
Aziz Şah – 1974 işgalinden sonraki ilk “BM parametreleri” neydi?
Birleşmiş Milletler Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğinin tesis edilmesi doğrultusunda yabancı askerlerin Kıbrıs’tan çekilmesi, mültecilerin evlerine geri dönmesi, Varoşa’nın sahiplerine iadesi ve ayrılıkçı KKTC’ye karşı kararlar aldı.
Bunların hayata geçirilebilmesi için Türkiye’ye karşı yaptırım uygulanması gerekirdi. Aksine sırtını sıvazladılar…
Devlet Bahçeli’nin meşhur bir lafı vardır:
-“Erdoğan anayasaya uymuyorsa anayasayı Erdoğan’a uyduralım” diye.
Birleşmiş Milletler de Devlet Bahçeli rolünü üstlendi:
-Türkiye BM parametrelerine uymuyorsa parametreleri Türkiye’ye uyduralım, dedi.
BM müzakerelerinde,
-“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğinin tesis edilmesi” yerini Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yıkılmasına bıraktı.
Bunun için planlar yapıldı ve “iki bölgeli iki toplumlu federasyon” parametresi kondu.
-“Yabancı askerlerin Kıbrıs’tan çekilmesi” parametrelerden silindi, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yıkmak için darbe-işgal-gözcülük yapan üç suç ortağı Kıbrıs’ta kalacak yabancı askerler konusunda “garantör” olarak tartışmasız egemen kılındı.
-“Mültecilerin evlerine geri dönmesi” parametresi yerine zorla yerinden edilen Kıbrıslıların mülklerinin yüzde kaçının gaspçılara hediye edileceği müzakere masasının ana gündemi oldu.
-“Varoşa’nın sahiplerine iadesi” ise unutuldu gitti…
BM Genel Sekreteri Guterres 2024’teki son raporunda,
-“Varoşa’da statükoyu koruyun” dedi.
Devlet Bahçeli Türkiye’de ne rol oynuyorsa BM Genel Sekreteri de Kıbrıs’ta o rolü oynuyor.
Türkiye BM parametrelerine uymayınca parametreleri Türkiye’ye uydurdular.
Üzerinde uzlaşılan “iki bölgeli iki toplumlu federasyon” ile Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yıkmak, zorla yerinden edilen Kıbrıslıların geri dönüşünü engellemek, yabancı askerlerin ve savaş suçu yerleşimcilerin varlığını güvence altına almak “parametre” olarak kabul edildi.
BM parametreleri çerçevesinde “Kıbrıs sorunu” için yapılan müzakerelerde Türkiye’nin toprak gaspı ve nüfus kolonizasyonu üzerinden işlediği savaş suçlarının “iki bölgeli iki toplumlu federasyon” adı altında yasallaştırılması pazarlığa açıldı.
2018’den beridir Türkiye,
-“Bugüne kadar olan BM parametrelerini tanımıyorum” dedi…
-“Yeni parametre iki devletli çözüm olacak” dedi.
Erdoğan senelerdir BM Genel Kurulu’nda uluslararası hukuka, BM kararlarına ve Garantörlük Anlaşması’na aykırı şekilde Türkiye’nin işgal ettiği topraklarda kurduğu uydu devletin tanınması için çağrı yapar.
TC Devleti’nin bu politikasına karşı Birleşmiş Milletler tek bir protestoda bulunmadı. BM Genel Sekreteri ise tek bir açıklama dahi yapmadı.
Peki, Devlet Bahçeli rolünü oynayan BM Genel Sekreteri Guterres ne yaptı?
-Türkiye BM parametrelerine uymuyorsa BM parametrelerini Türkiye’ye uyduralım, dedi.
BM parametreleri belediye parametrelerine dönüştü. Bunun miladı 17-18 Mart Cenevre toplantısıdır.
Türkiye BM kararlarını tanımadığı için 17-18 Mart 2025’te Cenevre’de şu kararlar alındı:
-Mezarlıkların restorasyonu, mayın temizliği, tampon bölgede güneş enerjisi parkı, dört geçiş kapısı, Gençlik Teknik Komitesi…
Türkiye için “Kıbrıs meselesi hallolunmuştur”. Kıbrıs diye bir sorun yoktur. Türkiye için tek mesele dünyaya Kıbrıs sorunu olmadığını kabul ettirmektir.
Türkiye 800.000 Kıbrıslı Rumu öldüremeyeceğine göre bunu ancak diplomasi oyunları ile yapabilir…
BM parametrelerinin belediye parametrelerine dönüşmesi süreci de budur.
BM Genel Sekreteri Guterres 2024’teki son raporunda,
-“Tampon bölgede AB fonuyla elektrik üretin, Kanlıdere’yi ıslah edin, Varoşa’da statükoyu koruyun” demişti.
-“Varoşa’yı sahiplerine iade edin”den “statükoyu koruyun”a dönüştü BM’nin dili!
Türkiye BM parametrelerini kabul etmediği için Guterres kendi çerçevesini bıraktı, masaya da Türkiye’nin kabul edebileceği mezarlık temizliğini koydu…
-Bir belediye işçisinin yapacağı işi BM Genel Sekreteri’ne yaptırdı Türkiye!
BM parametreleri böylece belediye parametrelerine dönüştü.
Türkiye tarihinde anayasanın dönüşümü için Devlet Bahçeli ne ise, Kıbrıs tarihinde BM parametrelerinin dönüşümü konusunda Guterres odur.
Tatar döneminde BM parametreleri belediye parametrelerine dönüştü.
Tufan Erhürman ise Tatar’dan aldığı bayrağı ileriye taşıyor…
BM parametrelerinin içi boşaldı, şimdi de “Güven Yaratıcı Önlemler”in içi boşalıyor.
Tufan’ın masaya koyduğu 10 maddenin hiçbiri Güven Yaratıcı Önlem değildir.
Güven Yaratıcı Önlemler nasıl çıktı ortaya?
“Ghali Fikirler Dizisi” çökünce, Boutros Ghali Lefkoşa Uluslararası Havaalanı’nın ve Varoşa’nın açılmasını önerdi. Mümtaz Soysal da reddetti!
Antonio Guterres’e kadar “Güven Yaratıcı Önlem” dendi mi Varoşa’nın iadesi ve limanların açılması gelirdi akla…
Guterres döneminde Varoşa’nın iadesi mezarlık temizliğine dönüştü!
Yıllar içinde açılması önerilen Lefkoşa Uluslararası Havalimanı, Timbu ve Mağusa limanlarının yerini de Ay Demet kapısına yeni polis kulübesi konması aldı…
Tufan’ın “Güven Yaratıcı Önlem” adı altında masaya koyduğu hiçbir madde Güven Yaratıcı Önlem değildir.
Varoşa’nın iadesidir Güven Yaratıcı Önlem…
Siz Varoşa’yı elinizde koz olarak tutuyorsanız, güven sorununun ta kendisisiniz zaten!
Tufan’ın masaya koyduğu “10 madde” ve “4 şart”,
-İki devletliliğe giden yolun inşa sürecidir.
Nedenlerini başka bir yazıda anlatacağım.
BM parametreleri belediye parametrelerine dönüştü, “Güven Yaratıcı Önlem”lerin içi boşaldı.
BM parametresi “federasyon” için ne dedi Tufan?
-“Dünyada bir sürü federasyon vardır, ama ADINA FEDERASYON DEĞİL SÜLEYMAN DA DENİLEBİLİR”…
Adına “Güven Yaratıcı Önlem” demeyelim artık…
-Ganimetçi Süleyman, deylim!
