Kıbrıs’ın işgal bölgesinde “yeni” dönem: “Kahrolsun Bahçeli, yaşasın Erdoğan”!

Aziz Şah – Köpek nasıl eğitilir?

-Başını okşayarak, cezalandırarak ve ödüllendirerek.

Komut almayı, oturmayı ve kalkmayı öğretirsiniz. Kemik atarsınız yalar. Sopa atarsınız alır getirir. Tekrar atmanızı ister, binbir şirinlik yapar size o sopayı atmanız için…

Sömürge tebaları da köpek eğitir gibi eğitilir.

Kıbrıs sömürgeciliğin laboratuvarıdır. Çok deney yapıldı üzerimizde. Bugünkü dehümanizsyona (insanlıktan çıkarmaya) kolay ulaşılmadı.

Aşağılandık, okşandık, hiçleştirildik sinekleştirildik…

***

Neden bir zamanlar Kıbrıslı Türkler,

-“Kahrolsun Foot, yaşasın Harding!” diye slogan atardı?

-İkisi de İngiliz sömürge valisi, ikisinin de amacı aynıydı. Biri kurnaz siyasetçi, diğeri katı bir askerdi.

Aradaki fark birinin görevi cezalandırmaktı, diğerinin ödüllendirmek. Biri eziyordu, diğeri okşuyordu. İkisi de şovenizmi zerkederek etnik temelde Kıbrıslıları bölüyordu. Aynı makinenin dişlileriydiler.

***

Hiçleştirmek için horlama, aşağılama, had bildirme sömürgede gündelik eğitimdir.

Sömürgecinin kişiliksizleştirme politikası bir yönetim biçimidir. Çünkü özgüveni olan insan ne istediğini bilir ve kurtuluşu için mücadele eder; ancak hiçleşmiş olan siner, susar, saklanır.

Sömürgeciye ne kadar biat ettiğinizin önemi yoktur. Biatta ispat yoktur, çünkü sömürgeci size hiçbir zaman güvenmez ve güvenmeyecek; böcekleşseniz de aşağılama devam eder!

Sömürgecinin kişiliksizleştirme politikası bir yönetim biçimidir. Çünkü özgüveni olan insan mücadele eder. Sömürgeci ise boyun eğdirmeden var olamaz sömürge tebaası karşısında!

***

19 Ekim günü Türk sömürgeci rejimi Kıbrıs’taki yeni işbirlikçibaşı olarak Tufan Erhürman’ı seçti.

19 Ekim’de sömürgeci TC Devleti’nin devlet partisi MHP’nin başbuğu Devlet Bahçeli ilk düdüğü çaldı. Sonra 23 Ekim’de bir düdük daha çaldı…

-Hizaladı!

Bahçeli, “81 Düzce’den sonra 82’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olması artık hayat memat konusu haline gelmiştir” dedi…

Kıbrıs’ın işgal bölgesinin 82. vilayet olması konusunda dilini yükseltiyor.

-Neden?

Israr, inat ve tekrar ediyor. İlhak edeceğinden değil, etmeyeceğini ve edemeyeceğini kendisi de biliyor,

-Düdük çalıp hizaya çekiyor!

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ve Erdoğan’ın başdanışmanı Oktay Saral da Bahçeli’nin sözlerini tekrar ederek hizalamak için düdük çalıyor.

Ne dedim?

-Hiçleşmiş olan boyun eğer ve boyun eğmenin sonu yoktur. Sömürgeci de boyun eğdirmeden var olamaz sömürge tebaası karşısında!

Erdoğan’ın başdanışmanı Oktay Saral’ı hatırladınız mı? 6 ay önce Ünal Üstel’i aşağılarken şöyle demişti:

-“KKTC’nin Boşbakanı, hoş konuşmamış boş konuşmuş… Yazık çok yazık, şu Kıbrıs’ı bir türlü Rum’luktan kurtaramadık”…

Aşağılama/kişiliksizleştirme sömürgede bir yönetim biçimidir. Boyun eğen için eğmenin ve eğdiren için eğdirmenin sonu yoktur.

***

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın sözlerini duyduğumda Korgeneral Hasan Memişoğlu’nun 20 sene önce CTP’lilere söylediklerini hatırladım.

2005 yılında bir resepsiyonda dönemin KTBK komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu CTP’li Özkan Yorgancıoğlu, Eşref Vaiz ve Fatma Ekenoğlu’na şöyle der:

-“1974’ten beri bu ülkede ateşkes koşulları vardır. Türkiye Genelkurmayı’na bağlı bir Kolordu’nun sorumluluğunda CTP hükümet ortağı olmuştur. Bölgenin tüm sorumluluğu Kolordu komutanına aittir. O bölgede sizin de İŞ OLA bir Parlamentonuz vardır, İŞ OLA Başbakanınız, İŞ OLA Cumhurbaşkanınız vardır”…

2025 yılında MHP’nin ikinci adamı Semih Yalçın ise şöyle diyor:

-“Türk ordusu Kıbrıs Türklerini Rum ve Yunan mezaliminden siz evcilik oynar gibi devletçilik oynayasınız diye kurtarmamıştır”…

20 sene önce CTP, İŞ OLA “cumhurbaşkanlığı”nı, İŞ OLA “başbakanlığı” ve İŞ OLA “meclis”i aldığında KTBK Komutanı’ndan duyduğu söz ile 20 sene sonra CTP yeniden İŞ OLA “cumhurbaşkanlığı”nı aldığında duyduğu aynı söz!

***

Bu birkaç günde Türkiye’deki Türkçü faşist-İslamcı çevrelerden sayfalar dolusu açıklama yapıldı, trol hesaplar savaş açtı, ilhak naraları atıldı.

-Muhatabı kim?

-Tufan Erhürman, İŞ OLA “cumhurbaşkanı”!

Neydi Tufan Erhürman’ın seçim sloganı?

-“Bizim sözümüz ve benim sesim Tufan Erhürman”…

Ne oldu, sesiniz mi kısıldı?

-Devlet Bahçeli ve düdükçülerine tek kelime etmedi Tufan…

Şaşırmayın!

-Bile bile yuttunuz bu zokayı!

Tufan sinme, perde arkasına saklanma, susma ve kafasını kuma gömme ustasıdır. Hiçbir hayat memat meselesinde dilini taşın altına koymaz, aydın sorumluluğu almaz, siyasi irade gösteremez.

Nedir Kıbrıs’ta sömürgecinin sözü?

-Otur arap kalk arap!

Ne demişti Mehmet Ali Talat?

-Ankara otur derse otururum, kalk derse kalkarım!

Tufan da konuş dediklerinde konuşacak, sus dediklerinde susacak.

Devlet Bahçeli’nin ilk sınavından geçti Tufan…

-Sizin “Tufan hoca”nız!

Sömürgeci “Tufan hoca”nızı tertipleyecek, Tufan da sizi…

-Çünkü sömürgede kişiliksizleştirme bir yönetim biçimidir.

İnsanlıktan çıkarılan sömürge tebaası aklıyla değil burnu ile düşünür.

-“Kahrolsun Foot, yaşasın Harding” diyordunuz.

Şimdi de “Kahrolsun Bahçeli, yaşasın Erdoğan” diyeceksiniz!

About the author