
Aziz Şah – 1990’lı yılların ortası…
Cebinde beş kuruş olmadan Konya’dan gelen 18-20 yaşlarında bir yerleşimci Girne’de bir bakkala girer.
1994 Aralık’ı. Hava soğuk olduğu için,
-“Arkadaşımla buluşacağım, içeride bekleyebilir miyim” der, bir şeyler içer beklerken, ortamı yoklar.
Demir okkalarla dükkanın sahibi nene ve dedeyi darp eder. iki torun bakkalın gaşalarını taşımak için geldiğinde onlara da saldırır.
2-3 karton sigara çalar… 2-3 saat sonra da yakalanır…
1 hafta önce Konya’dan gelmiştir, pansiyonda kalır…
Dede 2 beyin ameliyatı geçirir…
Neneye 160-170 dikiş atılır…
Küçük kardeşin kafatası çöktüğü için beyin ameliyatı geçirir, olayı bana anlatan dördüncü mağdursa 18 dikişle kurtulur.
Bu olayı detaylarıyla 18 dikişle kurtulan, sonra da Kanada’ya göç eden “çocuk”tan dinledim…
Olay burada kalmaz.
Nene, dede ve torunların gördüğü yerleşimci teröründen sonra aile eylem yapmaya karar verdi. Aile arasında bir eylem, 30-40 kişi…
-“Kimlikle Girişlere Hayır” eylemi…
O zamanlar Girne kalesinin orada bulunan polis binasının önüne gidip pankart açtılar ve dükkâna da pankart astılar:
-“Kimlikle Girişlere Hayır!”
Eylemden sonra eve dönerler…
Akşam yemeği sırasında BRT’de Denktaş’ın konuşması verilmektedir Gaziler Lokali’nde:
-“Bugün birkaç kendini bilmez” diye girer Denktaş söze… Ve bildiğimiz o cümle dökülür ağzından:
-“Gelen de Türk giden de, beğenmeyen çeksin gitsin”…
En hafifi 18 dikişle kurtuldu, dede 2 beyin ameliyatı geçirdi, neneye 160-170 dikiş atıldı, küçük kardeşin kafatası çöktü…
Şimdi koca adam olan, 1994 Aralık’ında şiddeti yaşayan Kanada’ya göç etmiş “çocuk” anlatıyor:
-“Bu detayları vermemin sebebi, Denktaş’ın bu beyanatı hangi koşullar altında yaptığını, gaddarlığını, aymazlığını anlatmak”…
Ve benim için acı olan şuydu ki, mağdur olan ailenin kim olduğunu eski Girneliler bilse de, hala ailesinin bu olaydan dolayı zarar görmesinden korkuyordu anlatırken. Ayrıca bu aile CTP’lidir ve CTP milletvekili de çıkarmıştır.
-“Ben Kanada’dayım ama ya onlara bir şey olursa” diyordu…
Denktaş öldü ama korkusu kaldı.
Velhasıl Girne’de bir aile Konya’dan gelen başıbozuk bir yerleşimcinin şiddetine maruz kaldı.
Tek bir aile uğradığı şiddet karşısında Girne’nin ortasında eylem yaptı “Kimlikle girişlere hayır” diye…
Yaklaşık 2 senedir işadamları tehdit ediliyor ve otogaleriler kurşunlanıyor, en son mimar ve mühendislerin tehdit edildiğini Mimar ve Mühendis Odaları Birliği’nin başkanı açıkladı… Ve gazeteci Pınar Barut ile ailesi de “Kelle başı 1’er milyon Dolar vereceksiniz” diye tehdit edildi. Örgütler toplaştı, basın açıklaması yapıldı ve olaysız dağıldılar…
Girne’de tek başına bir aile 1990’ların ortasında başıbozuk bir yerleşimcinin şiddetine maruz kalınca “Kimlikle girişlere hayır” eylemi yapıyor.
Yaklaşık olarak iki senedir yükselen bir ivme ile sistematik bir şekilde Türkiye’den elini kolunu sallayarak gelen çete mensupları tehdit ve şantajla silahlı saldırı düzenliyor. Koca koca örgütler ise 1990’larda tek başına bir ailenin yaptığını yapamadı…
-Kimlikle girişlerin yasaklanması için neden miting yapılmıyor?
Kıbrıs’ın işgal bölgesinde parayı elinde tutan iki meslek grubu olan otogalericiler ve inşaatçılar Türk mafyasının yeni nesil çetelerinin hedefinde. Yeni bir mülkiyet rejiminin, servet transferinin ayak sesleridir yaşananlar.
Toprak gaspçısı yerleşimcibaşı Simon Aykut, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından tutuklandıktan sonra Müteahhitler Birliği ve Barolar Birliği Trikomo’daki yerleşimcileri otobüslere doldurup Kermia kapısına yığmıştı “Simon Aykut’a özgürlük” için…
Toprak gaspçısı Simon Aykut’u savunmak için Barolar Birliği ve Müteahhitler Birliği’nin açtığı pankartta:
-“Kıbrıslı Türkleri yok edemeyeceksiniz” yazıyordu!
Toprak gaspını savunan avukatlar ve müteahhitler kime diyor “Kıbrıslı Türkleri yok edemeyeceksiniz” diye?
-Kıbrıs Cumhuriyeti’ne!
Hiç yeni pankart hazırlamaya gerek yok…
Toprak hırsızı Simon Aykut’u savunmak için hazırladığınız “Kıbrıslı Türkleri yok edemeyeceksiniz” pankartını alın…
Bir ucundan Barolar Birliği, diğer ucundan Müteahhitler Birliği, ortasından da Otogalericiler tutsun…
-Yürüyün Timbu’ya, Ercan Havalimanı’na!
2 senedir elini kolunu sallayan tetikçiler kimlikle Ercan’dan girerek kurşun sıka sıka dolaşıyor Türk ordusunun kontrolü altındaki Kıbrıs’ın kuzeyini.
Alın pankartınızı elinize…
Tetikçilerin elini kolunu sallayarak “kimlikle” giriş yaptığı Ercan’da “Kimlikle girişlere hayır” mitingi yapın!
Yapamazsınız değil mi?
Girne’de tek başına bir aile 1990’ların ortasında “Kimlikle girişlere hayır” eylemi yaptı.
Denktaş da karşılığında “Gelen de Türk giden de Türk, beğenmeyen çeksin gitsin” dedi…
Sendikalar, örgütler, partiler, meslek odaları, hem de en paralı “birlikler” toplanarak basın bildirisi okuyup dağılıyorlar. Girne’de tek başına bir ailenin yaptığını yapamıyorlar…
Çünkü mevzu onur meselesidir!
