Jean Jaures boşuna mı öldü?

Aziz Şah – 2014 yılıydı, ağustosun ilk haftası…                                   

Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasının 100. yılı…

Spiegel dergisini elime aldım. Alman emperyalizminin tank ihracatı haberi ile Jean Jaures’in anma haberi yan yana.

Öfkelendim!

Dünya savaşının 100. yılı olduğu gibi, dünya savaşını başlatabilmek için 31 Temmuz’da öldürülen büyük barış çığırtkanı Jean Jaures cinayetinin de 100. yılıydı.

Öfkelenmemin sebebi, Alman Sosyal Demokrat Partisi lideri Sigmar Gabriel’in Paris’te 31 Temmuz 1914’te Jean Jaures’in öldürüldüğü yere karanfil bırakmasıydı.

Çok öfkelenmiştim…

Çünkü Jean Jaures’in karşı çıktığı için öldürülmesine neden olan o savaşı Alman sosyal demokratları destekliyordu.

Jaures şöyle diyordu öldürülmesinden birkaç gün önce 26 Temmuz 1914’te verdiği söylevde:

-Her halk Avrupa’nın sokakları arasında elinde meşale dolaşıyor ve işte yangın çıkıyor…

1914’te elinde meşale ile dolaşanların başını Alman sosyal demokratları çekiyordu.

Jean Jaures’i Paris’te öldüren bir milliyetçiydi. Ama o öldürülürken Alman sosyal demokratları savaş bütçesi için ellerini havaya kaldırmaktaydı. Bundan 5 sene sonra da 1919 Ocak’ında savaş bütçesi için kaldırdıkları elleriyle Fransız sosyalisti Jean Jaures’in yoldaşı Alman devrimcisi Karl Liebknecht ile Polonya asıllı enternasyonalist Rosa Luxemburg’u öldürdüler.

15 Ocak 1919’da sosyal demokratlar Rosa ve Karl’ı öldürüp Berlin’deki Landwehr Kanalı’na attılar…

100 küsur senedir bu sebepten Alman devrimcilerin değişmez bir sloganı var:

-“Bize kim ihanet etti? Sosyal demokratlar. Kim haklıydı? Karl Liebknecht!”

1918 Alman devriminin liderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in katili Friedrich Ebert’tir. Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD) vakfı onun adını taşır: Friedrich Ebert Stiftung!

Katil Ebert’in vakfı bizim memlekette de sivil toplumculuğu fonlayarak solu kanser etti.

***

Jean Jaures’in öldürülmesiyle başlar Birinci Dünya Savaşı.

Fransız ozanı Jaques Brel’in bir şarkısı vardır “Jaures’i neden öldürdüler?” diye sorar:

“Sorun kendinize, ey güzel gençlik

Bir anının gölgesi kadar kısa bir an

Bir iç çekmenin nefesi kadar kısa bir an

Neden öldürdüler Jaurès’i?

Neden öldürdüler Jaurès’i?”

Jaures’in ölümü bir semboldür…

31 Temmuz 1914’te öldürülmesinden birkaç saat sonra seferberlik ilan edildi. En azılı barış militanının öldürülmesiyle Fransa savaşa girmiş oldu.

Jaures orta halli burjuva bir ailenin felsefe eğitimi alan oğluydu, diğer oğulları ise amiral oldu. Girdiği felsefe öğretmenliği sınavında üçüncü gelir; sınavda ikinci gelense ünlü filozof Henri Bergson’du. Böyle bir çevreden çıktı…

Jaures anlatıldığına göre Fransa tarihinin en iyi hatiplerinden biriydi. Üniversite kahvesinde otururken “Nutuk! Nutuk! Nutuk isteriz” diye koro halinde bağırarak onu masanın üstüne çıkıp nutuk atmaya davet ederdi gençler.

Biraz da bu yüzdendir, seferberlik ilan edilmeden birkaç saat önce öldürülmesi bu barış çığırtkanının…

Siyasete cumhuriyetçi olarak giren Jaures 30 yaşını geçtikten sonra sosyalist olur. Sosyalist olmasının sebebi de Fransa’da patlak veren işçi grevleridir…

1892’de Charmaux maden işçilerinin grevinden sonra Tarn’ın gerici milletvekili istifa edince onun yerine işçiler Jaures’i seçtiler. Böylece Sosyalist Parti’sine bağlandı…

1892’de Fransa’nın Charmaux bölgesinde başlayan bu grevler bir cumhuriyetçiyi sosyaliste dönüştürür. 1914’te öldürüleceği güne kadar Fransız sosyalizmi onda vücut bulur…

1894’te haksız yere casuslukla itham edilen Yüzbaşı Dreyfus’un davasında büyük romancı Emile Zola ile birliktedir. Yahudi düşmanları, milliyetçiler ve militaristlerin günah keçisi haline getirdikleri yüzbaşıya sahip çıkar…

Bugün bile Fransa dendiğinde ilk akla gelenlerden l’Humanité (İnsanlık) gazetesinin kurucusu ve uzun yıllar başyazılarını yazan kişi de Jean Jaures’ti. Bugün bile Fransa dendi mi akla ilk gelen laikliğin, özellikle eğitimin tamamen laikleştirilmesinin temeli olan yasaların mimarlarından biridir de…

1905 yılında parçalı Fransız sosyalist hareketini birleştirerek parti kurdu; “İşçi Enternasyonali’nin Fransız Seksiyonu” ismini koydu. “Enternasyonal” demek dünya partisi demektir: Bütün ülkelerde ayrı ayrı, bütün dünyada birlikte, bütün gökkubbeyi kaplayan ve bütün yeryüzünü kucaklayan tek bir dünya partisi… İşte o gün insanlık bunu hayal ediyordu. Jaures 1905’te partiyi kurarken kendini bir dünya partisinin Fransa kolu olarak ilan etti. 1892’de maden ve cam işçilerinin grevleri ile karşılaşana kadar sosyalizm nedir bilmeyen bir cumhuriyetçi olan Jaures, grevlerden 13 sene sonra dünya sosyalizminin partisini kuruyordu Fransa’da…

Bir Fransız enternasyonalistiydi Jaures ve söz konusu savaş olduğunda esas düşmanı ne Almanya’da arıyordu ne Rusya’da. Onun için düşman Fransa’daydı: Fransız burjuvazisiydi…

Fransız ozanı Jaques Brel şarkısında soruyor; “Jaures’i neden öldürdüler?”…

31 Temmuz’da Jaures öldürüldü, 3 Ağustos’ta Fransa-Almanya savaşı başladı. Fransa’da Jaures öldürülünce, Alman parlamentosunda savaşa karşı çıkan Karl Liebknecht yalnız kaldı. Sonra, ilk fırsatta sosyal demokratlar onu da öldürdü!

Savaşa “savaş zamanı” karşı çıkabilenler olmadığında başlar savaş, yoksa “barış zamanı”nda herkes mezarlıkta karanfil bırakır…

About the author