Omorfo’da trafoyu kim patlattı?

Aziz Şah – Omorfo’da Nikitas (Güneşköy) bölgesinde -muhtemelen 1974 öncesinden kalma- trafo patladı. Yarım asırdır Türkiye’nin işgali altında tuttuğu Kıbrıs’ın kuzeyi karanlığa büründü…

Birçoklarımız için bu bir rezillik olsa da, yerli halkın içine düştüğü rezil durum işgalci için sadece yeni oldubittiler dayatması için bir fırsattır.

-Teknik ekipten aldığım bilgilere göre Güneşköy Trafo Merkezinde meydana gelen arıza oldukça nadir görülen bir durumdur ve benzer bir olay 23 yıl önce yaşandı, diye konuştu Tatar.

23 sene önceki sabotajdı…

Kıran kırana bir grev vardı. Sendika liderliği mi, öncü işçiler mi, yoksa birkaç “deli” mi bilemem, sabote etmişti trafoyu. Geçmişte dinlediğim hikâye bu…

Yakın tarihimiz meyhane masalarında rakıdaki buz gibi eridiği için tam olarak kimin anlattığı doğrudur bilemem. Belgelerle aktarılmayan ancak anektod olarak kalır. Ama Tatar bilmeden de olsa 23 sene önceki sabotajı hatırlattı…

***

Peki, şimdi kim sabote etti trafoyu?

Sabotaj sömürgeciliğin kendisidir.

Türk işgal rejimi 51 senedir çivi çakmadan yönetir kolonileştirdiği Kıbrıs topraklarını.

İngiliz döneminden ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kalma altyapı üzerine yüklenen yerleşimci nüfus yükünü kaldırdığı müddet kullandılar.

ANCAK eski altyapı Kıbrıs’ın işgal bölgesinin Türkiye ile entegrasyonuna engel teşkil ettiğinde tasfiye ettiler…

Bugün Teknecik Santrali diye bildiğimiz enerji santrali 1987-1991 arası görev yapan Sömürge Valimiz Ertuğrul Kumcuoğlu tarafından şekillendirildi. Dönemin TC devlet politikası kamusal bir santralin kurulmasını uygun gördü. Bu santrali kurarken amaçları Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’ın işgal bölgesinde yaşayan Kıbrıslılarla bağını kesmekti.

İşgal Valisi Ertuğrul Kumcuoğlu anılarında anlatıyor:

-“1987 yılı itibarıyla Kıbrıs’ta 1974 öncesi var olan elektrik dağıtım şebekesi aynen devam ediyordu. KKTC’nin elektrik ihtiyacı esas itibarıyla, biri 30 diğeri 15 MW gücünde iki gaz türbini vasıtasıyla sağlanıyordu. Ama zaten ömrünü tamamlamak üzere olan bu iki santralin üretimi yıllar içinde ihtiyacı karşılamadığından kalan kısım mevcut birleşik şebeke üzerinden Rum tarafından alınıyordu. Bunun için de karşı taraf herhangi bir bedel talep etmiyordu. Belli ki bazı önemli konularda Kuzey’i kendilerine bağımlı tutmakta yarar görüyorlardı”…

Yani Türkiye işgal ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti toprakları ile Kıbrıs Cumhuriyeti Devleti’nin bağını kesmek için kurdu Teknecik’i…

-O günden beridir de elektrik başlı başına bir meseledir!

1974’ten sonra TC Büyükelçiliği Yardım Heyeti eli ile Kıbrıs’a nüfus taşınması sürecini yürüten TC Maliye Bakanı ve Kıbrıs Koordinasyon Kurulu Başkanı Ziya Müezzinoğlu, 14 Ekim 1974 tarihinde Abdi İpekçi’ye verdiği röportajda, teknik idari personel ve kalifiye işgücü için, yürüttükleri yardım programının amacının kısa zaman zarfında Kıbrıslı Türkleri eğiterek bu görevleri onlara devretmek olduğunu söyler. (Milliyet-14.10.1974)

Hiçbir zaman “Kıbrıslı Türkler”e devredilmez idare…

Ardı ardına protokoller imzalanır. “Teknik idari personel ve kalifiye işgücü” yerini AKSA tekeline bırakır…

1976’daki “Elektrikte Teknik Yardımlaşma ve İşbirliği Anlaşması”ndan 2010-12 Mali Protokolü ile Kıbrıs’ın işgal bölgesine KAMU ELİ İLE ENERJİ YATIRIMI YAPILMASININ YASAKLANMASIna geldik…

Bir yapıyı yıkmak için temelinde dinamit patlatmanıza gerek yoktur. Hiçbir yatırım yapmadığınızda nüfus yükü ve zaman karşısında çökecektir…

Türkiye’nin Kıbrıs’taki sömürgeci stratejisinin en önemli silahı ZAMANdır.

-Toprak gaspı ve mülkiyet meselesi 1974 kuşağı öldüğünde çözülecek…

-Kıbrıs’ın işgal bölgesinin Türkiye’ye entegrasyonu eski yapı zaman karşısında çöktüğünde tamamlanacak…

-“Bırakın zamanla yıkılsın, yıkılınca yaptığımızda kimse karşı çıkamaz”…

Kıbrıs’ın işgal bölgesinde “yıkılanı yapmak” entegrasyondur, yani ilhak.

***

Elektrik altyapısının “zaman” ile sabote edilmesinin planı da 15 sene önce yapıldı…

2010-2012 Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokolü KIB-TEK’e kamu yatırımı yapılmasını YASAKLADI:

-“Kamu eliyle yeni elektrik üretim santrali yapılmayacak, ortaya çıkan ihtiyaç Kamu Özel İşbirliği modeliyle karşılanacaktır. Elektrik şebekesi Türkiye enterkonnekte sistemine bağlanacaktır”…

15 sene önce “TC Büyükelçisi” Halil İbrahim Akça döneminde hazırlanan “2010-12 kamunun etkinliğinin ve özel sektörün rekabet gücünün artırılması” raporunda KIB-TEK için şöyle deniyor:

-“Yakın dönemde üretim, iletim ve dağıtım faaliyetlerinin ayrıştırılması ve özelleştirilmesi planlanmaktadır”…

***

Yaklaşık 15 senedir her “mali protokol”de elektrik için iki şey söylenir:

-Kamu eliyle yatırım yapılamaz.

-Üretim-iletim-dağıtım ayrıştırılarak özelleştirilmelidir.

Omorfo’da trafo patladı. Kıbrıs’ın işgal bölgesi karanlığa büründü. Rezillik mi?

Kiminin rezilliği kiminin krallığıdır.

Şaşırtıcı bir şey olmadı: 15 senedir “mali protokoller”de yazan oldu!

15 senedir Kıbrıs’ın işgal bölgesinde hiçbir kamusal enerji yatırımı yapılmadı, nüfus 4-5 kat arttı ve altyapı zamana terk edildi. Patlamayacak mıydı?

Yerleşimci sömürgeciliği bir sabotajdır. Yerlinin yaşam alanını yok eder…

About the author