
Aziz Şah – Türkiye’den elini kolunu sallayarak gelen tetikçiler Türkiye Cumhuriyeti devletinin kontrolü altındaki Kıbrıs’ın kuzeyinde kurşun sıka sıka dolaşıyor.
Akın akın gelen tetikçiler için en başından tespitimi yaptım: Bu bir servet transferi rejimidir.
Türkiye kapitalizminin özgün niteliğidir mafya şiddeti ve çökerek birikim modeli. Kıbrıs’ın işgal bölgesi de Türkiye’nin iç pazarı olduğu için bu sürecin parçasıdır.
Girne’den Anadolu’ya bağladığınız yolun sonucudur bu şiddet sarmalı.
Türkiye kapitalizminde gelişim ve kriz dönemlerinde, sermayenin başkalaşım süreçlerinde bu şiddet ortaya çıkar. Bir bakarsınız bugünün tetikçisi yarının işadamıdır!
***
Kıbrıs’ın işgal bölgesinin Türkiye’nin iç pazarına dönüşmesinin doğal bir sonucu var: Kimlikle giriş!
İstanbul’dan Konya’ya uçan TC vatandaşı nasıl seyahat ederse Kıbrıs’ın işgal bölgesine de öyle gelir.
-İç pazar/tek pazar olmaktır “kimlikle seyahat”…
Peki, Türkiye’den Kıbrıs’ın işgal bölgesine “kimlikle seyahat” kararını kim aldı? Yetkili kimdir?
***
Kıbrıs’ın işgal bölgesinde koca koca örgütler “kimlikle girişler”e karşı sesini çıkaramıyor.
-Neden?
-Çünkü rejim içi kabul edilebilir muhalefettirler.
Kendilerine çizilen çerçevenin dışına çıkmazlar…
Çünkü bu muhalefetin varoluş nedeni, Kıbrıs’ın işgal bölgesinde demokratik bir düzen olduğunu dünyaya göstermektir.
CTP’sinden KTÖS’üne tüm muhalefetin görevi Türk işgali altında demokrasi olduğunu dünyaya anlatmaktır.
-“Kimlikle girişlerin yasaklanması için neden miting yapılmıyor?” başlıklı bir yazı yazdım.
Yasaklanamayacağını biliyorum çünkü “kimlikle giriş” kararını alan kaldırır ancak.
Mesela çiçeği burnundan Sıla Usar CTP’si hükümet olursa “kimlikle girişler”i yasaklayacak mı?
Daha doğrusu: Yasaklayabilir mi?
En doğrusu: CTP bu doğrultuda kampanya yaparsa hükümet olmasına müsaade edilir mi?
-“Kimlikle girişlerin yasaklanması için neden miting yapılmıyor?” sorusunu sorarken yasaklanamayacağını bilerek sorarım.
Ancak mücadele tam da bu imkansız için edilir!
İmkansızı talep edersiniz, olmayacağını bile bile, çünkü mücadele budur. Olmazı oldurur…
Bunun için de siyasi program, irade ve onur lazım: Bu da “kabul edilebilir muhalefet”te yoktur!
***
Şimdi gelelim esas meseleye: “Kimlikle girişler”de kararı kim aldı ve yetki kimdedir?
Kıbrıs’ın ender bulunan onurlu aydınlarından Salih Olgun tarihi bir belge paylaştı sosyal medyada…
-Kimlikle giriş kararının alındığı belgeyi!
27 Ağustos 1991’de “Lefkoşa TC Büyükelçiliği” denilen Sömürge Valiliği’nde yapılan toplantıda alındı TC vatandaşlarının Kıbrıs’ın işgal bölgesine “kimlikle giriş” kararı.
Yani, TC “Büyükelçilik” binasında yazılan bir yazı “yasa” oldu.
Türk sosyolog İsmail Beşikçi’nin dediği gibi:
-“Sömürgeler kararnamelerle yönetilir”…
Kimlikle giriş kararı da bir kararnamedir.
***
27 Ağustos 1991’de “Lefkoşa TC Büyükelçiliği”nde yapılan toplantıda alınan karara göre TC ile KKTC arasında pasaport yerine kimlik belgesi ile seyahat 2 Eylül 1991 saat 00.01’de başladı.
Metnin altındaki imzacıların sırasıyla makamları ve isimleri şu şekilde:
-TC Büyükelçisi: Ertuğrul Apakan
-TC Büyükelçiliği müsteşarı: Aydın Evirgen
-GKK (Özel İstihbarat Başkan yardımcısı TSK mensubu) temsilcisi: Kuntay Özbal
-GKK (Özel İstihbarat Başkanlığı İçistihbarat Şube Müdürü TSK mensubu) temsilcisi:
Sadık Köstereli
-GKK temsilcisi: Özgün Öztemel
-Başbakanlık: Tahsin Ertuğruloğlu
-Dışişleri ve Savunma Bakanlığı: Özer Koray
-İçişleri, Köyişleri ve Çevre Bakanlığı: Mehmet Ali Özyalçın
-Muhaceret Dairesi: Cemal Zekioğlu
-Polis Örgütü: İbrahim Altıner
***
Türkiye’den Kıbrıs’ın işgal bölgesine “kimlikle giriş” kararı TC Büyükelçiliği’nde alındı.
-“Güneye karşı kuzeydeki nüfusun Rumların en az %75’i kadar olması gerektiği” politikasının uygulaması için alınan bir karardır bu.
Bu karar Kıbrıs’ı İstirdat Planı’nın bir adımıdır. İşgal bölgesinin Türkiye’ye entegrasyonu (ilhakı) doğrultusunda yeni bir aşamadır.
2 Mayıs 1975’te TC Dışişleri Bakanlığı’nın yayınladığı ‘ÇOK GİZLİ’ ibareli “Kıbrıs’ın Türk Bölgesindeki İşgücü Açığının Türkiye’den Gönderilecek İşgücü İle Kapatılmasına İlişkin Yönetmenlik” ile başlayan yerleşimci nüfus transferinin devamıdır “kimlikle giriş” kararı…
Kaya Türkmen yarım asırda Kıbrıs’ın işgal bölgesine diplomat olarak gelip diplomat olarak giden tek Türk’tür. Sömürge valisi olarak atandığını anlamadığı için 7 buçuk ayda görevden alınarak tarihe geçti.
Sayın Türkmen’in görevden alınmasına neden olan olaylardan en önemlisi Türkiye’den Kıbrıs’ın işgal bölgesine “kimlikle girişler”e karşı çıkmasıydı!
Kaya Türkmen hatıralarını yazdığı “Devlet Terbiyesi” kitabında şöyle anlatır:
-“Basınla sohbetlerimde kimlikle girişlerin sakıncalarını anladığımı ve buna son vermek gerektiğini söyledim durdum. Sen misin böyle konuşan? Bakanlık ağzıma biber sürdü. ‘Derhal düzelt’ dediler. ‘Kimlikle girişler devam edecek’ dediler. Emir demiri keserdi. Bir büyükelçilik açıklaması hazırlayıp getirdi arkadaşlar. ‘Kimlikle geçişler TC ve KKTC halklarının kardeşliğinin göstergesidir. Değiştirmek sözkonusu olamaz’ tadında laflar ettik”…
Bunun üzerine Afrika gazetesi “Büyükelçinin kulağı çekildi” diye haber yapar…
Bay Türkmen şöyle diyor:
-“Afrika haklıydı, aynen öyle olmuştu”…
TC’den Kıbrıs’ın işgal bölgesine “kimlikle girişler” yerleşimci kolonizasyonu politikasının parçasıdır. Yerleşimci kolonizasyonu sona ermeden kimlikle girişler sona ermez.
Yerleşimci nüfus politikası doğrudan Ankara ve asker tarafından yönetilen planlı ve sistematik bir kolonizasyondur. Bu gerçeği inkâr edenler biraz da Türkmen’in anılarından okusun, kim belirliyor ve yönetiyor planlı ve sistematik nüfus kolonizasyonunu…
İşte bu yüzde Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki rejimin demokratik olduğunu dünya aleme gösterme görevini üstlenen tüm rejim için kabul edilebilir muhalefet “kimlikle girişler” konusunda yerleşimci sömürgeciliğinin zülfiyarine dokunamaz!
***
-Türkiye’den gelen tetikçilerden mi rahatsızsınız?
-Canınızı almaya gelmediler, malınıza çökmeye geldiler. Verin kurtulun!
