Tufan Erhürman ilk özel röportajını neden Işıkçılar tarikatının “Türkiye” gazetesine verdi?

Aziz Şah – 25 Eylül günü Girne Kapısı’ndan yukarıya doğru yürüyorum, karşıdan Selma Eylem’in başını çektiği öğretmenler slogan atarak geliyor:

-Kıbrıs laiktir, laik kalacak!

O gün Yüksek Mahkeme “türban tüzüğü”nü iptal etti.

Girne Kapısı’nda işim vardı. Girip çıktığım dükkanlarda bir dergi dikkatimi çekti “Hakikat” diye.

Dergi Kuran’dan surelerle donatılmış, cihat çağrısı yapılıyor.

Kapakta surelerin altında sekiz sütun üstüne sapsarı haykıran puntolarla şu manşet atılmış:

– “EY NECİP MİLLET!

BU DİN, BU VATAN BİZE EMANETTİR.

BU UĞURDA CİHAD ETMEK, ŞEHADETE YÜRÜMEK ŞEREFİMİZDİR!”

Birkaç gün sonra sosyal medyada bir eczacı paylaştı “Türkiye’den geldik hediye dağıtıyoruz deyip elime tutuşturdular” bu dergiyi diye. Sonrasında Agios Georgios’tan (işgal altındaki adı Karaoğlanoğlu) bir eczacı daha yazdı. Daha sonra da Trikomo’da dağıtıldığını öğrendim.

Velhasıl cihad çağrısı Lefkoşa’dan Girne’ye ve Trikomo’ya yankılandı.

Kıbrıs’ta İsmailağa ve Süleymancılar tarikatları var. Ömer Öngüt’ün Hakikatçılar tarikatı da gelmiş…

***

Cihad çağrısı altında Kıbrıs ile ilgili şunlar yazıyor:

-“Amerikan ordusu İran’ı vurmak için bilhassa Güney Kıbrıs’a yığınak yapıyor”…

-“Kıbrıs Rum kesimine demir kubbe sisteminin kurulduğu söyleniyor.

Niçin?

Yahudi ve hıristiyanlar birbirinin dostu olduğu için. İkisinin de düşmanı İslâm ve Türkiye olduğu için.

“Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Mâide: 51)”…

-“GKRY Lideri Nikos Hristodulidis ile Hindistan Başbakanı Modi “Ortak İşbirliği Deklarasyonu” imzaladı.

Bu kadar aleni Türkiye düşmanlığı yapıyorlar. Hindistan’ın Türkiye düşmanlığı ayrı bir şey, Rum’un Yunan’ın Türkiye’ye ne kadar düşman varsa topraklarını açması, askeri ittifak içine girmesi çok daha ayrı bir şey. Bunların düşmanlığı bu kadar büyük ve bu kadar aşikâr iken nasıl bir teyakkuzda olmamız icap ediyor?

Türkiye’nin düşmanlarının bir araya gelip ittifak yapması ve aynı anda Yunanistan ve Kıbrıs’ta olmaları bir şey planladıklarını akla getiriyor.

İsrail-Yunanistan-Hindistan ittifakının arkasında Amerika var. Hindistan’ı Pakistan’a karşı, İsrail ve Yunan-Rum ikilisini Türkiye’ye karşı hazırlıyorlar. Vakti zamanını bekliyorlar. Çünkü İslâm dünyasında ordusu kuvvetli harbe hazırlık seviyesi yüksek iki ordudan birincisi Türkiye, ikincisi Pakistan”…

-“Muhterem Ömer Öngüt Hazretleri şöyle buyurmuştu:

“En birinci düşman Yunan görünüyor. Daha bilmedik ne düşmanlar var. Her kâfirin gözü İstanbul’da”…”

***

Kıbrıs’ta dağıtılan dergide daha neler neler yazıyor…

-Kıbrıslı Rumlar, Hristiyan-Yahudi ittifakı ile Türkiye’ye saldıracak-mış!

Açık kaynaklara göre, Türkiye’de 16 ABD askeri üssü var. Ayrıca Türkiye’de 15 farklı noktada NATO radarları var, 5 farklı nokta da füze ve nükleer bomba tesisleri ve depoları var.

Modernize edilmiş nükleer bombaların yaklaşık 50 adedi Türkiye’de İncirlik Üssü’ndedir. Bu atom bombaları Hulusi Akar’a sorulduğunda verdiği cevap zımni bir kabul niteliğindedir: “ABD ile Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması çerçevesinde faaliyetlerimiz devam ediyor”…

Ayrıca İsrail’in savunması Malatya’daki Kürecik Radar Üssü’nden başlar. İsrail’e atılan orta ve uzun menzilli füzeleri Malatya’daki radar üssü havada tespit eder ve İsrail’in hava savunma sistemi imha eder.

Türkiye, Batı emperyalizmi-İsrail ekseninin kilit halkasıdır. Koparsa emperyalist zincir kopar…

Cihatçıların hayal dünyasındaki “İslam ordusu” değildir Türk ordusu. “Haçlı” NATO’nun üyesidir ve bugün AB emperyalizminin askeri projesi SAFE’e girmeye çalışmaktadır Türkiye!

***

Yazıya Hakikatçılar tarikatı ile başladım Işıkçılar tarikatı ile bitirelim…

19 Ekim’de Tufan Erhürman Türkiye’nin yeni işbirlikçibaşı olarak göreve başladı.

Bir haftadır Türkçü ve İslamcı çevrelerden yükselen ilhak naralarına hiçbir cevap vermedi. Ancak -gözden kaçmasın- Türkiye basınına konuştu…

Işıkçılar tarikatının “Türkiye” gazetesine konuşmayı seçti Tufan.

-“Bizimle ilgili önyargıları yıkacağız. Türkiye adanın tartışmasız garantör gücüdür ve aramızda hayati bir bağ var” dedi.

Ne söylediğinden çok, nereye söylediği önemlidir!

Tufan neden “ilk özel açıklaması”nı TRT, Anadolu Ajansı ya da Demirören’e değil de bir tarikatın gazetesine yaptı?

Işıkçılar tarikatının gazetesi son 20 yılda iki kere Kıbrıs’la ilgili öne çıktı:

-2004’te CTP hükümete geldikten sonra Vokalida (Bafra) bölgesinin 13 parsele ayrılıp Türkiyeli şirketlere peşkeş çekilmesi Işıkçılar tarikatının yayın organı Türkiye gazetesinin gündemindeydi.

-2020’de -yani 2 Mayıs 2021’de başlayan Sedat Peker videolarından önce- Halil Falyalı Işıkçılar tarikatının yayın organı Türkiye gazetesinde Cem Küçük tarafından hedef tahtasına asıldı. (Kaynak: Ahmet Şık, Bahadır Özgür, Ertuğrul Mavioğlu, Hakkı Özdal ve Timur Soykan tarafından hazırlanan DUVAR kitabı)

İleride fikri takip yapmak için tarihe notumu düştüm…

Tufan Erhürman’ın “ilk özel açıklaması”nı bir tarikat gazetesine yapması tek başına bir haberdir. Nedeni, niçini, nasılı ileride anlaşılacak!

About the author