
Aziz Şah – İşgal rejiminin kamuoyunu yönetme pratikleri vardır. Yarım asırdır deneyimledik bunları…
-Önce bir fikir atar ortaya, kamuoyunu tartıştırır, sonra kafanıza balyoz gibi iner!
Misal KKTC kurulmadan önce senelerce tartıştılar. Denktaş bir gece ansızın karar vermedi…
CTP ve TKP’liler “tehdit edildiğimiz için evet demek zorunda kaldık” diye masal anlatır. KKTC’nin kurulacağını biliyorlardı. Sadece adı tartışılıyordu ve kurulacağı tarih bilinmiyordu.
Kıbrıs’ın işgal bölgesinde yerleşimci kolonizasyonunun temeli olan İTEM Yasası da böyledir.
1985’ten itibaren tartışılarak kamuoyu hazırlandı, 1995’te devreye sokuldu kansız soykırım yasası İTEM!
Hala Sultan İmam Hatibi’ni de aynı toplum mühendisliği ile açtılar. Önce CTP’ye muhaceret yasasını yaptırarak 54.000 yerleşimci ve ailelerini KKTC vatandaşı yaptılar. Sonra da liberal işbirlikçiler yerleşimci sömürgeciliğini “din ve inanç özgürlüğü” üzerinden savunmaya başladı.
İşgal rejimi böyle çalışır: Tecavüze rıza üretir!
***
“Rejimin medyası” başlıklı uzunca iki yazı yazdım birkaç gün önce. Olana bakın ki “rejimin medyası” uygulamalı ders veriyor Kıbrıslılara…
Erdoğan’ın yardımcısı, Kıbrıs’taki sömürge işlerinden sorumlu Cevdet Yılmaz geldi 16 Ocak’ta.
Geldiği gün “Kıbrıs’tan ev alana KKTC vatandaşlığı verilecek” diye bir haber.
Nerede çıktı haber?
Emin Akkor’un “Kıbrıs Net Haber” sitesinde.
Pelin Yükselay imzalı haberde deniyor ki:
-“Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC hükümeti, ülkemizden konut alanlara KKTC vatandaşlığı verilmesiyle ilgili yeni bir proje üretti. Kıbrıs İşlerinden sorumlu Cumhurbaşkanı Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın KKTC ziyaretinde bu konu da gündemde olacak.
Ülkemizden konut alanlara KKTC vatandaşlığı verilmesi koşullarının belirlenmesinin beklediği Cevdet Yılmaz ziyaretinde, yapılan çalışma netleşirse iki ülke arası protokole dönüştürülmesi bekleniyor”…
Şu tesadüfe bakın ki aynı gün Işıkçılar tarikatının “Türkiye” gazetesinde Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer’in yukarıdaki haberle kelimesi kelimesine neredeyse aynı olan açıklaması yayınlandı.
İbretlik ders: Kamuoyu nasıl yönetilir ve Kıbrıslılar yok olmaya nasıl alıştırılır?
Işıkçılar tarikatının gazetesinde Cafer Gürcafer’in açıklaması Cemal Emre Kurt imzasıyla çıktı.
Haber şöyle başlıyor:
-“KKTC, pandemi sonrası oluşan talebin ardından yapımına başlanan ancak çeşitli sebeplerle satılamayan yaklaşık 25 bin konutu eritmek için yeni bir formül buldu. Belli bir parasal sınıra kadar ev alan Türk vatandaşlarına, KKTC vatandaşlığı verilecek”…
Yani, oldu, bitti, karar alındı…
Aynen KKTC’nin ilanında ve İTEM Yasasından önce yapıldığı gibi…
İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, Işıkçılar tarikatının gazetesine şöyle demiş:
-“Burası Doğu Akdeniz’in Miami’si olmaya aday, bakir, zengin kültüre sahip, geleceği parlak bir ülke. Pandemi sürecinde yabancılardan büyük bir talep gelince ilk etapta 10 bin civarında konut hızla satıldı. Ancak peşi sıra yapılan, bir kısmı henüz tamamlanmayan 20 ila 25 bin konut ise Rum kesimi kaynaklı sebeplerle satılamadı. İşte biz bunların satılarak ekonomiye kazandırılması için bir süredir hükûmetle görüşmeler yapıyoruz. Konu, Cevdet Yılmaz ile de ele alınacak. Ne derecede olur bilmiyorum ama belli bir rakama kadar, bir paket dâhilinde konut alındığında vatandaşlık vereceğiz ki stokumuzu eritelim. Ama bu sadece TC vatandaşlarına olacak, diğer ülkeler için geçerli değil” …
***
TC’nin Kıbrıs’taki sömürge işlerinden sorumlu Cevdet Yılmaz’ın adaya geldiği gün işgal rejiminin Kıbrıs ve Türkiye’deki medyasında birbirini doğrulayan iki haber çıktı.
İki haber de, konut karşılığı Türkiyelilere KKTC vatandaşlığı verilecek diyor…
-Oldu, bitti, karar alındı!
Gelen tepkiler üzerine Cafer Gürcafer açıklama yaptı…
Gürcafer, “Kahve ve çay sohbeti esnasında karşılıklı görüş alışverişinde konuşulanların çarpıtılarak maksatlı bir biçimde, benim röportajımmış gibi yayınlanması üstelik de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın ziyaretine denk getirilmesi maksatlı bir provokasyondur. Ne 150 bin dolara ev alana vatandaşlık verilmesi hususunda bir talebimiz olmuştur ne de bu yönde bir açıklamamız olmuştur” dedi.
Yani Işıkçılar tarikatının gazetesinin muhabiri ile çay-kahve içip muhabbet ettiniz, onlar da söylediklerinizi çarpıttı mı?
-Yani sizi kullandılar mı?
Tufan Erhürman 19 Ekim 2025’te işgal rejiminin işbirlikçibaşı koltuğuna oturtulduktan sonra ilk özel röportajını Işıkçılar tarikatının Türkiye gazetesine verdi.
Tesadüfe bakın…
Tufan’ın ilk röportajını verdiği tarikat gazetesi ile Cafer Gürcafer’in konuştuğu gazete aynı…
Biz not edelim. İleride fikri takip için lazım olur.
***
KKTC’nin ilanı ve CTP’nin İTEM yasası ile diğer işgal rejimi yasalarında, CTP’nin muhaceret yasası ile 54.000 yerleşimci ile ailelerinin “vatandaş” yapılması ve Hala Sultan İmam Hatibi’nin açılması süreçlerinde kamuoyunu aynen bugün yaptıkları gibi yönlendirdiler.
İşgal rejimi bugüne kadar ortaya attığı hiçbir “dedikodu”yu sahipsiz bırakmadı…
Merak etmeyin…
-“Dünyanın her yerinde böyledir, konut karşılığında vatandaşlık verilir; unuttunuz mu, Rumlar da altın pasaport verirdi” diyenler çıkacak yakında!
Böyle sömürge tebaaları, kasabın bıçağını yalayan kimliksizler, satılmış ve kiralık kalemler çoktur…
Bataklıkta sinek bitmez!
İşgal rejiminin medyası “haber”i yasa gibi yazdı.
“Kıbrıs’tan ev alana KKTC vatandaşlığı verilecek” haberi gerçek olacak…
