Tek uyruklu yurttaşın elindeki tek kimliğini sattınız!

Aziz Şah – 2017’de Tufan Erhürman bir çağrı yapmıştı UBP’ye:

-“Kıbrıs’ın kuzeyinde 30 sene kalandan başlayarak 10 sene kalana kadar bütün herkesi vatandaş yapalım”…

UBP’yi senelerce eleştirdiler “hakkı olanlar”a vermediler diye…

İşgal rejiminde “vatandaşlık hakkı” diye bir şey yoktur: Uygun görülmek vardır!

Toprak satılırken (kolonileştirilirken) de, işgal rejimi “KKTC vatandaşlığı” dağıtılırken de askeri istihbaratın “güvenlik soruşturması”na tabidir!

“KKTC kafakağıdı” Kıbrıslının kimliği değildir; işgal rejiminin elinde Kıbrıslıların siyasi iradesini rehin tutmaya yarayan soykırım aparatıdır.

Kasım 2023’te “güvenlik soruşturması” adı altında Kürtlere KKTC vatandaşlığı verilmiyormuş diye şikayet etti Doğuş Derya, Karadenizli yerleşimci “içişleri bakanı” Dursun Oğuz’a!..

Silah zoruyla evlerinden kovulan Rumların yerine Türkiye’den taşınan yerleşimci bir Türk’e,

-“Kürtlere neden KKTC vatandaşlığı vermiyorsunuz?” diye soruyor…

2023 Aralık’ında Asım Akansoy da “güvenlik soruşturması” ile Filipinlilere “KKTC vatandaşlığı” verilmemesi ayrımcılıktır demişti.

-1974’ten sonra Türkiye’nin işgal ettiği Kıbrıs topraklarında kurulan rejim ve yürütülen demografi mühendisliği 1934 İskân Kanunu’nun “DİLDE, KANDA, KÜLTÜRDE BİRLİK” amacı doğrultusunda yürütüldü ve ona göre yerleşimci nüfus iskân edildi.

“KKTC vatandaşlığı” Kıbrıslıların iradesinin gasp edilmesidir. Yurt hakkımızın çalınmasıdır. “Güvenlik soruşturması” işgal ordusunun sorumluluğundadır. Irkçı mıdır bu rejim?

-İşte, siz de bu ırkçı rejimi meşrulaştıran aparatlarsınız!

Senelerce Muhaceret Yasası’nı değiştirerek Türkiyeli yerleşimcileri vatandaş yaptı diye övündü C. Türk Partisi. Bir anda 54.000 kişiyi vatandaş yaptıklarında sosyal doku öyle bir değişti ki Kuran kursları ve imam hatip “açmak zorunda” kaldılar!

Ferdi Sabit Soyer şöyle gerekçelendirir bu ihanetlerini:

-“Kuran kurslarının resmi olarak açılmasına izin verdik. Niye mi? Türkiye’den gelen işçiler kayıtdışı çalışıyordu. Biz onları kayıt altına aldık, onlar da ailelerini getirdiler. Kıbrıs Türkü’nün ibadetini evde yapma geleneği vardır ama Anadolu’dan gelenin dini talebi, ihtiyacı farklı. Türkiye’den gelen işçilerin taleplerine, kendi metotlarımızla cevap vermeliyiz ki, tatlı muhabbet ortamı olsun, kimse kendini dışlanmış hissetmesin. Kendi yöntemiyle talebini karşılamak için de arayışa girmesin”…

Zeki Beşiktepeli ölümünden kısa bir süre önce şöyle yazar:

-“Cumhurbaşkanlığı, Meclis Başkanlığı, Başbakanlık, Bakanlar, tümü de CTP kontrolundayken Muhaceret Yasası’nın değişimini yapan ve her gelene ve kaçak olana o dönemde yaptıkları değişiklerle kapıları sonuna kadar açan ve kendi dönemlerinde, 2005-2008 döneminde 54.000 kişiye vatandaşlık veren bu zihniyetti”…

54.000 kişinin sonucu bugünkü türban tüzüğü tartışmasıdır, yarınki türban yasasıdır!

Ferdi’nin “kayıt altına aldığı” yerleşimci nüfusun sonucu eninde sonunda ilkokullara kadar girecek olan türbandır…

***

Ferdi bıyıklarını kesti, Tufan olarak karşımızdadır!

Tufan Erhürman “seçim vaadi” olarak daha önce “KKTC vatandaşı” yaptıklarına Avrupa Birliği vatandaşlığı vadediyor.

-Ayrı bir Avrupa Birliği vatandaşlığı yoktur, önce bir ulusal devletin vatandaşı olursunuz, sonra AB vatandaşı.

Kıbrıs Cumhuriyeti de ulusal bir devlettir…

-Kimlik kartımızda ne yazar?

-Nationality: Cypriot.

Kıbrıslılığa karşı etnik kabileci ataklar geçirebilirsiniz ama bizim milliyetimiz Kıbrıslıdır. Bu da anayasal bir yurttaşlıktır; Türk işgalinden dolayı askıda olsa da…

“A person of Cypriot origin” Kıbrıs’ın tapusu olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Tesis Antlaşması’nın “D eki”nde tanımlanır.

Tufan oy toplayacak diye “bu ülkeyi vatan bilen herkes” diyerek Kıbrıslı kimliğini pazarlayamaz…

Arif hocanın dediği gibi:

-“Tek uyruklu yurttaş çekti bu ülkenin kahrını!”

***

Türkiye Kıbrıs’ı yarım asırdır işgal altında tuttuğu için Kıbrıs Cumhuriyeti normal bir devlet olarak işlev göremiyor. Kıbrıslı yurttaşlar olarak haklarımız Türkiye’nin dayattığı olağanüstü halin rehinesidir…

Türkiye ile kavga etmediğini ve etmeyeceğini söyleyen Tufan, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşı coşmuş durumda…

-Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye’nin olurunu almadan ticari-askeri-enerji alanlarında egemenlik kullanamayacağını söylüyor.

Velhasıl egemenliğini tanımadığı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin vatandaşlığını vadediyor yerleşimcilere!

Gelecekten vaatlerin yanında geçmişten vaatleri de var Tufan’ın:

Annan Planı kabul edilseydi vatandaş olacak yerleşimci sayısı 45 bindi; eşler ve çocuklar ile 80 bine yuvarladı sayıyı Tufan:

-“45 bin Türkiye kökenli insanımız artı eşleri ve çocukları ertesi gün vatandaş olacaktı. Geriye kalanlar da AB’de daimi ikamet hakkına sahip olacaktı”…

Cevizcinin çuvalından vatandaşlık dağıtıyorlar!

Bir gün Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı…

Ertesi gün federal Kıbrıs vatandaşlığı ve AB daimi ikametgahı…

***

-“Hayattaki en büyük unvanım Toprak’ın babası olmaktır, toprağımdan vazgeçmem” diye başladı seçim kampanyasına Tufan Erhürman!

İTEM Yasası ile parsel parsel sattınız vatan topraklarımızı…

Toprak hırsızlığının yasasını yaptınız ve hırsızların avukatı oldunuz…

Tek uyruklu yurttaş çekti bu ülkenin kahrını…

Tek uyruklu yurttaşın elindeki tek kimliğini sattınız!

About the author