
Aziz Şah – 19 Temmuz’da esir alınan beş Kıbrıslı Rumun dün Askeri Mahkeme’de duruşması vardı.
Öncesinde de sürpriz bir şekilde Trikomo’da mahkemeye çıkarılmışlar sabah…
Bugüne kadar yazdım ki, beş Kıbrıslı Rumu suçlamalarla iki gruba ayırdılar.
Beşine birden (içlerinden birinin sözde kimlik göstermeden geçtiği iddiasıyla) “askeri bölgeyi ihlal” davası getirildi Askeri Mahkeme’de, iki tanesine de (Trikomo’daki arazilerin sahibi olan) Annie Kyprianu ve eşi Andreas Kyprianu’ya “mülke tecavüz”, “genel rahatsızlık” ve “kişisel verilere erişim” davası getirildi.
Dün 5’inin birden Trikomo’da sabah çıkarıldıkları mahkemede suçlamalar birleştirildi.
5’ine birden “askeri bölgeyi ihlal” suçlamasının yanısıra, “mülke tecavüz” ve “genel rahatsızlık” suçlaması getirildi…
Hukukçular farklı yorumlar yapsa da, biz sömürgecinin gözünden bakalım meseleye…
İlk gün getirmedikleri suçlamayı sonradan -tam da Askeri Mahkeme’nin sabahında- neden getirmiş olabilirler?
-Esirlerin rehineliğini ne kadar uzatırsak o kadar iyi!
Ne kadar çok suçlama, o kadar çok duruşma…
***
Suçlamaların son durumu özetle şu:
Dün sabah Simon Aykut’un krallığının olduğu Trikomo’da çıkarıldıkları mahkemede 5 Kıbrıslı Ruma birden “mülke tecavüz” ve “genel rahatsızlık” suçlaması getirildi.
Askeri Mahkeme’de beşi birden (içlerinden biri kimlik göstermedi bahanesiyle) “askeri bölgeyi ihlal”den yargılanıyor.
Trikomo’daki toprakların sahibi olan Annie hanım ile eşi Andreas Kyprianu’ya da “kişisel verilere erişim” suçlaması getirildi.
***
Gelelin dün 13.00 gibi başlayıp 17.00 civarında biten “askeri bölgeyi ihlal” davasına…
Geçen hafta mahkeme bir seçenek sundu: Ya suç işlediğinizi kabul edin, ya da suçunuzu reddederseniz dava uzar gider!
“Teorik olarak” suç işlediklerini kabul etselerdi mahkeme hızlıca sonuçlanacaktı.
Suç işlediklerini reddedince duruşmaya geçildi. Mahkemenin geçen hafta söylediği üzere en erken Eylül sonuna kadar sürecek bu duruşmalar…
Velhasıl işgal rejimi dün bir sürpriz yaparak, “askeri bölgeyi ihlal”den yargılanan 5 Kıbrıslı Ruma Trikomo’daki mahkemede “mülke tecavüz” ve “genel rahatsızlık”tan da dava getirdi…
Yani çıkıp Askeri Mahkeme’de yargının “iyi niyet beyanı” olarak “suçunuzu kabul edersenz davayı hızla sonlandırırız” teklifini kabul etselerdi de haklarında “mülke tecavüz” ve “genel rahatsızlık” suçlamaları olduğu için evlerine dönemeyeceklerdi!
***
Dünkü “askeri bölgeyi ihlal” duruşması, işgal rejiminin 51 senelik tarihindeki bütün siyasi davalar gibi trajikomikti…
Ancak dünkü mahkeme manzarası bir ırkçı apartheid sahnesidir…
Irkçı apartheid demek en başta hukukun etnik kökene göre farklı uygulanması demektir.
Yasalarda yazması da gerekmez bu ırkçılığın ama yazar da! Irkçılığın uygulamada olması yeterlidir…
Irkçı apartheid etnik bölgelere, hukuka, seçme-seçilmeye dayalı bir yapıdır.
1974’teki Türk işgalinden sonra Kıbrıs’ın kuzeyinde etnik kökene göre pembe-mavi-beyaz kimlik uygulamasıyla başlar.
10 Eylül 1974’te Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi’nin aldığı kararla Kıbrıslı Türklere “pembe”, Rumlar ile Maronitlere “açık mavi”, üçüncü ülke vatandaşlarına da “beyaz” kimlik verilir. 1983’ten sonra Kıbrıslı Türklerin pembe kimliği “kırmızı”ya dönüştürülür.
Türk asıllı sayılmayan Türkçe konuşan Kıbrıslıların orduda general ve merkez bankasında müdür olamamasıyla devam eder…
Kıbrıslılar TÜRK ASILLI sayılmadıkları için General olamazlar. GKK kuruluş yasasına göre, “Güvenlik Kuvvetleri Komutanı ve kilit personeli Türk asıllı yurttaşlardan seçilerek atanır”…
En “magazinsel” olan ise Derinya halk plajındaki sahnedir: TC ve KKTC vatandaşı olmayanlar plaja giremez!
Böyle bir uygulama Güney Afrika’da vardı: “SİYAHLAR PLAJA GİREMEZ”di…
***
Dün beş Kıbrıslı Rumun yargılandığı mahkeme de bir ırkçı apartheid manzarasıydı.
Manzarayı açıklayayım size…
Andreas Kyprianu, Annie Kyprianu, Niki Gregoriou, Antonis Louca ve Gregory Gregoriou’nun yargılandığı duruşmanın başlamasından önce Askeri Mahkeme’de bir düzine askeri bölgeyi ihlal davası görüldü.
Birçok Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve Kıbrıslı Türk farklı gerekçelerle askeri bölgeyi ihlalden mahkemeye çıkarıldı…
Davaların ortalama görülme süresi 2 buçuk dakika ve aldıkları ceza toplam 1 ay!
Beş Kıbrıslı Rum bir aydır hapiste, ilk duruşma dün yapıldı ve en erken Eylül sonuna kadar devam edecek duruşmalar…
-Tellerden atlayanlar mı istersiniz, koşarak güneye geçmeye çalışanlar mı, kimlik göstermeyi unutanlar mı?
Geçenlerde bir haber vardı, görmüşsünüzdür basında: İki TC vatandaşı Ledra Palace kapısından koşarak güneye geçmeye çalıştı, diye. Onlar da dün mahkemedeydi…
-1 ay ceza aldılar!
Aynen Derinya halk plajındaki uygulama mahkemede de geçerli: TC ve KKTC vatandaşları “askeri bölgeyi ihlal”den mahkemeye geliyor. Birçoğu tutuksuz geliyor mahkemeye. 1 ay hapis cezası ve kapanış…
Beş Kıbrıslı Rum ise içlerinden bir tanesi “kimlik göstermeden geçti” iddiasıyla 1 aydır tutuklu ve ilk duruşma daha dün yapıldı.
Hukukun etnik kökene göre farklı uygulanmasına ırkçı apartheid denir.
