
Aziz Şah – 2025 Ocak’ında Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Kıbrıs’ın işgal bölgesine bir ziyaret gerçekleştirdi.
Bu ziyareti önemli kılan Fidan’ın normalde özel olarak görüşmeyeceği iki kişi ile görüşüp bunun kamuoyuna servis edilmesi idi.
-Sahte devletin anamuhalefet lideri Tufan Erhürman ve meclis dışındaki Kudret Özersay ile görüştü…
Gizliden de yapabilirdi, kamuoyuna göstermek istedi. Belki konuşulanlar dışarı sızacak mı diye sınamak da istedi uşaklarını…
-Sızmadı!
***
O ziyarette gördüğüm şuydu: Ankara siyasi tabanı olmayan Kudret Özersay üzerine oyun kuramayacağı için Tufan’ı yeni işbirlikçibaşı olarak atayacak.
Şimdi geriye dönüp bakınca tek bir şey görüyorum:
-Kudret’in politikasını Tufan’a uygulatıyor Ankara.
Nedir Kudret Özersay’ın politikası?
-İki devletli işbirliği modeli: KKTC’yi dünya tanımıyor. Bugünkü şartlarda mümkün değil. Bari Kıbrıs Cumhuriyeti’ne kabul ettirerek “işbirliği modeli” ile ayrı devlete giden yolun taşlarını döşeyelim.
Godot’yu bekler gibi KKTC’nin tanınmasını beklemeyelim, zamana oynayalım.
Özersay’ın kafasındaki model gerçekçi mi?
BM kararları açısından değil, Türkiye’nin Kıbrıs politikası açısından soruyorum…
Efendim, “BM Güvenlik Konseyi kararlarına göre Kıbrıs’ta sadece federasyon olabilir, Avrupa Birliği de başka model kabul etmez, iki ayrı devlet olmaz, Rumların da mülkiyet hakkı var, bu yüzden iki ayrı devlet mümkün değil”…
Hayır, mümkündür!
Nasıl ki BM, tek bir kararla Filistin’i bölüp İsrail’i yarattı Filistinlilerin toprakları üzerinde, sonra da 800.000 Filistinlinin sürgün edilmesine çanak tuttu…
Türkiye’nin işgal edip 200.000 insanı zorla yerinden ederek oluşturduğu uydu devletçiği de BM bir kararla tanıyabilir.
Kıbrıs’taki işgal rejimi ve işbirlikçileri beklentisini Filistin örneğine dayandırıyor zaten:
-Filistin’de olduysa neden Kıbrıs’ta da olmasın?
***
Şimdi buradaki mesele şu:
-“İki devletli işbirliği modeli” ile zamana yayarak Kıbrıs’ta ayrı bir Türk Devleti’nin kabul edilmesini savunan Kudret Özersay’ın kafasında Türkiye’ye ilhak olmak var mı, yok mu?
Kıbrıs’ta tanınmış ayrı bir Türk Devleti’nin bağımsız kalabileceğine inanır mı Özersay?
Peki, 85 milyonluk Türkiye’nin içinde özerk bir cemaat olarak Kıbrıslı Türklerin varlığını sürdüreceği yalanına inanır mı? Daha doğrusu, Kıbrıslı olmak bir anlam ifade eder mi?
Denktaş neden 24 saatliğine KKTC’nin tanınmasını talep ederdi?
***
18 Aralık 2025’te TRT World’de yayınlanan “One on One” programında konuştu Hakan Fidan…
Şöyle dedi:
-“Kıbrıs’ta tek alternatif iki devletli bir çözümdür. Bunu yapabiliriz. Ve iki devletli çözümden sonra her türlü işbirliğini veya siyasi birliği kurabilirler. Bu onlara kalmış”…
Gülerim buna…
Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarının %37’si işgal etti. Etnik temizlikle 200.000 insanı kovdu ve onların yerine nüfus transferi ile yerleşimci kolonisi oluşturdu. Sonra da uydu bir devletçik ilan etti…
Hakan Fidan diyor ki, bu yerleşimci kolonisi Türk devleti tanınacak. Sonra da özgürce kendi kaderini tayin edecek…
İşte buna gülerim!
BM’nin Filistin taksim planı ile kurulan İsrail eğer tanınmış bir devlet ise işgal edilmiş Kıbrıs topraklarındaki KKTC de tanınabilir.
Bu mümkündür!
Mümkün olmayan Hakan Fidan’ın ikinci söylediğidir:
-“İki devletli çözümden sonra her türlü işbirliğini veya siyasi birliği kurabilirler”…
Denktaş’ın hele bir 24 saatliğine KKTC’yi tanıyın dediği gibi…
Önce işgal edilmiş Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarındaki ayrılıkçı rejim KKTC’yi dünya tanısın ve Kıbrıs Cumhuriyeti anlaşma ile işgal edilen topraklarından feragat etsin.
Bu iki devlet sonra isterse işbirliğine gider, isterse de siyasi birlik kurar!
Ne kadar demokrat bir işgalcimiz var…
Her şeye karar vermiş ama sonucu “özgür irademiz”e bırakmış!
***
Olaya bakın…
Kıbrıs’ta işgal edilmiş topraklarda kurulan ayrı Türk Devleti’ni Kıbrıs Cumhuriyeti ve Birleşmiş Milletler kabul etmiş.
Bunun sonucunda:
-Kıbrıslı Türkler Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmış.
-Kıbrıslı Rumların tapuları geçersiz kılınmış.
-Yarım asırdır bir Ateşkes Hattı belirlenemedi. Ama Hakan Fidan’ın “tek alternatif” dediği “iki devletli çözüm”de sınır da belirlenmiş.
-Kuzey ile güney arasında vize ile seyahat başlamış…
Leymosun’a Schengen ile gidiyoruz!
Peki, sonra ne olacakmış dedi Fidan?
-“İki devletli çözümden sonra her türlü işbirliğini veya siyasi birliği kurabilirler”…
***
Kıbrıs’ta bütün dünyanın kabul ettiği ayrı Türk Devleti olacak. Bu devlet ise Türkiye ile birleşmek yerine Rum Devleti ile “işbirliği” veya “siyasi birlik” kuracak-mış!
O zaman sorarlar:
-Biz bu boku niye yedik?
Madem ki dünyanın tanıdığı Türk Devleti yeniden Rumlarla birleşecek, o zaman niye ayrılıyor?
Ne dediydi Fikret Demirağ?
-Kandır çocuğu da taksim istesin!
İşte, Türkiye’nin istirdat (Kıbrıs’ı geri alma) politikası için zaman kazanmak amacıyla “çocuğu kandırma” göreviyle oturtuldu Tufan Erhürman o koltuğa…
