ABD Venezuela’da egemenliğe silahla tecavüz ediyor, siz Kıbrıs’ta tecavüze uğramaya gönüllüsünüz!

Aziz Şah – Senelerce odamda kapının arkasında bir afiş asılı durdu. İkinci Dünya Savaşı’ndan Irak işgaline kadar olan ABD müdahalelerinin listesi…

Yarım asrın müdahaleleri. ABD’nin maşa kullanmadan, kendisinin yaptığı operasyonlar.

Listede Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs darbe ve işgalleri yoktu mesela. 19’uncu yüzyıl da yoktu…

ABD emperyalizminin Akdeniz’e yerleşmesi 1801’deki Osmanlı Tripoli’si (Libya) kuşatmasıyla başlar.

Trablusgarb Paşası Karamanlı Yusuf’a karşı kardeşi Hamid’i kışkırtırlar. Bu, tarihe ABD Başkanı ve Dışişleri Bakanı onayı ile yabancı bir hükümete karşı yapılmış ilk darbe olarak geçti.

Ondan sonra açıldı Robert Koleji Türkiye’de…

Önce dayak, sonra eğitim!

ABD Deniz Piyadeleri’nin marşı Libya’daki darbeyi anlatarak başlar…

***

Bizim kuşağın ilkgençlik yılları Venezuela’yı ve kaplumbağa hızıyla ilerleyen “Bolivarcı Devrim”i izleyerek geçti.

-Devrim nasıl yapılmaz, öğrendik!

Afrika gazetesinde 19 yaşında yayınlanan ilk yazım Venezuela hakkındaydı. Faize Özdemirciler, Ece Temelkuran’ın “Biz burada devrim yapıyoruz, Sinyorita” başlıklı kitabı üzerine yazmıştı. Faize ablaya cevap yazarak başladım yazmaya…

Kıbrıslılara “dünya”yı yazmayı bırakalı çok oldu. Dilimi tutabildiğimce Venezuela üstüne de yazmayacağım. Çünkü Kıbrıs’ta dünya üzerine konuşmak yüzsüzlüktür…

-Kendi içinde bulunduğu durumu görmeyen insanlara dünyayı anlatamazsınız. Dahası, Kıbrıslıların dünyayı konuşması kendi gerçeklerinden kaçmasıdır!

***

Bir parantez açmam gerekir. ABD emperyalizminin Venezuela müdahalesi tarihindeki onlarca müdahaleye benzer, ancak diğerlerinden ayırt edici bir özelliği var: Diğer müdahalelerden farklı olarak 2026 Venezuela müdahalesi ABD gücünün gerilediği, kapitalizmin tarihindeki Üçüncü Büyük Depresyon olarak adlandırdığımız dönemde gerçekleşti.

Birinci Depresyon 1872-96 arasındaydı, Cihan Harbi’ni çıkardı. İmparatorluklara son verdi…

“Büyük Buhran” adıyla bilinen İkinci Büyük Depresyon 1929’daydı, İkinci Dünya Savaşı’nı çıkardı. ABD emperyalizmini dünya üzerinde hakim kıldı.

Üçüncü Büyük Depresyon ise 2008’de ABD’de başladı ve devam ediyor.

Kapitalizmin depresyon dönemleri öz hakiki faşizm, dünya savaşı ve devrim dönemleridir.

“Öz hakiki faşizm” diyorum çünkü Marksizmi terk eden sol gördüğü her gericiliğe, zorbalığa, baskı rejimine “faşizm” diyor son yarım asırdır.

-Her türlü gericilik lanetlenmelidir ama her gericilik faşizm değildir!

Bugün Trump ön(proto)-faşist aşamadadır.

En başta faşizmin ayırt edici özelliği ordudan bağımsız paramiliter milislerdir. Mussolini’nin Kara Gömleklileri ve Hitler’in SS’leri gibi. Trump bugün milisini arıyor önce ABD’nin içinde ezilenlere ve işçi sınıfına karşı hakim olabilmek için…

ABD’nin son asırda gerçekleştirdiği diğer müdahaleler genellikle komünizmle mücadele ve bölgesel hakimiyet doktrinleri çerçevesindeydi.

2026’daki Venezuela müdahalesi ise ABD emperyalizminin gerileyen gücünü “Make America Great Again” diyerek dünya üzerinde yeniden tesis etmek için 19’uncu yüzyıla dönüştür.

ABD’nin dünya hakimiyeti mücadelesindeki ilk doktrini 1823 Monroe Doktrini’dir. Avrupalı sömürgecileri Amerikan kıtasından kovma, toprak ilhakı ve deniz yolları dahil tüm kıtaya hakim olma doktrinidir bu. Trump’ın başkan olur olmaz Kanada ve Panama’ya göz koymasının mantığı budur. Trump’ın Latino Dışişleri Bakanı Marco Rubio ilk seyahatini Latin Amerika’ya yaparak Monroe’yi uyandırmıştı.

Kanada vilayeti, Panama ve Grönland diyerek Trump’ın bütün dünyaya tartıştırdığı Hitler’in Avusturya’yı ilhakıdır. Kanada Başbakanına “valim” derken, Panama ve Grönland’da Çin’e karşı Hitler’in “lebensraum” (yaşam alanı) mücadelesine girişiyor.

***

Solun, barışın, umudun ve geleceğin “BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesi”nde tanımlandığı bir Kıbrıs’ta “dünya” üzerine konuşmak yüzsüzlüktür…

Sam Amca’nın askerleri Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu yatağından aldılar, burnuna halka geçirip, gezdirdiler New York’ta!

Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki “şaşkınlığa” ve “tepkilere” bakıyorum da…

Türkçe internet argosu bir söz geliyor aklıma:

-Ay ben şok, ay ben iptal!

Ay, ay, ay…

-Çok mu şaşırdınız, cicim?

-BM sözleşmeleri, uluslararası hukuk, egemenlik ayaklar altına mı alındı?

Bu kadar yabancılaşır insan kendine!

51 senedir uluslararası hukukun, BM sözleşmelerinin ve egemenliğin askıda olduğu Birleşmiş Milletler üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti’dir burası!

Kıbrıs’ta 51 senedir uluslararası hukuk yok; haydutluk, sistematik savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar var.

Kıbrıs’ta 51 senedir BM sözleşmeleri geçersiz; bu da yetmezmiş gibi Birleşmiş Milletler kendi sözleşmelerine aykırı olarak Kıbrıs Cumhuriyeti Devleti’ni yıkmak için “müzakere” yürütür.

Kıbrıs’ta 51 senedir egemenlik yok; Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarının %37’sini işgal altında tuttuğu için temel insan hakları olağanüstü hal gerekçesiyle askıdadır.

Yarım asırdır BM sözleşmelerinden ve toprağın egemeni olmaktan ileri gelen haklarımızdan mahrumuz, uluslararası hukukta suçlu ve suç ortağı konumundayız.

Ama ABD emperyalizmi Maduro’yu kaçırınca Kıbrıs’ın işgal bölgesinden yükselen tepki şu:

-“Dünyanın çivisi çıkmış, sözün bittiği yerdeyiz. BM sözleşmeleri, uluslararası hukuk, egemenlik nerede?”

Siz değil misiniz yarım asırdır BM sözleşmelerine aykırı bir şekilde Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yıkmayı savunan? Kendi egemenliğinizden ve insan haklarınızdan feragat eden siz değil misiniz?

ABD emperyalizmi Venezuela’da egemenliğe silahla tecavüz ediyor, siz ise Kıbrıs’ta gönüllüsünüz tecavüze uğramak için!

About the author