Beş Kıbrıslı Rumun esareti: Başkasını esir alan kendisi de rehinedir!

Aziz Şah – İngiliz Dışişleri Bakanı Callaghan’ın meşhur lafı geliyor aklıma esir alınan beş Kıbrıslı Rumun davasına bakarken:

-“Kıbrıs bugün Türk ordusunun tutsağı olsa da yarın ordu Kıbrıs’ın tutsağı olacak”…

Beş Kıbrıslı Rumun esareti de aynen böyle bir diyalektiğe sahiptir.

Rehin aldılar, şimdi kara kara nasıl bırakacaklarını düşünüyorlar…

-Yüksek Mahkeme alt mahkemenin bütün kararlarını bozdu.

-“3-5 tanık daha getireceğim” diyen Savcı “başka tanığım yok” dedi davayı bitirmek için…

-“Rum casuslar suç üstü yakalandı” diyen tasmalı medya kuyruğunu kıstırdı oturdu yerine…

Beş Kıbrıslı Rumu rehin aldılar, şimdi nasıl serbest bırakacaklarını bilemiyorlar.

***

Avrupa Komisyonu beş Kıbrıslı Rumun esir alınmasına “sözde yargının sözde kovuşturması” deyince davalar hızlandı…

-“Ancak 3 ayda dosyayı hazırlarım” diyerek 3 ay tutukluluk isteyen polis 13 günde tamamladı!

Davaları geri çekseler kumpas olduğunu kabul edecekler. Bu yüzden en az hasarla kapatmaya çalışıyorlar.

Ama örümcek ağı gibi örülen davalar emirle açılır ama emirle kapanmaz.

Türk işgal rejimi, kendisini kamufle eden ve koruyan “alt yönetim” kurumlarının başında gelen “Kıbrıs Türk yargısı”nı ifşa etti!

Lefkoşa’da askeri mahkemede “askeri bölgeyi ihlal” davasında 20 tanık vardı, Eylül’ün sonundan önce bitmez.

Trikomo’daki “mülke tecavüz”, “genel rahatsızlık” ve “kişisel verilerin ihlali” davalarında ise yaklaşık 30 tanık ve şikayetçi var…

CTP Parti Meclisi üyeliği ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanlığı yapmış Hasan İnce çıkacak kürsüye:

-Ben vatandaşlık görevimi yaptım, Kıbrıslı Rumları ihbar ederek tutuklattım, diyecek!

Şikayetçi olan Tunalı, Döveç ve Noyanlar inşaat şirketlerinin patronları çıkacak kürsüye savunma avukatlarının sorgusundan geçecekler…

Annie Kyprianu’ya babasından kalma mülklerin tamamı ortaya dökülecek. Bakalım hangi şirketler üzerine inşaat yaparak gasp suçu işledi.

-Çok eğleneceğiz…

İnşaat şirketlerinin çocukken çaldıkları erikler bile ortaya dökülecek işgal rejiminin mahkemesinde!

***

Marx’ı okusaydınız beş Kıbrıslı Rumu esir almazdınız.

-Başkasını ezen asla özgür olamaz, der Marx…

Başkasını rehin alan kendisi de rehinedir.

Marx okusaydınız bu olanların hiçbiri olmazdı…

Çünkü tarihte hiçbir olay iki defa tekrar etmez: Birincisi trajediyse, ikincisi komedidir.

Baylar!

Siz tarihi zortlatıp tekerrür ettirmeye kalktınız, elinizde patladı.

Kıbrıslı Rumları rehin aldınız.

-Ver hırsızımı al toprak sahiplerini, dediniz.

Tarihte hiçbir olay iki defa tekrar etmez: Çakurmas-Tekoğlu takası da tekrar etmez!

2001 yılında Pile’de Ömer Gazi Tekoğlu, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından eroinle yakalandı ve 10 yıl hapse mahkum oldu.

İşgal rejimi ise eroinle yakalanan Tekoğlu’nu kurtarmak için misilleme olarak İngiliz üsler bölgesinden Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Uyuşturucuyla Mücadele Komitesi’nin üyesi Mihalis Çakurmas’ı kaçırarak uyuşturucu kaçakçılığı ile suçladı.

-Tekoğlu’nu bize verin, biz de size Çakurmas’ı verelim, dediniz.

5 sene önce 1996’da Tasos İsaak ve Solomos Solomou’nun öldürüldüğü travmatik ortamda Kıbrıs Cumhuriyeti bu takası kabul etmek zorunda kaldı. 2025’te bu senaryo tekrar etmez…

Koşullar ve konjonktür çok farklı. 2001’deki iletişim ile 2025’teki iletişim arasında da çağlar var!

Dünyanın jandarması ABD’nin Başkanı Joe Biden ve soykırım rejimi İsrail Cumhurbaşkanı İsaak Herzog Hristodulidis’ten Simon Aykut’u istemiş zaten… Ve alamamış!

Bugün böyle bir şantajı kabul etmek demek, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin önce devlet olduğunu, sonra hukuk devleti olduğunu, AB ve BM üyesi olduğunu inkâr etmesi demektir.

Böyle bir şantajı kabul etmek Kıbrıs Cumuriyeti’nin kendini feshetmesi demektir!

Hristodulidis’in ayaklarından asılmayı göze alması demektir…

Ve fakat Marx okusaydınız bilirdiniz: Tarihte hiçbir olay iki defa tekrar etmez…

-Birincisi trajedidir, ikincisi ise komedi!

***

10 Eylül günü Askeri Mahkeme’de tahkikat polisi Çavuş Hasan Özgüç,

-“Simon Aykut’tan şikayetçi olanların listesi Polis Genel Müdürlüğü’nde vardır. Andreas Kyprianu’nun adı var bu listede” dediği an kumpas ortaya çıktı…

Böyle önemli bir kumpasta önce bir Pakistanlıyı sürdüler öne şikayetçi olarak.

Tutmayacağını anlayınca…

CTP Parti Meclis üyeliği ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanlığı yapmış Hasan İnce’nin organizasyonuyla üç inşaat şirketinin patronu ve bir site sakini hiç görmediği beş Kıbrıslı Rumdan şikayetçi oldu.

Site sakini şikayetini geri çektiğini açıkladı ama “Too late!” der İngiliz, davul patladı!

About the author