Beş Kıbrıslı Rum rehinenin davası: Kendi topraklarına ayak bastıkları için “mülke tecavüz”den yargılanıyorlar!

Aziz Şah – Yüksek Mahkeme’nin salonuna vardığımda duruşma başlamıştı. İçeri girdim, salon bomboştu. Polisler ve Yunanca tercümanları vardı. Tek izleyen bendim… Annie ve Andreas Kyprianu kutudaydı.

Sonra içeriye gazeteci Pınar Barut girdi. Arkasından kalp pili olan Niki ile Trikomo’daki toprakların sahibi Annie’nin kızları girdi…

Salon gene de bomboştu.

Çöl gibi boş…

Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki sahtekâr barış-çözüm çevreleri izlemiyor esir beş Kıbrıslı Rumun duruşmalarını. Barolar Birliği-İnsan Hakları Komitesi izlemiyor bu duruşmaları.

Salon gece kadar yalnızdı…

Yüksek Mahkeme’nin kapısından çıkarken Andreas Kyprianu’nun eli omuzuma uzandı. Gülümsedi. Biliyorum o elin neden uzandığını…

Sonra polis onlara kelepçe taktı. Andreas’ın bileği acıdı, Annie’ye daha yumuşak taktı. Ve Askeri Mahkeme’ye götürüldüler…

***

19 Temmuz’da Türk işgal rejimi tarafından esir alınan Kıbrıslı Rumların duruşmaları vardı dün sabah Yüksek Mahkeme’de, öğlen Askeri Mahkeme’de…

Yüksek Mahkeme’de 3 ay tutukluluğun istinafı, Askeri Mahkeme’de ise askeri bölgeyi ihlal davası görüşüldü. Bugün ve yarın da devam edecek…

Avrupa Komisyonu’nun Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki “sözde devleti” ve onun “sözde yargısı”nı tanımıyoruz ve beş Kıbrıslı Rum’a yönelik “sözde kovuşturma”dan endişe duyuyoruz dediği süreç “kitabına uydurulmaya” çalışılıyor.

Kovuşturmayı yürüten polis teşkilatının askere bağlı olduğu ve Başsavcı’nın TC Elçisi, GKK ve KTBK komutanlarından oluşan Üst Koordinasyon Kurulu’nun toplantılarına katıldığı ırkçı bir apartheid rejimde yaşlı ve hasta beş Kıbrıslı Rumun esir alınması hiçbir şekilde meşrulaştırılamaz.

Batı emperyalizmi BM ve AİHS sistemleri içinde Türkiye’nin Kıbrıs’taki işgalini meşrulaştırmak amacıyla çok araç yarattı bugüne kadar.

Türkiye 1974’te Kıbrıs’ın yarısını işgal etti. BM ise toprak işgalini meşrulaştırmak için “federal çözüm” kılıfı uydurdu. Türkiye Kıbrıs’ta toprak hırsızlığı yaptı BM hırsızlığa federal kılıf uydurdu.

Sonra “federal devleti” kurabilmek için işgal edilen topraklarından kovulan Kıbrıslı Rumlardan mülkiyet haklarını satın almak amacıyla AİHS sistemi içinde Taşınmaz Mal Komisyonu’nu kurdular. Türkiye Kıbrıs’ta toprak hırsızlığı yaptı, AİHM ise hırsızlığa TMK kılıfı uydurdu.

***

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun bir özelliği vardır: Türkiye’nin toprak hırsızlığını meşrulaştırmak için kuruldu ama bunu yaparken de bir gerçeği ortaya koydu.

Ne der işgalci Türk yerleşimci sömürgecilği?

-Kıbrıs’ı kanla aldık!

İşgal rejimi bu doğrultuda yaptığı anayasa ve çıkardığı İTEM Yasası ile 1974’te zorla yerinden edilenlerin mülkiyet hakkını yok sayar.

İTEM der ki, Kıbrıslı Rumların tapuları geçersizdir. TMK ise der ki, işgal rejiminin tapuları geçersizdir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türk işgal rejimine 10.05.2001 tarihli kararında der ki: Bu kasıtlı yoksun alıkoyma eylemi “KKTC anayasasının 159. maddesinde” somutlaştırılmış ve 52/1995 sayılı yasada (İTEM) uygulama alanı bulmuştur. “KKTC anayasasının 159. maddesine” dayanılarak başvuran tapusunu yitirmiş sayılamaz, çünkü bu madde İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırıdır.

AİHM’in bu kararı ile işgal rejiminin “kanla aldık bizimdir” dönemi biter. Üzerine beton dökelim, sonra bir gün parasını öderiz dönemi başlar…

***

AİHM’in kararıyla kurulan TMK işgal rejiminin elinde bir işkence, aşağılama, oyalama ve hırsızlık aparatıdır.

Silah zoruyla gasp edilmiş malın üzerine beton döküp sonra da 1 milyon Sterlinlik araziye 80 bin bedel biçince hırsızlık mal yasallaşıyor… İnsan hakları ihlalleri, savaş suçları ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar aklanıyor!

İşte bu yüzden, işgal rejiminin beş Kıbrıslı Rumu rehin almasıyla AİHM’in toprak hırsızlığını meşrulaştıran sistemi yargılanıyor…

***

19 Temmuz’dan beridir beş Kıbrıslı Rum işgal rejiminin elinde esir…

Varoşalı Annie Kyprianu, Trikomo’da üzerine site yapılan ata topraklarına ayak bastığı için eşi ve arkadaşlarıyla birlikte rehin alındı.

İşgal rejimi TMK Yasası’yla Annie Kyprianu’nun tapularını tanıdığını kabul etti…

İşgal rejimi mülkiyet hakkını tanıdığı Annie Kyprianu’yu kendi toprağına ayak bastığı için “mülke tecavüz”den yargılıyor!

İşte bu yüzden, “kitabına uyduramazsınız” bu hukuksuzluğu…

Neresinden çekerseniz elinizde kalır!

Ya “Kıbrıslı Rumların tapularını tanımıyoruz” diyeceksiniz…

Ya da kendi toprağına ayak basan bir Kıbrıslı Rumu “mülke tecavüz”den yargılayamazsınız!

Ya İTEM Yasası ile verilen sahte tapular ya da 1974 öncesi tapular geçerlidir!

***

Beril Çağdal, Peri Hakkı ve Talat Usar’dan oluşan üç yargıçlı Yüksek Mahkeme’de dün çok ilginç diyaloglar yaşandı avukat-yargıç ve yargıç- savcı arasında…

Hepsi de 14 tapu ile ilgiliydi!

Beril Çağdal önce Savcı’ya “Neden sunmadınız tapu bilgilerini emare olarak?” diye sordu.

Sonra Avukat 14 tapu sahibi ile ilgili bilgiler, “kendi mallarının bilgisidir” dedi…

Yargıç Peri Hakkı “Bunu ilk kez duyuyoruz. Bu en can alıcı noktadır” dedi…

-Şimdi kendi toprağına ayak bastığı için Kıbrıslı Rumları “mülke tecavüz”den yargılayın!

About the author