
Aziz Şah – 51 senedir olduğu gibi New York’ta bir Kıbrıs görüşmesi oldu 27 Eylül’de…
-Türk işgal rejiminin kuklası Tatar, Türkiye’nin işgali altındaki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Başkanı Hristodulidis ve BM Genel Sekreteri Guterres görüştüler.
Toplantıdan sonra Hristodulidis,
-“Tatar toplantıda agresifti” dedi. Neden agresif olduğunu da söylemedi…
Tatar açıkladı “agresifliği”nin nedenini:
-Toplantının en başında “Simon Aykut’un halen tutuklu bulunmasını” eleştirdiğini söyledi.
-“Kuzey’de yatırım yapanları tutuklamakla çete gibi terörize davranışlarda bulunuyorsun” dedi Hristodulidis’e…
-“Kıbrıslı Türk müteahhitlerimi Interpol’e kadar şikayet ediyorsun, buna hiç hakkın yok çünkü yaptığın siyasi hakarettir” dedi Hristodulidis’e…
Bunları Tatar açıkladı. Yalansa eğer, Hristodulidis açıklasın…
Yani, toprak gaspçılarının sözcülüğünü yaptı Tatar BM Genel Sekreteri Guterres’in önünde…
Peki, bunlara karşı Hristodulidis ne dedi?
Anlayabildiğimiz kadarıyla hiçbir şey söylemedi.
***
Ersin Tatar, New York’ta masaya Simon Aykut’u ve diğer toprak gaspçısı inşaat şirketlerinin “hakları”nı taşıdı…
Hristodulidis ise 19 Temmuz’dan beridir Türk işgal rejimi tarafından rehin tutulan beş Kıbrıslı Rumu “masa”ya koymadı!
New York’ta yaşanan “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” durumudur…
Yalnızca Stroggylou, Gastria, Akanthou, Trikomo ve Agios Ambrosios’ta değil, New York’ta da Kıbrıslıların haklarını ve sözünü bastırdı Simon Aykut!
Tatar’ın anlatımıyla yazıyorum…
İşgal rejimi adına Tatar, işgal altındaki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Başkanı’na suçlamalarda bulunuyor Guterres’in önünde:
-Binlerce Kıbrıslı Rumun malını gasp eden “Simon Aykut’u tutukladınız” diyor…
-“Yatırımcı” denilen toprak gaspçılarını tutuklayarak “terörize” ediyorsunuz…
-Onbinlerce Kıbrıslı Rumun topraklarını yağmalayan inşaat şirketleri hakkında “soruşturma yaptınız ve Interpol’e şikayette bulundunuz” diyor…
Hristodulidis, Tatar’a bu konuda ne cevap verdi?
Daha önemlisi Guterres ne reaksiyon verdi?
-Hırsızlar mı haklıdır, Mr. Guterres?
***
Son bir senede iki defa görüşme oldu New York’ta…
16 Ekim 2024’te Tatar, Guterres ve Hristodulidis New York’ta akşam yemeği yedi, 27 Eylül 2025’te de 3’lü görüşme yaptılar.
Bu iki görüşmeye de damga vuran ne oldu?
-Simon Aykut ile inşaat ve emlak şirketleri toplantı gündemini belirledi.
***
Unuttunuz değil mi, 16 Ekim 2024’te New York’ta yenen akşam yemeğinde Simon Aykut’un BM gündemine getirildiğini?
Hem geçen sene hem de bu sene New York’ta Kıbrıslıların haklarının yerine gaspçılar konuşuldu.
Geçen sene Tatar görüşmenin yarısını Simon Aykut için harcadı,
-“20 senedir adam Rum mallarına inşaat yapar, şimdi mi geldi aklınıza tutuklamak” gibi laflar etti…
Yetmedi, Tatar toplantıdan sonra,
-“BM Genel Sekreteri Guterres Simon Aykut için af talep etti” dedi.
Manşetlere taşındı bu konu… Ama Birleşmiş Milletler bizi insan yerine koyup bir açıklama dahi yapmadı!
Hristodulidis ise kendi yerine Kıbrıs Haber Ajansı’nı konuşturdu:
-Yemekte konuyu defalarca gündeme getiren Tatar’ın kendisidir. Cumhurbaşkanı Hristodulidis ise özellikle bu tür konularda yargıya müdahale edilemeyeceğini açıkça ifade etti.
Üzerinden bir sene geçti, aynı şekilde Simon Aykut New York’ta masaya çöktü…
***
BM görüşmelerinde bugüne kadar işgalin oldubittileri ve Türkiye’nin savaş suçları meşrulaştırıldı.
BM’den çözüm beklemeyin, çünkü sorunun parçasıdır. Ama şu tespiti yapalım: Yeni bir aşamaya geldik…
Doğrudan doğruya Simon Aykut gibi Kıbrıslıların haklarına tecavüz eden, savaş suçlarından yargılanması gereken inşaat şirketleri savunuluyor BM’nin masasında!
Buna dur demek gerekiyor artık…
Çünkü 50 sene önce işgal edilen toprak üzerinden başlayan pazarlık bizi bugünkü noktaya getirdi.
Kıbrıslıların haklarını gasp eden Simon Aykut gibi bir toprak hırsızının BM’de savunulması yarın bize her şeyimizi kaybettirir!
Önce güneyli Kıbrıslı Türkler ve kuzeyden kovulan Rumlar kaybeder, sonra bütün Kıbrıslılar…
-Tek kazanan yerleşimci sömürgeciliği olur!
Bu durumun faili de Tatar değildir, işgal rejimidir. Tatar sadece kukladır. İşgal rejiminin aparatı olan Kıbrıs Türk Barolar Birliği de Tatar’ın söylediklerini savunur…
Simon Aykut için Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşı “Kıbrıslı Türkleri yok edemeyeceksiniz” diye eylem yapan Müteahhitler Birliği ile Barolar Birliği’ydi.
-Avukatlarımız savunur hırsızlığı!
Yarın Tufan Erhürman da gelse aynı politika devam edecek, Tatar da kalsa…
***
Son bir senede New York’ta iki defa üçlü görüşme yapıldı. İkisinde de Simon Aykut gündemi belirledi…
Yerleşimci sömürgeciliği önce Kıbrıslıların topraklarını gasp etti, sonra söz hakkını!
Tatar, New York’ta toprak gaspçısı Simon Aykut ve inşaat şirketlerinin “hakkı”nı savundu Guterres’in önünde…
Peki, Hristodulidis neden işgal rejimi tarafından rehin alınan beş Kıbrıslı Rumun hakkını savunmadı?
-Müzakerelerdeki “olumlu hava”yı bozmamak için mi?
