Tufan’ın Karpaz’da yerleşimcilere verdiği müjde!

Aziz Şah – “Bir derede iki kere yıkanılmaz” demiş Heraklitos.

Dere kurudu. Kurumuş derede cirileniyorsunuz…

Mehmet Ali Talat “Otur derlerse otururum kalk derlerse kalkarım” dedi.

Mustafa Akıncı’da yarım bardak suda anlam aradınız.

-Crans Montana’daki müzakerelerin tutanaklarını okudunuz mu? Okumadınız! Hâlâ okumadınız!

Akıncı’nın adı geçmiyor tutanaklarda. TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu konuşuyor “Kıbrıslı Türkler adına”…

Ciddiye alınır tek bir cümle kurmuyor Akıncı. Sizse hâlâ yarım bardak suda fırtına koparıyorsunuz “son seçilmiş lider Akıncı” safsatasıyla!

Dere çoktan kurudu. Şimdi de Tufan Erhürman’ın çöl kumlarında cirilenmeyi “yıkanmak” zannediyorsunuz!

***

Türkiye’nin dönemsel politikası kimi gerektiriyorsa o kukla ipe asılır…

Gösteri bittiğinde ip kesilir ve düşer!

Şimdilerde Tufan Erhürman kendinden önceki kuklalara saygı duruşunda bulunuyor…

Denktaş, Talat, Eroğlu ve Akıncı dönemlerindeki müzakereleri ve atılan imzaları övüyor.

“Ersin Tatar dönemi”nde ise müzakere olmadığını iddia ederek kötülüyor…

Oysa ki “Tatar dönemi” diye bir dönem yok: Hakan Fidan dönemidir o!

Tufan Erhürman’ın övdüğü Denktaş-Talat-Eroğlu-Akıncı dönemlerinde neydi müzakere edilen?

-1974’te gerçekleşen işgalin oldubittilerinin yasallaştırılması.

***

Türkiyeli yerleşimcilerin ve Türkiyeli yerleşimcilere dağıtılan gasp edilmiş toprakların yasallaştırılması müzakere edildi masada…

Bir durun ve düşünün!

Kıbrıslılarla ilgili değildir görüşülen %’likler!

-Kaç bin Türkiyeli yerleşimci yasallaşacak?

-Türkiyeli yerleşimcilere dağıtılan gasp edilmiş toprakların % kaçı yasallaşacak?

Bu müzakereler Kıbrıslılar için midir, Türkiye’nin Kıbrıs’taki işgalinin sürekliliği için mi?

Yarım asırlık müzakere sürecinin sonunda elimizde kala kala bu kaldı: İki savaş suçunun yasallaşması!

Ne diyor federalistler toprak gaspı konusunda?

-Öncelik malı tutanındır!

Ne diyor federalistler Türkiyeli yerleşimcilere?

-Annan Planı referandumunda oy kullanarak meşrulaştınız!

Bu iki madde tüm Kıbrıslıların insan haklarının gasp edilmesidir. Türkiye’den taşınan yerleşimcilerin Kıbrıslıların üzerine çökmesidir…

Türkçe konuşan Kıbrıslıların Limasol’da, Larnaka’da ve Baf’ta bıraktığı evlerine ve topraklarına karşılık Türkiyeli yerleşimciler gasp edilmiş Rum mallarına çöktüler.

Hem kuzeyde toprağı gasp edilen Kıbrıslı Rumlar kaybetti, hem de güneyde toprağı kalan Kıbrıslı Türkler. Bir tek Türkiyeli yerleşimci kazandı…

Ve yarım asırdır BM müzakerelerinde Türkiye’den taşınan yerleşimcilerin ve onlara verilen gasp edilen arazilerin yasallaştırılması görüşülür…

Kıbrıslılara da bu gasp masası “barış ve çözüm” görüşmeleri diye sunulur.

***

Kıbrıs’ta yaşanan bu durum şaşırtıcı değil…

Her savaştan sonra böyle oldu: Kazananlar kaybedenlere esaret belgesi imzalattı!

1974’te Kıbrıs’ta savaşı Türkiye kazandı, Kıbrıslı Türkler ve Rumlar kaybetti.

Tüm Kıbrıslılar birlikte kaybetti 1974’te.

Ey Kıbrıslı Türkler! Limasol’daki toprağınıza karşılık Girne’yi, Baf’taki toprağınıza karşılık Karpaz’ı, Larnaka’daki toprağınıza karşılık da Mesarya’yı, Omorfo’yu, Trikomo’yu Türkiyeli yerleşimcilere verdiniz…

Kıbrıslı Türkler güneydeki haklarından “feragat” ederek haklarını kuzeye yerleştirilen Türkiyeli yerleşimcilere devretti!

Yarım asırdır BM müzakerelerinde bu “feragatname” görüşülür. Dua edin imza atılmadığına…

Rumlar Girne’den, siz Limasol’dan feragat ettiniz. İşgal edilen toprakları da yerleşimcilere hediye ettiniz…

BM müzakereleri sonuçlanırsa varılacak olan anlaşma tam olarak bunu tescilleyecek!

***

Tufan Erhürman eski müzakere dönemlerini övüyor…

“Ersin Tatar dönemi”nde müzakare olmamış diye eleştiri yapıyor kendince. Halbûki Hakan Fidan döneminde müzakereler zirve yaptı!

Federalistlerin “iki bölgelilik” diye savunduğu işgalin oldubittisi Kıbrıslı Rum işbirlikçi elitler tarafından kabullenildi.

Sadece “iki bölge” arasında kapı açılması ve tampon bölgeye güneş enerjisi parkı kurulması gibi konuların “müzakere masası”na gelmesi Türk Dışişleri’nin zaferidir, Kıbrıslıların ise yenilgisi.

Hakan Fidan döneminde “iki bölgelilik” kapı tartışmasıyla tescillendi!

***

Tufan Erhürman, Denktaş-Talat-Eroğlu-Akıncı dönemlerini müzakereler olmuş, kazanımlar elde edilmiş, imzalar atılmış diye övüyor.

Geçen gün Karpaz’da ne dedi Tufan Türkiyeli yerleşimcilere?

-“Türkiye kökenli insanlarımız Annan Planı’nda oy kullandılar. Uluslararası toplum bu oyu tanıdı. Oy kullandılar; Rum tarafı da ‘Evet’ deseydi, 45 bin Türkiye kökenli insanımız artı eşleri ve çocukları ertesi gün vatandaş olacaktı. Geriye kalanlar da AB’de daimi ikamet hakkına sahip olacaktı”…

Yani, Türkiye’nin işgal ettiği ve etnik temizlikle arındırdığı topraklara yerleşimci nüfus taşıyarak işlediği savaş suçu “Annan Planı ile meşrulaştı” diye müjdeliyor Tufan!

-Peki, bundan Kıbrıslılar ne kazanacaktı?

Türkiyeli yerleşimcilerin ve onlara dağıtılan gasp edilmiş arazilerin yasallaşmasından Kıbrıslılar, Kıbrıslı Türkler ve Rumlar ne kazanacak?

Kuzey göçmenleri kuzeydeki haklarından, güney göçmenleri güneydeki haklarından feragat edecek…

Türkiyeli yerleşimciler ise gasp ettikleri arazilerin sahibi olacaklar!

***

Kıbrıslı Türkler Rumlarla birlikte kaybetti 1974’te…

Bunu henüz çoğunluk anlamadı!

Bir gün anlarlar mı?

-Kıbrıslı olurlarsa anlayacaklar kaybettikleri vatanlarını!

About the author