmak için başvurdukları mal ile ziyaret ettikleri mal aynı mı?

-Evet, dedi avukat.

Sonrasında da bu insanlar ne ile suçlanıyor, dedim:

-Mülke tecavüz, dedi.

-Kaçak giriş, dedi. Aynı arabanın içinde 5 kişi geldiler. Bir tanesi kimliğini ibraz etmediği için, hepsi aynı suçla itham ediliyor.

-Genel rahatsızlık.

Peki, tetikçi “Kıbrıs Türk basını” gene ve yeniden, bir kez daha “casusluk” suçlamasını neresinden uydurdu?

***

Bu dava, 2022 Eylül’ünde gene “casus yakalandı” diye çarşaf çarşaf yayın yapılan Andreas Soudjis davasını hatırlattı.

Trikomo’da tutuklanan Rumların arabasından da haritalar çıkmış. Çıkabilir. Bizim evin dolapları da harita doludur. Güneydeki topraklarımızın haritaları.

-Haritaları alıp bir gün malıma gidersam beni da casusluktan tutuklaycak Hristodulidis?

2022’de Andreas Soudjis, Google’da bulabileceğiniz 5 adet fotoğrafı çektiği için bir aydan fazla hapis yattı ve Kıbrıs’ın kuzeyine geçişi yasaklandı.

Andreas Soudjis silah zoruyla Lisi’den kovulan bir çocuktu…

Trikomo’da tutuklanan Andreas Kyprianu, Annie Kyprianu, Niki Gregoriou, Antonis Louca ve Gregory Gregoriou’nun fotoğraflarına bakıyorum. Muhtemelen 1974’te gençtiler. Yaşları var…

Velhasıl her Kıbrıslının evinde terk ettiği toprağın haritası vardır. Hırsız yerleşimciler bilmez bunu…

Andreas’ın davasında 21.000 belge incelenmişti. Mahkemeye sunulan “emareler” içerisinde bir de harita vardı…

Andreas Soudjis’in davasında avukat “casusluk delili” diye sunulan haritanın ne olduğunu söylediğinde dilimi ısırdım bağırmamak için:

-Harita işgalden sonra zorla yerinden edilen Rumların Balıkhitre’den Larnaka’ya hangi güzergâhtan yürüdüklerini gösteriyordu.

***

Beş Kıbrıslı Rum 19 Temmuz günü Trikomo’da kendi topraklarını ziyaret ettikleri için işgal rejimi tarafından 20 Temmuz’da çıkarıldıkları mahkemede “mülke tecavüz”den tutuklandı.

Tam ibretlik bir hikâye…

Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki “mülkiyet rejimi”nin (toprak hırsızlığının) manzarası…

Nedir Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki “mülkiyet rejimi”?

-1974’te Türkiye Kıbrıs’ın %37’sini işgal etti. 200.000 kişiyi zorla yerinden etti. Onların yerine Türkiye’den nüfus transfer etti. Toprakları bu yerleşimci nüfusla kolonileştirdi!

-BM ise Türkiye’nin gasp ettiği toprakları meşrulaştırmak için müzakere süreci yürüttür yarım asırdır!

-AİHM ise Türkiye’nin gasp ettiği toprakları “para ile satın alması” için Taşınmaz Mal Komisyonu adında bir mekanizma kurdu.

İsrail bile işgal ettiği toprakların parasını Filistinlilere ödeyip satın almayı akıl edemedi. İsrail’in akıl edemediğini AİHM Türkiye için Kıbrıs’ta etti!

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’ye dedi ki:

-“İşgal ettiğin toprakların parasını ödeyerek Türkleştir”!

Bir ülkenin işgal edilip topraklarının kalıcı yerleşim birimleri inşa edilerek kolonileştirilmesi, gasp edilmesi ve yerleşimci nüfus iskân edilmesi savaş suçudur.

AİHM Türkiye’ye dedi ki: İşlediğin savaş suçlarını parasını vererek yasallaştır!

-Savaş suçları yasallaştırılamaz, ancak yargılanır, Bay ve Bayan AİHM!

***

İşte, Trikomolu beş Kıbrıslı Rum bugün bu yüzden hapiste…

AİHM’in “Türkiye’nin savaş suçlarının yasallaştırılması” için kurduğu Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurarak bu adaletsizliği kabullendiler.

Topraklarını satmak için başvurdular, şimdi “casusluk”la suçlanıyorlar…

Tam ibretlik bir hikâye!

About the author