
Aziz Şah – Bugün size hikâyeyi baştan anlatacağım, Annie Kyprianu’nun topraklarının olduğu araziye gideceğiz…
19 Temmuz’da Türk işgal rejimi beş Kıbrıslı Rumu esir aldı. Sağlık/yaşam hakları gasp edilmiş durumda.
60-70 yaş aralığında kalpten, prostat kanserine, şekere, tansiyona, omurga sorunlarına kadar hastalıklarla boğuşan beş Kıbrıslı…
Andreas Kyprianu, Annie Kyprianu, Niki Gregoriou, Antonis Louca ve Gregory Gregoriou…
Askeri Mahkeme’deki son duruşma Andreas’ın bel ve sırt ağrılarından dolayı yapılamadı.
Andreas hikâyenin esas kahramanı olan Annie Kyprianu’nun, yani Trikomo’daki 14 parça toprağın sahibinin eşidir. Keravnos Strovolos spor kulübünün yöneticisidir. İşgal rejimi tarafından rehin alınan Gregory gibi o da bugüne kadar Kıbrıslı Türk sporculara destek oldu.
Askeri Mahkemede çıkarıldıkları ilk duruşmada sırtında sorun olduğunu, teşhis koyabilmek için yakın zamanda kafadan MRI yapıldığını söylemişti. Ama doktora bakınamadan işgal rejiminin hapisanesine kondu. İşgal bölgesinde de Andreas’a bakacak doktor yok! Yani tedavisi kesilerek sağlık hakkı gasp edildi. Şimdi iskemlede bile oturamıyor…
1 Ağustos’ta Andreas Kyprianu savcı tarafından sorgulanırken ayakta durmakta zorlanıyordu.
Not defterime şöyle yazdım:
-“İskemle istedi oturdu. Adamın suratında acı var”…
Bu notu yazmamın üzerinden bir ay geçti. Şimdi adam iskemlede bile oturamıyor…
Andreas’ı acıdan öldürünce rahatlayacak mısınız?
Sakın “yüce mahkeme”niz “tam teşekküllü devlet hastanesine gönderilmesi”ni emretmesin…
Çünkü işgal bölgesinde “tam teşekküllü devlet hastanesi” yoktur!
Bu insan hakları gaspına karşı çıkacak insan hakları örgütü ve Baro da yoktur, Tabipler Birliği de yoktur!
***
Şimdi hikâyemizi başa saralım…
Tarih 19 Temmuz, Andreas’ın kullandığı arabayla İkibuçuk Mil kapısından Kıbrıs’ın işgal bölgesine geçti beş Kıbrıslı Rum, Annie Kyprianu’nun ata topraklarını görmek için…
Geçen haftaki duruşmada konuşma fırsatı bulduğumda, Boğaz-Trikomo arasındaki yolda 5-6 polis aracı tarafından yollarının kesildiğini Andreas Kyprianu anlattı.
Yazının devamında vereceğim bilgileri doğrudan site sakinlerinden aldım.
Detaylara ve isimlere olabildiğince girmeyeceğim. Mahkeme aşamasında her şey ortaya dökülecek zaten…
***
Yer: Boğaztepe Tatil Sitesi.
Annie Kyprianu’ya ait 14 tapunun bir kısmı denize sıfır olan bu arazide…
Sitenin sağ tarafında 1974 öncesinde RMMO’nun hücumbotlarının bulunduğu deniz üssü var. Şimdi Türk ordusunun kullanımında…
Sitenin sol tarafında ise dört inşaat şirketinin birlikte yaptığı bir yerleşim birimi var.
Yani sitenin sağı askeri üs, solu yerleşim birimi…
Sitenin kapısı ve güvenliği yok. Sitede yaşayanlar arasında çıkan çeşitli anlaşmazlıklar sonucunda konu yargıya taşınmış, böylece kapı mahkeme emriyle kaldırıldı. Elinizi kolunuzu sallayarak içeri girebilirsiniz…
Yani kendi tapulu mallarını ziyaret ettikleri için Kıbrıslı Rumlara açılan “mülke tecavüz” davasında ortada tecavüz edilebilecek bir kapı da yok!
Bu tatil sitesi 2000 yılında inşa edildi. Sitede eski Ticaret Odası başkan ve yöneticilerinin de evleri var.
Bu yüzden durum şaşırtıcıdır. Zümresel çıkarları gereği hukuku bilmeleri gerekirdi…
Ne diyor işgal rejiminin hukuku Taşınmaz Mal Komisyonu Yasası ile?
-Kıbrıslı Rumların 1974 öncesi tapuları geçerlidir. Buyurun iade-tazminat-takas için Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurun.
Andreas Kyprianu, “son 10 yılda en az 20 defa bu siteye gittiklerini” söyledi. Annie hanım ise bu araziler için Taşınmaz Mal Komisyonu’na da başvurdu avukatı Murat Metin Hakkı aracılığıyla.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin işgal rejimine verdiği ruhsatla Taşınmaz Mal Komisyonu toprak gaspını yasallaştırmak için kuruldu.
Site sakinlerinden aldığım bilgiye göre, siteden birileri Kıbrıslı Rumları tutuklatmak için epeyi uğraştı…
Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvuran bir Kıbrıslı Rumu tutuklatmak en başta sözkonusu toprakların üzerinde oturanların altından toprağı çeker alır!
***
Hatırlarsınız değil mi Ersin Tatar’ın “Ne emirname ne imar planı, biz sizin arkanızdayız!” diye coştuğu lansmanı?
Dört inşaat şirketi birlikte Trikomo-Boğaz’da gayet lüks bir yerleşim birimi inşa etti. Tatar da buranın açılışını yaparken coştu…
İşte, Annie Kyprianu’nun tapu sahibi olduğu sözkonusu araziler, dört inşaat şirketinin yaptığı projenin sağında kalır.
Bu neden önemlidir? İddiaya göre, sitenin sakinlerinden bir tanesi, bu dört şirketten birinin patronunu arıyor, “Rumlar sizin tarafı ölçüyor” diye. O da “General”i arıyor…
Kimdir bu “General”, bilemem…
***
Sonrasında ne mi oluyor?
Andreas Kyprianu’nun anlattığına göre,
-Boğaz-Trikomo yolunda etrafları 5-6 polis aracıyla çevriliyor.
Suç yok, suçüstü yok, şikayetçi yok.
İşgal rejiminin polisi, Kıbrıslı Rumları önce esir aldı, sonra “şikayetçi” olmaları için site sakinlerini aramaya başladı…
Ortalığı karıştıran Kıbrıslı Türkler kendileri afişe olmak istemediği için, Kıbrıslı Rumlardan şikayetçi olması için iddiaya göre çalışma izniyle getirip “KKTC vatandaşı” olmasını sağladıkları bir üçüncü ülke vatandaşını bulabildiler!
Beş Kıbrıslı Rumun esir alınması, işgal bölgesinde AİHM kararlarının tamamen askıya alınmasıdır. Kıbrıslı Türk sermaye erbabından birilerinin bu tutuklamaya karışması ise efendinin suçunu üstlenmekten başka bir şey değil!
***
19 Temmuz’da Kıbrıslı Rumların esir alınmasından sonra Annie Kyprianu’nun Taşınmaz Mal Komisyonu’ndaki avukatı Murat Metin Hakkı’yı arayıp bilgi istemiştim. Tatilde olduğunu söylemişti. 3 Eylül’de geldiğinde tutuklandı ve mahkemeye çıkarıldı…
Serbest kaldıktan sonra Metin Hakkı, “KKTC Devleti”nin bu davada 5 parselden dolayı şikayetçi olduğunu söyledi.
Bu ne demektir?
AİHM, Türk işgal rejimine gasp ettiği toprakları meşrulaştırması için “Taşınmaz Mal Komisyonu” ile ruhsat verdi.
İşgal rejimi ise “KKTC Devleti” olarak TMK’ya başvuran bir Kıbrıslı Rumdan şikayetçi oluyor…
İşgal rejimi, kamuflaj olarak kullandığı AİHM kararlarını tanımadığını alenen beyan ediyor!
Türkiye nasıl ki başta Selahattin Demirtaş kararı olmak üzere AİHM kararlarını tanımıyorsa, Kıbrıslılarla ilgili AİHM kararlarını da tanımıyor!
