Yargılanacağınız ceza yasasını zahmet edip öğrenin!

Aziz Şah – Üç konuyu netleştirelim artık…

Birincisi: Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemeleri, 1974’te Türkiye’nin işgal ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarında yargı yetkisine sahiptir.

İkincisi: “KKTC hukukunda yasaldır” söyleminin uluslararası hukukta hiçbir karşılığı yoktur.

Üçüncüsü: Toprak gaspı davaları Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 2006 tarihli 303A Ceza Yasası kapsamında görüşülmektedir.

Lafı dolandırmadan düz gerçeği söylüyorum…

“Marjinal” bir şey söylemiyorum!

Marjinal olan sizsiniz, kendi uydurduğunuz yalanlarla dünyadan ve gerçeklikten koptunuz…

***

Yukarıda sıraladığım üç maddeyi tekrar okuyun.

O üç madde “KKTC” Yüksek Mahkeme Başkanlığı yapmış olan Sayın Taner Erginel’in “Uluslararası Hukuk ve Kıbrıs Türkleri” kitabında anlatılır. Erginel’in ve başka hukukçuların yazdıklarını okuyarak argümanlarımı geliştirdim…

Sayın Erginel yaklaşık 15 sene önce ABAD’ın Orams Kararı’nı değerlendirerek olacakları öngördü. Öngördükleri de çıktı…

Geçen gün kitabı yeniden elime aldım. Erginel’in çıkacak öngörüleri var daha…

Mesela “eşdeğer mal” satanlar öteki gaspçılardan daha çok tehlikededir. Ve bunu söylerken de 15 sene önce yazdığı kitapta Kıbrıs Cumuriyeti’nin 303A Ceza Yasası’na atıfta bulunuyor.

***

16 sene geçti Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Orams Kararı’nın üzerinden ama Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki “avukatlar”ın bundan haberi yok.

19 sene geçti Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 303A Ceza Yasası’nı çıkarmasının üzerinden.

Yaklaşık iki senedir bu yasa hakkında onlarca yazı yazdım. Birkaç yazımda olduğu gibi yasanın maddelerini yayınladım. Ama Kıbrıs’ın işgal bölgesindekilerin bu yasadan da haberleri yok…

16 sene geçti ABAD Kararı’nın üzerinden…

19 sene geçti 303A Ceza Yasası’nın üzerinden…

Açıp ABAD Kararı’nı ve 303A Ceza Yasası’nı okumamışlar. Kapsamından tam olarak haberleri yok…

***

Avrupa Birliği Adalet Divanı 28 Nisan 2009 tarihli kararında Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemelerinin Kıbrıs Cumhuriyeti yasaları doğrultusunda Kıbrıs’ın işgal bölgesinde yargı yetkisi olduğuna hükmetti. AB’nin birincil hukuku olan 10’uncu Protokolü yorumlayarak uyulması zorunlu bir karar aldı ABAD.

AB ülkelerinin ulusal mahkemelerinin ABAD kararını tartışma ve değiştirme yetkisi yoktur.

ABAD kararına göre, Kıbrıs Cumhuriyeti işgal altındaki topraklar üzerine karar alır. Avrupa Birliği ülkeleri de Kıbrıs mahkemelerinin aldığı bu kararı sadece icra edebilir.

Böyle bir ABAD kararı varken, Akan Kürşat tutuklandıktan sonra “Kıbrıs Türk Barolar Birliği” adına Hasan Esendağlı şöyle bir açıklama yaptı 16 Şubat 2024’te:

-“Rum Kesiminin, yaptığı yasalarla; gerek yerel, gerekse Avrupa Birliği mevzuatı bakımından yargısal yetkisinin veya egemenliğinin bulunmadığı Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleşen fiilleri suç haline getirmesi ve Kıbrıslı Türkleri bu suçları işler duruma düşürmesi, ne hukuki ne de insani açıdan kabul edilebilir değildir. Bu bakış açısı, her iki taraf açısından oldukça tehlikeli müteakip adımlara gebedir”…

ABAD Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tüm Kıbrıs’ta yargı yetkisi ve aldığı kararları tüm Avrupa Birliği’nde uygulatma yetkisi vardır diyor. Kıbrıs Türk Barolar Birliği ise yoktur diyor…

Çünkü müteahhitler ve avukatlar “KKTC hukukunda yasaldır” diyerek insan hakları ihlallerini, insanlığa karşı işlenmiş suçları ve savaş suçlarını “Kıbrıslı Türklerin hakları” diye savunuyorlar.

İşte bu da en çok Kıbrıslı Türklere zarar veriyor!

Çünkü toprak gaspçıları yalnızca Kıbrıslı Rumların insan haklarını değil, tüm Kıbrıslıların insan haklarını ve kendi kaderini tayin hakkını gasp etmektedir.

Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki toprak gaspı ve kolonizasyon sadece Türkiye’nin çıkarınadır. Kıbrıslıların varlığına ve varoluşuna karşıdır…

***

Bir amme hizmetinde daha bulunayım…

19 senedir okumadığınız 303A Ceza Yasası’nın sözkonusu maddesini Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı web sitesinden aktarıyorum:

Kıbrıs Cumhuriyeti Ceza Yasası’nın, 130(I)/2006 sayılı Yasa ile değiştirilen 303A maddesi, başkasına ait taşınmaz mallarla ilgili dolandırıcılık içeren işlemleri konu alır. Birinci fıkra, dolandırıcılık amacıyla kasten bu tür işlemlere giren herhangi bir kişinin bir ağır suç işlemiş olduğunu ve yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabileceğini belirtir. Bu suçu işlemeye teşebbüs de bir ağır suçtur ve beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir.

Bu hüküm, bir kişinin: (a) taşınmazı başkasına satması, kiralaması, devretmesi ya da kullanımına izin vermesi, (b) taşınmazın satışı, kiralanması, ipotek edilmesi veya başka biri tarafından kullanımıyla ilgili ilan veya tanıtım yapması, (c) taşınmazın satışı, kiralanması, ipotek edilmesi veya başka biri tarafından kullanımına dair bir sözleşme yapması veya (d) belirtilen taşınmazın satışı, kiralanması, ipotek edilmesi ya da kullanımını kabul etmesi durumlarında uygulanır.

***

Simon Aykut bu yasadan yargılanır. Emlakçısı Denis Rohodin de bu yasadan yargılanır… Yerleşimcibaşı Simon Aykut’a gasp edilmiş toprak satanlar da aynı suçu işlemiştir…

Yargılanacağınız ceza yasasını zahmet edip öğrenin!

About the author