
Aziz Şah – Yakın Kıbrıs tarihi üç-beş tane yalan haberle şekillendi.
27-28 Ocak 1958 provokasyonu gibi, 12 Haziran 1958 Gönyeli Katliamı gibi, 7 Haziran 1958 Türk Haberler Bürosu’nun bombalanması gibi, 25 Mart 1962’de Bayraktar ve Ömerge Camilerinin bombalanması gibi…
21 Ocak 1958’de Türk Lisesi’nin kapısına ve duvarlarına “Zito Enosis”, “Zito Makarios”, “Zito Grivas” ve “Zito EOKA” sloganları yazılmıştı.
Bunun üzerine öğrenciler Türk bayraklarıyla miting yaparlar. Miting olaylı geçer, öğrenciler yaralanır, 11 kişi tutuklanır.
Kıbrıs Türk’tür Partisi Genel Sekreteri Osman Örek Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na bir protesto telgrafı çeker.
O sırada Ankara’da bulunan ayrılıkçı Dr. Küçük,
-“Rumlar hangi cüretle Türk Lisesi’nin duvarlarına bunları yazabilir… Artık sonuna kadar mücadele edeceğiz, ya taksim ya ölüm” der.
Bundan beş gün sonra “Bozkurt” gazetesinin attığı “İngiltere taksimi kabul etti” manşeti ile provokasyon harlanır.
Yıllar sonra Tacit Atai, Türk Lisesi’nin duvarına sloganları Nalbantoğlu’ndan aldığı emirle kendisinin yazdığını açıklar…
Türk Lisesi provokasyonundan 6 gün sonra ise emperyalizmin tetikçisi Özel Harpçiler tarafından taksimin koşullarını oluşturmak için 27-28 Ocak 1958 provokasyonu örgütlenir.
Bu provokasyonda ölen yedi masum insan için Denktaş o meşhur sözünü söyler:
-“Bu ölüler bize lazımdır. Dünyaya sesimizi bu ölülerle duyuracağız”…
“Bozkurt” gazetesinin haberi için bir yandan “Reuters” kaynak gösterilir, diğer taraftan da “Ankara”.
Haberde şöyle denir:
-‘‘Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu’nun çok mühim beyanatı: İngiltere Taksimi kabul etti. Haberin burada duyulması üzerine geç vakitlerde binlerce halk ‘Taksim Taksim’ nidalarıyla Lefkoşa sokaklarında dolaştı’’…
Provokasyon Lefkoşa’da 26 Ocak 1958’de başlar, 27 Ocak’ta Ankara’da Foot ve Lloyd Türk hükümeti ile görüşür; aynen İstanbul’daki 6-7 Eylül 1955 pogromunun Türk-Yunan hükümetleri Londra’da pazarlık yaparken patlak verdiği gibi…
Ankara’da Sömürge Valisi Foot ile Britanya Dışişleri Bakanı Lloyd’tan oluşan İngiliz heyeti ile Türk hükümeti arasında 27 Ocak’ta başlayan görüşmede İngiltere masaya Taksim Tezi’ni değil, ‘Özyönetime dayalı Anayasal bir düzen’ koydu.
Yani “Bozkurt”un taksim provokasyonu İngiliz’in “tavşana kaç, tazıya tut” politikasıydı.
Dr. Küçük, İngiliz heyeti ile Türk hükümeti görüşmezden 16 gün önce Milliyet gazetesine ‘Taksim dışında hiçbir çözümü kabul etmediğini’ açıklar.
10 Ocak 1958’de Milliyet’e verdiği kışkırtıcı demeçte şöyle der Küçük:
-‘‘Taksim aleyhinde alınacak herhangi bir karar bizi adada hiç de tasvip etmediğimiz bir mücadele şekline sevk edecektir… Bu mücadelede ise 120 bin Türk 7’sinden 70’ine kadar kararlı ve azimlidir. Böyle bir çığırın açılmasına sebep olunursa bu mücadelemizde bizi taksime götürünceye kadar devam edeceğimizden bütün dünyanın emin olmasını isteriz. Bütün Kıbrıs Türkleri taksim gününü büyük bir sabırsızlıkla beklemektedir. Bu gayemize erişmek için de 120 bin Kıbrıs Türkü kendisine düşen vazifeyi yapacaktır’’…
Burhan Nalbantoğlu Türk Lisesi’nin duvarına “Zito Enosis” yazdırır, Fazıl Küçük Ankara’da “ya taksim ya ölüm” diye nutuk atar, “hiçbir şeyden haberi olmayan” Denktaş da Lefkoşa’da “Bu ölüler bize lazımdır” der.
Taksim Tezi’ni 1956’da Ankara’yı ziyareti sırasında Britanya Sömürgeler Bakanı Lennox Boyd gündeme getirip Türkiye’yi ikna etmişti.
1956’daki ziyaretinde “taksim”i Ankara’nın aklına sokan Britanya emperyalizmi, 27 Ocak 1958’de Taksim tezinden vazgeçtim diyerek kavgayı başlattı.
-Tavşana kaç tazıya tut, dedi…
“Kıbrıs sorunu”nu icat ederken 1955’te Londra’da gerçekleşen Kıbrıs konferansında Sir Anthony Eden şöyle demişti:
-“Biz onların arasında derin görüş ayrılığı olduğunu biliyorduk. Ama dünya bilmiyordu. Pek çok kimse, sorunun bizim modası geçmiş sömürgeciliğimizden kaynaklandığını sanıyordu. Şimdi bu görüş ayrılıklarının gösterilmesini sağladık ve sorunun gerçek doğasını göstermiş olduk”…
***
Yarım asırda hiçbir şey değişmedi. 1955’te Londra Konferansı, 1958’de Ankara toplantısı, 2021’de Cenevre…
1955’te “Atatürk’ün evine bomba atıldı” ve 1958’de “Reuters”e atfedilen “İngiltere taksimi kabul etti” haberi ile şekillendi Türk tezi “taksim”.
2021’de ise İngiliz Dışişleri Türkiye’nin “iki devletli çözümsüzlük” politikasına BBC üzerinden destek verdi.
Bugün Tufan Erhürman’ın, dün Ersin Tatar’ın sayıkladıkları 2021’de BBC’nin yaptığı yalan haberdeki tezlerdir…
27-29 Nisan 2021’de Cenevre’de Türkiye ilk kez 5+BM konferansında “iki devlet tezi”ni masaya koydu…
O konferans sırasında İngiliz Dışişleri de bir kez daha “tavşana kaç, tazıya tut” demek için BBC’ye bir haber yaptırdı, sonra da “düzeltti”.
Bugün Tufan Erhürman ne sayıklıyorsa, 5 sene önce BBC’ye yaptırılan haberin etrafında döner dolaşır.
(Başka bir yazıda Tufan’ın sayıklamalarıyla, BBC’nin haberini karşılaştırmalı yazarım…)
Tufan’ın orjinal fikirleri İngiliz emperyalizminin kazanındaki tavşan yahnisidir, “müzakere metodolojisi” dediği ise Türk yerleşimci sömürgeciliğinin yarım asırdır sürdürdüğü zaman hırsızlığıdır.
Dr. Fazıl Küçük’ün 1955 yılında Reuters muhabirine verdiği röportajdan beridir gelenek değişmedi:
– “Bizim siyasi görüşümüz yoktur, Türkiye ne derse, ne isterse onu yaparız… Şayet Türkiye bir koca kazık gönderir ve bunu götünüze sokun derse, o kazığı hiç düşünmeden götümüze sokarız”…
Şimdi anabilirsiniz Denktaş’ın “Bu ölüler bize lazımdır” dediği 27-28 Ocak 1958 provokasyonunun kurbanlarını…
