Ne diyor “Adli Yardımlaşma Protokolü”?

Aziz Şah – Aşağıdaki yazı 6 Mart 2019 tarihinde bu köşede yayınlandı…

Sorayım bir daha: TC ile KKTC arasında imzalanan “Adli Yardımlaşma Protokolü”nün tam kapsamı nedir? Açıklayabilecek biri var mı? Yoksa boş kağıda mı imza attınız?

Kıbrıslıları yargılanmaları için Türkiye’ye teslim etmeye mi hazırlanıyorsunuz?

Protokolü bırakın!

Siz ne diyorsunuz?

Hâlâ susacak mısınız?

***

KAHRAMANLAR, TERÖRİSTLER VE SUSKUNLAR

Boksör Muhammed Ali Vietnam savaşına karşı çıktı, ABD’de tutuklandı. Kahraman oldu…

Suriyeli Muhammed Ali Suriye savaşına karşı güney Kıbrıs’ta bir eyleme katıldı. KKTC’de tutuklandı. Terörist oldu…

İki Muhammed Ali, iki savaş…

50 yıl önce ve 50 yıl sonra…

Boksör Muhammed Ali Vietnamlı değildi…

“Benim Vietkong ile kavgam yok-hiçbir Vietkong bana ‘nigger’(zenci-arap) demedi” diyerek karşı çıktı Vietnam savaşına. Esas düşmanım ABD emperyalizmidir dedi…

İkinci Muhammed Ali ise Suriyeli…

Bir Suriyeli’nin güney Kıbrıs’ta Suriye savaşına karşı çıkması kuzey Kıbrıs’ta suç…

Güney Kıbrıs’ta savaşa karşı gerçekleştirilen bir eylem, kuzey Kıbrıs’ta “KKTC anayasasına aykırı suç”…

İskele mahkemesini yuhalayabilirsiniz, Kıdemli Yargıç’ı ölümle tehdit edebilirsiniz, Girne Kapısı’nda birleşik Kıbrıs isteyenleri sallandıracağınızı söyleyebilirsiniz. Bunlar suç değil. Ama Limasol’da, Larnaka’da, Baf’ta Suriye savaşına karşı çıkmak suç!

Bu ilk vaka değil…

Aralık ayında Kıbrıs’ın güneyinden kuzeyine geçen Suriye kökenli Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı Fadila Chikhou güneyde katıldığı savaş karşıtı protestodan dolayı tutuklandı…

Ocak’ta Mağusa’da iki kişi Leymosun’da ve Larnaka’da katıldıkları eylemlerden dolayı KKTC’de mahkemeye çıkarıldılar…

Şimdi de Muhammed Ali isimli Suriyeli…

4 ayda 4 kişi güneyde katıldıkları eylemlerden dolayı KKTC’de mahkeme huzuruna çıkarıldılar!

Güneyde cinayet işleyenler KKTC’de serbest kalıyor ama güneyde “savaşa hayır” diyenler KKTC’de “anayasal suç” işliyor…

KKTC’nin terör yasası yok. Eski sömürge valisi Derya Kanbay hükümeti azarlayarak basın toplantısında “terör ve telefon dinleme yasası istiyoruz” demişti…

Vali bey diyor ki terör yasası yok. Nasıl oluyor da terör suçundan insanlar tutuklanıyor?

6 Aralık 2018 tarihli yazıda sormuştum:

“Güneyden kuzeye geçerken tutuklanan Suriyeli Kıbrıs vatandaşı Fadila Chikhou ‘adli yardımlaşma ve terör suçlarında TC-KKTC işbirliği’ kapsamında mı tutuklandı, yargılandı ve güney Kıbrıs’a geçişi engellendi?”

O zaman bu protokolün adının “sakıncalılar” protokolü olduğunu bilmiyorduk…

Ayşegül Baybars geçen sene Sonbahar’da görüştü “Adli yardımlaşma, terör suçları ve organize suçlarla mücadelede işbirliği” protokolünü Ankara’da.

Protokol kapsamında olduğu tahmin edilen ilk sınırdışı işlemi Ocak ayında yapıldı. Protokol Şubat’ta imzalandı. İmza atılmadan protokol devredeydi…

Sömürgeciliğin de bir adabı olur. Yasası olur. Artık yasalar bile keyfi. İçeriği hâlâ açıklanmayan ve sahte meclise bile sunulmayan bir protokol üzerinden mahkemeler devre dışı kaldı, hukukçular susuyor…

Aralık’tan Mart’a dört vaka yaşandı…

Aralık’ta Suriyeli Fadila…

Ocak’ta Mağusa’da iki Kürt işçi…

Mart ayında da Suriyeli Muhammed Ali…

Her birine başka başka suçlar okundu. En son “anayasal suç” dediler…

Baro ne yapıyor?

İnsan hakları dernek ve vakıfları ne yapıyor?

Yargıç istifa ederken sustunuz, mahkeme yuhalanırken sustunuz, mahkeme devre dışı bırakılarak insanlar sınırdışı edilirken sustunuz…

Siz susun, biz de nasıl sustuğunuzu yazalım!

(30 Aralık 2020 tarihinde Avrupa gazetesinde yayınlanmıştır)

About the author