
Aziz Şah – “KKTC Cumhurbaşkanlığı” seçimi Kıbrıslı Türk toplum liderliği seçimi değildir.
Kıbrıslı Türk toplum liderliği, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden ileri gelen bir makamdır.
-Nasıl derler?
-Kazanılmış hakkımız!
Kıbrıslı Türk toplum lideri Kıbrıs Cumhurbaşkanı’nın Yardımcısıdır, Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarının oylarıyla seçilir. Dünyada bir temsiliyeti vardı(r).
***
1960-1974 arasında “Kıbrıslı Türk toplum liderliği” seçimi yapılamadı. Türkiye müsaade etmedi…
TC Devleti ve Özel Harp Dairesi aday çıkmasına müsaade etmedi. Dr. Küçük ve Denktaş atanarak “lider” oldu!
1974’te Kıbrıs’ı işgal ettikten sonra Türkiye bir “demokrasi şenliği” sundu dünyaya…
-İsteyen aday olabilir!
Çünkü seçimler Kıbrıs’ta işgal olmadığının “vitrin”i olarak sunuldu dünyaya…
Kıbrıs Cumhuriyeti liderliğinin ve Birleşmiş Milletler’in “görmezden gelmesi” ile Türkiyeli yerleşimcilerin oylarıyla yapılan seçimler meşru kabul edildi.
Bu sayede savaş suçlarının meşrulaştırılmasının ve “Kıbrıslı Türk toplum liderliği”nin de gasp edilmesinin yolu açıldı…
***
Kıbrıslı Türk toplum liderliği-Kıbrıs Cumhurbaşkanı yardımcılığı, toplumumuzun Kıbrıs Cumhuriyeti’nden gelen hakkıdır.
1960-1974 arasında bu makamı kullanmamız Türkiye tarafından engellendi. Demokratik ve çoğulcu bir seçim yapılmadı, Ankara’nın belirlediği “tek adam” oturtuldu başımıza.
1974’ten sonra ise “Kıbrıslı Türk toplum liderliği” Türkiye’den taşınan yasadışı yerleşimcilerin oylarıyla gasp edildi.
Tekrar ediyorum: Bu gaspta ve savaş suçunun meşrulaştırılmasında Kıbrıs Cumhuriyeti liderliğinin ve Birleşmiş Milletler’in suç ortaklığı vardır.
Savaş suçu olarak Kıbrıs’a taşınan nüfusun oylarıyla “seçilen” gayrımeşru lideri “toplum lideri” olarak kabullenerek işgalin oldubittilerini ve savaş suçlarını meşrulaştırdılar.
***
Türkiyeli yerleşimcilerin oylarıyla seçilen “KKTC Cumhurbaşkanı” Kıbrıslı Türk toplum lideri değildir.
Kıbrıslı Türk toplum liderliğinin “KKTC Cumhurbaşkanlığı” altında gasp edilmesi Kıbrıs Cumhuriyeti’nden gelen haklarımızın gasp edilmesidir.
19 Ekim’de seçilecek olan Tufan Erhürman ya da Ersin Tatar Kıbrıslı Türk toplum lideri değildir ve bu şekilde meşrulaştırılamaz.
***
Bu seçim için Tayyip Erdoğan “Kim seçilirse seçilsin Türkiye için bir şey değişmez” dedi:
-“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerimiz olarak görüyoruz”…
-“Hangi siyasi parti iktidara gelirse gelsin, Türkiye’nin uluslararası hukuk zemininde ve Birleşmiş Milletler kararlarında meşru şekilde tanınan garantörlük haklarına, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığına ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına güvence sağlar”…
***
Erdoğan’ın bu açıklamasından sonra Türk yerleşimci sömürgeciliğinin hemşeri örgütlenmeleri hareketlendi.
Reislerinden işaret görene kadar kendilerini riske atmamak için beklediler…
Hataylıların Girne örgütü Tufan Erhürman’ı destekleyeceğini açıkladı…
Hataylıların “kanaat önderleri” de Ersin Tatar’ı destekleyeceğini açıkladı…
Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki “seçim”in niteliğini net bir şekilde Hataylı yerleşimciler ortaya serdi!
***
Erdoğan’ın işaretinden sonra açıklama yapan Türkiyeli yerleşimciler kimlerdir?
-Hatay’ın Şanverdi aşiretinin bir kanadı Tufan Erhürman’ı destekliyor, diğer kanadı ise Ersin Tatar’ı…
Kıbrıs Cumhuriyeti’nden gelen hakkımız olan “Kıbrıslı Türk toplum liderliği” makamını Hatay’ın bir aşireti seçebilir mi?
Tatar ve Erhürman’ı destekleyen iki grubun aşiret dışında ortak bir noktası daha var:
-22 Ocak linç saldırısında yer aldılar!
Tufan Erhürman’a destek açıklayan Hataylı yerleşimcilerin Girne dernek başkanı Abdurrahman Şanverdi 22 Ocak saldırısına katılanlardandır. Bunun yanısıra, Afrika gazetesine karşı açılan “karikatür davası”nda şikayetçi ve tanıktı. Davada verdiği ifadede 22 Ocak saldırısına katıldığını kendisi açıkladı…
Tufan Erhürman’a destek açıklamasından sonra, “Büyük Türkiye dergahı”nın “şeyhi” Osman Varan, 22 Ocak saldırısıyla ünlenen Ak Hataylılar Derneği’nin başkanı Mehmet İpek ve 22 Ocak saldırısı sırasında AKP “KKTC Gençlik Örgütü” başkanı olan Fadıl Şanverdi’nin içinde olduğu bir grup “Hataylı Kanaat Önderleri” olarak Ersin Tatar’a destek açıkladı.
***
Kıbrıs’ın işgal bölgesinde seçim manzarası…
Şanverdi aşiretinin bir kanadı Erhürman’ı destekliyor, diğer kanadı Tatar’ı…
22 Ocak linç saldırganlarının bir grubu Erhürman’ı destekliyor, diğer grubu Tatar’ı…
22 Ocak saldırganları ve Hataylılar, Tatar ve Erhürman arasında bölündü.
Bu durumda seçimin sonucunu Karadenizliler belirleyecek!
***
Mr. Hristodulidis ve Mr. Guterres!
Türkiyeli yerleşimcilerin oylarıyla seçilen kişi Kıbrıs halkını temsil etmez.
Yerleşimcilerin oylarıyla seçileni meşru kabul etmek savaş suçlarının ve insanlığa karşı işlenmiş suçların meşrulaştırılmasıdır.
Mr. Hristodulidis ve Mr. Guterres!
İlla ki müzakere etmek istiyorsanız, işgalci Türkiye’nin Başkanı Erdoğan ile görüşün…
“KKTC Cumhurbaşkanı” Kıbrıslı Türk toplumunu temsil etmez, Türkiye’nin yerleşimci sömürgeciliğinin kuklasıdır!
