Simon Aykut’tan şikayetçi olan Kıbrıslı Rumların listesini Türk işgal rejimine kim teslim etti?

Aziz Şah – Türk işgal rejimi tarafından rehin alınan beş Kıbrıslı Rumun davasında bir gerçek POLİS İFADESİYLE ortaya çıktı.

-Simon Aykut’tan şikayetçi olan Kıbrıslı Rumların listesi “biri” ya da “birileri” tarafından Türk işgal rejimine teslim edildi.

Davanın tahkikat polisi açıkladı bunu!

10 Eylül günü Askeri Mahkeme’de tahkikat polisi Çavuş Hasan Özgüç,
-“Simon Aykut’tan şikayetçi olanların listesi Polis Genel Müdürlüğü’nde vardır. Andreas Kyprianu’nun adı var bu listede” dedi…

Bu sözlerle beş Kıbrıslı Rumun esir alınmasının ve kurgulanan davanın nasıl bir kumpas olduğu anlaşıldı:

-Bir Simon Aykut organizasyonu!

Peki, “Simon Aykut’tan şikayetçi olan Kıbrıslı Rumların listesi” nasıl geçti işgal rejiminin eline?

Kimlerin erişim hakkı var bu dosyaya?

-Simon Aykut’un avukatlarının…

***

Simon Aykut’un avukat ordusu olsa da benim de takip ettiğim duruşmaların en başından beridir değişmeyen tek avukat Nikoletta Charalambidou’dur.

Charalambidou’nun özelliği başta AİHM olmak üzere Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşı her platformda dava açmak. Ayrıca “KISA” isimli sivil toplum örgütünün Yönetim Kurulu üyesidir. Annan Planı döneminde “Hukuk Teknik Komitesi”ndeydi, Anastasiadis döneminde de “federal hukuk grubu”nun koordinatörüydü. Simon Aykut’un yargılandığı mahkemede ısrarla “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işgal bölgesinde yargı yetkisi olmadığı”nı savundu…

Charalambidou yerleşimcibaşı Simon Aykut’un yanısıra, Aykut’un emlakçısı Denys Pohodin’in de avukatıdır. Phodin, Aykut’un gasp edilmiş araziler üzerine inşa ettiği emlakları pazarlamaktan yargılanmaktadır…

Simon Aykut’un savunmasında ne söylediyse ısrarla Denys Pohodin’in savunmasında da tekrar etti Charalambidou.

Mahkeme Charalambidou’nun “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işgal bölgesinde yargı yetkisi yoktur” iddiasına karşı tarihi bir karar aldı 8 Kasım 2024’te.

8 Kasım 2024 tarihli mahkeme kararında Kıbrıs Cumhuriyeti yasaları ve anayasası dışında, bütün uluslararası hukuk kararları alt alta dizildi.

Lahey Savaş Hukuku ve Cenevre Konvansiyonu’na göre, “İşgal geçici bir durumdur, işgal rejimi taşınmaz mallar üzerinde kalıcı etkiler yaratamaz. Özel mülkiyet gasp edilemez” çerçevesinde değerlendirdi mahkeme Türk işgali altındaki toprak yağmasını…

Bu tarihi karara rağmen, sonraki duruşmalarda da Aykut’un Kıbrıslı Rum avukatları “Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemesinin yargı yetkisini sorguladıkları”nı söylediler. Bu karardan aylar sonra Aykut’un emlakçısı Denys Pohodin’in davasında da aynı iddiayı sürdürdü savunma.

Avrupa Birliği Adalet Divanı 28 Nisan 2009 tarihli kararında Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemelerinin Kıbrıs Cumhuriyeti yasaları doğrultusunda Kıbrıs’ın işgal bölgesinde yargı yetkisi olduğuna hükmetti. AB’nin birincil hukuku olan 10’uncu Protokolü yorumlayarak uyulması zorunlu bir karar aldı ABAD.

AB ülkelerinin ulusal mahkemelerinin ABAD kararını tartışma ve değiştirme yetkisi yoktur.

ABAD kararına göre, Kıbrıs Cumhuriyeti işgal altındaki topraklar üzerine karar alır. Avrupa Birliği ülkeleri de Kıbrıs mahkemelerinin aldığı bu kararı sadece icra edebilir.

Böyle bir ABAD kararı varken, Kıbrıslı Rum avukatlar Kıbrıs Cumhuriyeti’nin karşısına dikilip “yargı yetkin yoktur” diyerek toprak gaspını ve yerleşimci kolonizasyonunu savundular!

***

Denebilir ki, “Savunma hakkı kutsaldır”. Varsayalım ki öyledir…

Simon Aykut istediği avukatı tutabilir, avukatlar da istedikleri müvekkili temsil edebilir. Aykut gasp ettiği Rum mallarından elde ettiği milyonlarca Sterlin ile Kıbrıslı Rum avukatları ihya edebilir…

-Buraya kadar bir sorun yok!

Peki, soralım:

-Simon Aykut’tan şikayetçi olan zorla yerinden edilmiş ve toprakları gasp edilmiş Kıbrıslı Rumların listesini Türk işgal rejimine vermek “savunma hakkı” mıdır?

-Bu listeyi verenler Kıbrıslı Rumların Türk işgal rejiminin hedefi olacağını ve cangüvenliklerinin tehlikeye gireceğini bilmiyor muydu?

***

10 Eylül günü Askeri Mahkeme’de tahkikat polisi Çavuş Hasan Özgüç,
-“Simon Aykut’tan şikayetçi olanların listesi Polis Genel Müdürlüğü’nde vardır. Andreas Kyprianu’nun adı var bu listede” dedi…

Bu sözlerle anlaşıldı beş Kıbrıslı Rumun neden tutuklandığı!

Çünkü içlerinden bir tanesi Simon Aykut’un bir şikayetçisi ile “adaş” çıktı.

Esir alınan beş Kıbrıslı Rumun içinde Aykut’un şikayetçisi yok. Sadece isim benzerliği…

İşgal rejiminin memurlarının acemi bir kumpasıdır bu dava.

-Peki, neden böyle bir listeye ihtiyaç duyuldu?

Simon Aykut’a karşı herhangi birini rehin almak olmazdı. Özel olmalıydı!

İşte bu yüzden şikayetçi listesinden birini seçtiler.

Aykut’un dava dosyasındaki listeden birini seçmek aynı zamanda diğer şikayetçilere ve şikayetçi olacak olanlara ve hakkını arayacak diğer Kıbrıslılara gözdağı vermek anlamına gelir.

-Peki ya gerçekten Aykut’un şikayetçilerinden biri yakalanmış olsaydı ne olacaktı?

Aykut’un şikayetçisi olan Kıbrıslı Rumların listesini Türk işgal rejimine verenler bu insanların yaşam hakkına, özgürlük ve cangüvenliğine kastetmiştir.

-İşgal rejimine Simon Aykut’tan şikayetçi olan Kıbrıslı Rumların listesini kim verdi?

About the author