
Aziz Şah – Yakın Kıbrıs tarihinin en büyük yangınına tanıklık ediyoruz.
Baf ve Limasol yanarken Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki yetkisizler “yardım teklifimizi reddettiler” şarksı söylüyor soldan sağa sağdan sola. Çünkü işgal altında sol sağdır, sağ da sağdır.
UBP’si, CTP’si, TDP’si, Mustafa Akıncı’sı ve belediye başkanları “yardım” teklif etmişler…
-Tabuları yıkın, diyor Mustafa Akıncı.
Esas siz yıkın tabularınızı…
-İşgal gerçeği ile yüzleşin!
Kıbrıs’ın işgal bölgesinden özgür bölgesine hangi itfaiyeyi göndereceksiniz?
-Unuttunuz mu polis ve itfaiye teşkilatlarının Türkiye’ye bağlı olduğunu?
Çeyrek asır önce ben çocukken Mustafa Akıncı itfaiyenin Türkiye’ye bağlı olmasından şikayet ediyordu.
2000 yılında Mustafa Akıncı “polis sivile bağlansın” dediği için Tuğgeneral Ali Nihat Özeyranlı Kıbrıslıların karşısına dikilip şöyle dedi:
-“Her ihanetin bedeli vardır ve bu bedel ödenecektir… Oklar hedefe ulaştıkça ve hedefin kalbine girdikçe, canı yananların bağırtısını duyuyorum ve bir kez daha ne kadar haklı olduğumu görüyorum”…
General’e bakın siz…
Sivilleşme talebine Çin işkencesi fantezisi ile karşılık veriyor.
Kıbrıslılar “itfaiye ve polis teşkilatını biz yönetmek istiyoruz, TC Genelkurmayı’na bağlı olmasın” dediği için “canı yananların bağırtısı”nı duyuyor General!
Çeyrek asır sonra bugün durum çok daha vahimken UBP’liler, Mustafa Akıncı, CTP’liler, TDP’liler ve belediye başkanları tek cephe olmuş: Rumlar yardımımızı reddetti…
Bir durun!
Sordunuz mu TC Genelkurmayı’na:
-İtfaiye teşkilatını Baf ve Limasol’a gönderebilir miyiz?
Mustafa Akıncı’nın dediği gibi, “yıkın tabularınızı” da bir sorun bakalım Ankara ne diyecek size!
Yangınlarla boğuşan Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yalelli okumak kolaydır…
Yetkisizsiniz ama yetkiniz varmış gibi konuşuyorsunuz…
Sizin “yardım teklifiniz” bile sözdedir Baylar, çünkü yetkili değilsiniz…
Ankara’ya sorun:
-İtfaiye teşkilatını kim yönetiyor, yetkili kimdir?
***
Yakın tarihimizin en büyük yangınının ortasında Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis de durdu işgal bölgesinden giden sözde yardım teklifine cevap veriyor.
Letymbiotis diyor ki: Yardım teklifini reddetmedik. Kara kuvvetleri zaten mevcuttur. İhtiyacımız hava desteğidir, yani uçaktır!
Fileleftheros gazetesindeki yangın tanıklıklarını okuyorum, Letymbiotis’i doğruluyor…
Leymosunlular uçak istiyor…
Var mı uçağınız?
-“Öğleden sonra 4:50’den itibaren uçağın gelip su atmasını istedim. Köyümüze yangın ulaşmadan önce. Kimse gelmedi. Bir uçak bile gelmedi” dedi Agios Therapon’un muhtarı Therapon Chrysostomou…
-“Ateşin dağdan geldiğini gördük. Kahveye girdim ve gitmelerini söyledim. Onlara yalvardım. En son ben gittim. Ateşin köyü yukarıdan yakıp aşağıya doğru indiğini ve Agios Amvrosios’a doğru ilerlediğini gördüm” dedi bir köylü…
***
Yangın dendiğinde aklıma Kalohoryo Kapouti (Kalkanlı) yangını gelir…
1000 yıllık Anıt Zeytinlerimiz yandı. Osmanlı Kıbrıs’a gelmeden önce vardı o zeytinler, Türkiye geldikten sonra yandı…
Özellikle Kalkanlı ve Alevkayası’ndaki yangınların birinci sebebi askeri tatbikat ve atıştır. Küresel iklim krizi falan değil, yangının sebebi işgaldir!
1000 yıllık zeytinlerimiz yanarken kapısına giden itfaiye aracına “TC Devlet Su İşleri”nin bekçisi su vermedi!
-Bir bekçinin yetkisi sizden fazladır, Baylar!
Çünkü sözde “TC-KKTC su protokolü” ile suyumuzun egemenliğini Ankara’ya devrettiniz…
İtfaiye ve polis TC Genelkurmayı’na bağlıdır…
Suyun egemenliği TC Devlet Su İşleri’ndedir…
-Yangında bile su alamazsınız, TC Devlet Su işleri vermezse!
Yağmur suyumuzu bile “KKTC anayasasının üzerindeki” su protokolü ile Ankara gasp etti.
-Yağmurda bile su yok!
Ne dedi Mustafa Akıncı Kıbrıs Cumhuriyeti’ne?
-Tabuları yıkın!
Eee, yıkın bir zahmet…
***
Eskisi gibi değil insanlar da…
Görüyorum.
-“Yardım teklif ettik ama Rum liderliği reddetti” söylemine hayvan terli yemi yemiyor. Usandı herkes ucuz demagojiden…
Neye benzer memleket yanarken bu demagog halleriniz, bilir misiniz?
-Memleket yanarken saç taramaya!
Gene de siz Mustafa Akıncı’yı dinleyin.
Yıkın tabunuzu, sorun Ankara’ya:
-İtfaiyenin hortumunu tutabilir miyiz?
