“19 Temmuz Davası”: Simon Aykut artık bir isim değil, sıfattır!

Aziz Şah – Türk işgal rejimi tarafından esir alınan beş Kıbrıslı Rumun “19 Temmuz davası” baştan sona kurgulanmış bir kumpas…

10 Eylül günü mahkemede polisin verdiği ifade ile dava düştü. Bundan sonra yapılacak her duruşmada rejim kendini biraz daha ifşa edecek!

***

Bir Simon Aykut organizasyonudur beş Kıbrıslı Rumun rehin alınması…

Esir Kıbrıslı Rumların davasında ilk günden beridir tahkikat polisi kürsüye her çıktığında ağzından muhakkak Simon Aykut’un adı ve inşaat şirketlerinin sıkıntıları çıkıyor!

Sanki de Müteahhitler Birliği genel kurulundayız…

10 Eylül’deki duruşmada en sonunda avukat şöyle dedi:

-“Simon Aykut’un davasına misilleme yapmak istediniz, hırsınıza yenik düştünüz!”

***

“19 Temmuz davası” bir Simon Aykut organizasyonudur.

Simon Aykut’un temsil ettiği rejim, ona tabi olan işbirlikçi sermayedarlar ve onun sadık adamları bir oyun kurdular…

Simon Aykut basit bir “girişimci” değildir. Bir Türk Yahudisi, İsrail ve Türkiye vatandaşı…

2004 yılında Kıbrıs’ın işgal bölgesine gelerek aynen işgal edilmiş Filistin topraklarında olduğu gibi yerleşim birimleri inşasına girişiyor.

Halı gibi altına araziler seriliyor, 10 binin üzerinde konut inşa ediyor, binlerce Kıbrıslı Rumu mağdur ediyor ve işgal rejimi adına nüfus mühendisliği yapıyor!

Simon Aykut basit bir “girişimci” değildir: Yerleşimcibaşıdır, Türk işgal rejiminin nüfus planlamacısıdır, toprak kolonizasyonu için görevlendirilmiş sömürgeci bir aparattır.

İşgal rejiminin “İmar, İskân ve Rehabilitasyon Bakanı” İsmet Kotak’ın verdiği rakama göre 1975-79 arasında ilk etapta 82.500 Türkiyeli yerleşimci taşındı.

Koca Türk Devleti, 4 senede 82.500 kişiyi taşıdı; Simon Aykut ise tek başına en az 40.000 kişilik konut yaptı yerleşimci kolonizasyonu için!

Yerleşimci sömürgeciliği budur: Örgütlenmiş Simon Aykut’lar!

Simon Aykut basit bir “girişimci” değildir, yerleşimci sömürgeciliğinin vücut bulmuş halidir.

Kıbrıs’ın işgal bölgesinde toprak satın alırken ve yabancılara konut satarken gerekli izinlerin tümü askeri istihbarat Sivil İşler’in “güvenlik soruşturması”na tabidir. Simon Aykut halı gibi toprak topladı, sonra da gasp edilmiş toprakların üzerine yaptığı konutları “yabancılara” sattı askeri istihbarat Sivil İşler’in izni ile!

Tüm bu kolonizasyon sürecini yürüttüğü şirkete verdiği AFİK ismi ise, İsrail’in işgal ettiği Suriye’nin Golan Tepeleri’nde kurduğu ilk koloni olan “AFİK”ten alıyor adını…

Simon Aykut basit bir “girişimci” değildir: Türkiye’nin işgal ettiği Kıbrıs’ta Türk ordusunun askeri istihbaratının kontrolünde toprakları kolonileştirdi. Koloni demek işgal edilen toprağa yerleşim birimi kurmak demektir. Oluşturduğu koloniler ile nüfusu planlayan bir yerleşimcibaşıdır.

Simon Aykut işgal edilmiş topraklarda kalıcı yerleşim birimleri kurarak nüfus transferi için maddi koşulları yarattı. Bu yaptığı Cenevre Konvansiyonu’nda savaş suçu olarak tanımlanır ve bu suçu Türk işgal rejimi adına işledi…

Kıbrıs’ın işgal bölgesinde inşaat şirketlerinin görevi budur: Türkiye adına “pis işleri” yaparak toprağı kolonileştirmek; bu sayede de nüfus transferi gerçekleşir.

***

İşte tam da bu yüzden 5 Kıbrıslı Rumun davasında mahkemede polis,

-31 Temmuz’da, “Simon Aykut’un meselesinden dolayı insanlar huzursuz ve rahatsız” dedi.

-1 Ağustos’ta, “İnşaat sektörü sıkıntı içindedir” dedi…

Son olarak da 10 Eylül’de,

-“Güney Kıbrıs’ta bu taraftaki sakinleri dava ederseniz, bu taraftakiler rahatsız olur” dedi!

Polisin mahkemede bilinçaltı ortaya döküldü:

-Emlak, inşaat şirketleri, dava açacaklar, Simon Aykut!

Peki, sözde davanın konusu neydi?

-“5 kişi geçtiler, 1 tanesi kimlik göstermedi”…

-Kimlik göstermeden geçen şahıs dava açacaktı o yüzden gizlice geçti, diyor polis…

Savunma avukatı araya girip:

-“Bu adamın malı yok, tapudan sordunuz mu?” diyor…

-“Dava açılması sizin için hassas bir konu, siz de hırsınıza yenik düştünüz” diye noktayı koyuyor avukat Öncel Polili.

***

Beş Kıbrıslı Rumun esir alınması başından sonuna bir Simon Aykut organizasyonudur.

Simon Aykut binlerce Kıbrıslı Rumun mülkiyet hakkını gasp etti. Kıbrıs Cumhuriyeti’nde toprak gaspından 7 yıl ve kara paradan 14 yıl hapislikle yargılanmaktadır.

100’ün üzerinde tanık/şikayetçi var Simon Aykut’un yargılandığı davada…

10 Eylül’de Askeri Mahkeme’de 5 Kıbrıslı Rum rehinenin davasında polis çavuşu, “Simon Aykut’tan şikayetçi olan Kıbrıslı Rumların listesi”nin ellerinde olduğunu açıkladı.

O listedeki isimlerden biriyle örtüştüğü için Andreas Kyprianu ile beraberindeki 4 kişiyi rehin aldılar…

***

10 Eylül’de tahkikat polisinin verdiği ifade ile 5 Kıbrıslı Rumun davası düştü!

İşgal rejimi bu davayla kendi kendini ifşa etti…

Simon Aykut’un temsil ettiği yerleşimci sömürgeci rejim, ona tabi olan işbirlikçi sermayedarlar ve onun sadık adamları kendi kendilerini ifşa ettiler…

Simon Aykut artık bir isim değildir, sıfattır!

About the author