Mammari’de iki Kıbrıslı Rum çiftçi neden saldırıya uğradı?

Aziz Şah – 2023 senesi ile BM’nin Kıbrıs’taki misyonu yeniden tanımlanmaya başlandı…

Ağustos 2023’te Türk işgal güçleri dozerle tampon bölgeye girerek Arsos-Pile arasına yol yapacakları gerekçesiyle BM Barış Gücü askerlerine saldırdı.

Geçmişte tampon bölgede gözü önünde insan öldürülürken izleyen BM Barış Gücü bu kez şiddetin hedefi oldu.

İsrail’in Gazze’de BM çalışanlarını öldürdüğü gibi ve Lübnan’da BM Barış Gücü’nü bombaladığı gibi saldırmıyor Türkiye BM’ye…

Sonuçta bir “imparatorluk geçmişi” var. Nasıl terbiye edeceğini iyi bilir Türkiye!

Kıbrıs sorunu dünyanın öncelikli meselelerinden biri değil. Yapılanlar kolaylıkla görmezden gelinebilir…

Emperyalist zincirin önemli bir halkası olan Türkiye, jeopolitiğini, silahlı kuvvetlerini, mülteci meselesini, enerji yollarını ve ticareti kullanacak yeterince koza ve esnekliğe sahiptir.

TRT’nin Abdülhamid dizisinde olduğu gibi Büyükelçi tokatlayamazlar ama üçüncü sınıf BM askeri dövebilirler. O kadar “hatırı” vardır Türkiye’nin emperyalizm için!

-Kore’den beridir boşuna mı savaşırlar?

BM görevlisini öldürürseniz tepki çeker, dayak atarsanız ise bir sonraki sefer önünüzde durmazlar…

***

BM’nin Kıbrıs’taki misyonu Türk işgalinin moderatörü-kolaylaştırıcısı olmaktır.

1974’e kadar BM askeri TMT adına silah sevkiyatı, bombalama eylemleri, broşür dağıtımı, istihbarat toplama gibi faaliyetlerle “düşük yoğunluklu çatışma”nın sürekliliğini tesis etti.

1974’ten sonra ise BM işgalin oldubittilerinin meşrulaştırılması için Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinde bir baskı aygıtı işlevi gördü.

Bu anlamda Türk işgal güçlerinin Pile-Arsos arasında BM askerlerine saldırısı tarihidir.

Türkiye, yarım asır boyunca Kıbrıs’ta BM’nin bağlı olduğu sözleşmeleri ve uluslararası hukuku ayaklar altına aldı.

2020’den itibaren Kıbrıs’ta BM Güvenlik Konseyi kararlarını tanımadığını ilan etti.

2023’te ise BM Barış Gücü askerilerine tampon bölgede saldırı düzenledi.

Türkiye bu suçların hiçbirinden dolayı kınanmadı bile!

Daha trajik olan ise, 21 Ağustos 2023’te BM Güvenlik Konseyi yayınladığı kararla “Kıbrıslı Türkleri” kınadı. Türkiye’nin işgal güçleri tampon bölgede BM Barış Gücü’ne saldırdı. BM Güvenlik Konseyi sadece “Kıbrıslı Türkleri” kınadı, bütün dünya ise “İşgalci Kıbrıslı Türkler”e lanet okudu.

-Hem devletsiz kaldık, hem işgalci olduk.

Bir toplum böyle hiçleşir, statüsüzleşir, yok olur. Ve gece gündüz “özne” olmaktan bahsedenler ağzını açamaz…

***

2024 nasıl geçti?

2023’te dayak yiyen BM Barış Gücü 2024’te işgal rejiminin insan kaçakçılığının suç ortağı oldu.

Basında belgelendiği şekliyle 31/07/2024 ile 01/08/2024 tarihleri arasında Türkiye üzerinden Kıbrıs’ın işgal bölgesine 70 kişi geldi, sonra da ellerini kollarını sallayarak tampon bölgeye girdiler.

Dahası, bu suçun video görüntüleri Phileleftheros gazetesi tarafından yayınlandı: Yasadışı olarak tampon bölgeye giren kişilere BM askerleri refakat ediyor!

Bu insan kaçakçılığının raporunu BM mi yazdı?

Hesabını kim sordu BM’den? Müzakere masasında kafasına silah dayalı oturan Kıbrıs Cumhuriyeti liderliği mi?

Barış Gücü askerlerinin insan ticaretine suç ortağı olduğunu gösteren video görüntülerinden sonra BM tampon bölgeye çadır kurarak bu kişilerin Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından kabul edilmesi için baskı oluşturdu.

Ne dedik?

-1974’ten sonra BM işgalin oldubittilerinin meşrulaştırılması için Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinde bir baskı aygıtı işlevi gördü.

Açıkçası, Kıbrıs’ın özgür bölgesinde tanıştığım birçok yabancıdan şunu duydum: “Bir dönem ben de kuzeyde yaşadım”…

-Nasıl geçtin bu tarafa?

-Yol çok!

Emlakçı ile bile tanıştım. Çatır çatır Türkçe konuşurdu. İnşaat şirketlerinin şeceresini sıraladı. Küçük dilimi ısırdım. Girne’de Rum mallarını sattıktan sonra “güney”e, yani Avrupa’ya iltica etti!

***

2025’e nasıl girdik?

Pakistanlı-Kıbrıslı Türk-İranlı-Kamerunlu çete üyelerinden oluşan bir insan kaçakçılığı şebekesi, 2025 Ocak’ında Türk ordusunun kontrolündeki bölgeden Bodamya-Lurucina hattından BM kontrolündeki tampon bölgeye ve Kıbrıs Cumhuriyeti kontrolündeki bölgeye araçlarla insan kaçırırken Cumhuriyet polisi ile karşı karşıya geldiler.

Türk askerini geçtiler.

BM Barış Gücü’nü geçtiler.

Cumhuriyet polisi ile karşı karşıya geldiler…

Polisin “dur” ihtarına uymadılar.

Açılan ateş sonucu bir Pakistanlı vuruldu.

Vurulmasa olandan bitenden haberimiz olmayacaktı…

Takip edebildiğim kadarıyla Kıbrıs Cumhuriyeti soruşturmayı tamamlayamadı. Çünkü esas suçlular Kıbrıs’ın işgal bölgesinde yaşar.

Kıbrıslı Türk insan kaçakçılarının Lurucina-Bodamya bölgesinde yürüttüğü yasadışı faaliyet konusunda işgal rejimi Kıbrıs Cumhuriyeti ile işbirliği yapar mı?

-Dosya kapandı!

***

2026’ya nasıl girdik?

İki Kıbrıslı Rum çiftçi tampon bölgeye arazilerini ekmek için girdiklerinde işgal güçleri tarafından taşlandılar ve tutuklanmaya çalışıldılar.

BM Barış Gücü de izledi…

***

Tampon bölgede insan kaçakçılığı yapabilirsiniz.

BM Barış Gücü “insan hakları emperyalizmi” çerçevesinde size yardım bile eder insan kaçakçılığı için!

29 Aralık günü iki Kıbrıslı Rum çiftçi tampon bölgede saldırıya uğradı. Hem ifadelerden hem de fotoğraflardan gördüğümüz kadarıyla taşlarla traktörlerinin camları kırıldı.

22 Ocak 2018 linçinde olduğu gibi….

-Mammari’de iki Kıbrıslı Rum çiftçi neden saldırıya uğradı?

22 Ocak 2018’de Afrika-Avrupa gazetesi neden saldırıya uğradıysa o yüzden.

Saldırıya uğrayan “terbiye” olmasa bile, saldırıyı izleyenler “terbiye” olur!

About the author